banner321
Öne Çıkanlar mersin sera uyusturucu tarım kenevir bitki yeşil erdemli imecehaber imecegazetesi mersin içel mersin orman yangın cumartesi imecehaber imecegazetesi mersin ösym KIRMIZIMERCİMEK

“ONLAR BİR AVUÇ, BİZ İSE MİLYONLARIZ”

HABER : Elif KURTTAŞ

Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, 30 Mart 1972’de, Mahir Çayan ve arkadaşlarının Niksar’ın Kızıldere köyünde kuşatıldıkları kerpiç bir evde katledilmelerinin 50’inci yılını anarak basın açıklamasında bulundu. Kızıldere’nin başlı başına bir yoldaşlık destanı olarak tarihteki yerini aldığını ifade eden Mersin Emek ve Demokrasi Platformu Mersin 68’liler Derneği Başkanı Hasan Kapıkıran “Sinan Kazım Özüdoğru, Hüdai Arıkan, Saffet Alp, Sabahattin Kurt, Ertan Saruhan, Cihan Alptekin, Ömer Ayna, Nihat Yılmaz ve Ahmet Atasoy, Niksar’ın Kızıldere köyünde kuşatıldıkları kerpiç bir evde katledilmelerinin üzerinden 50 yıl geçti. Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan ve arkadaşlarını idamdan kurtarmak için dayanışmanın en iyi örneklerinden biri oldu onlar.” dedi.

Yapılan katliama değinen Kapıkıran, “Zırhlı araçlar ve ağır silahlarla donatılmış yüzlerce asker ve polisin kuşattığı devrimciler, “teslim olmalarına” dönük çağrılara, emperyalizme ve faşizme karşı öfkelerini ifade eden sloganlar ve marşlarla yanıt verdiler ve katledildiler. Katliamın ilk sahnesi, kuşatma güçlerinin konuşmak üzere evin çatısına çıkardıkları devrimcileri öldürmeleriyle başladı. Katliamın son sahnesinde, tank ve bazuka ateşiyle yıktıkları kerpiç evin kalıntıları içinde sağ kalan devrimcilerin kurşuna dizilişi vardı.” şeklinde ifade etti.

“ON DEVRİMCİYİ NE PAHASINA OLURSA OLSUN İMHA ETME KARARI ALMIŞ VE UYGULAMIŞTI”

Öldürülme nedenlerinin, kaçırdıkları üç NATO görevlisini kurtarmak olduğunun ilan edildiğini ifade eden Kapıkıran “Oysa katliam sırasında ölen NATO görevlilerinin cesetlerinden çıkan mermiler, devrimciler tarafından öldürülmeseler, dışardan açılan ateşle ölmüş olacaklarını gösterdi. Dönemin iktidarı, Niksar’ın Kızıldere köyünde kuşattığı on devrimciyi ne pahasına olursa olsun imha etme kararı almış ve uygulamıştı. Kararın altında, Süleyman Demirel’in, İsmet İnönü’nün, Org. Memduh Tağmaç’ın imzaları vardı. Operasyonu, daha sonra 12 Eylül darbesinin başında yer alan dönemin MİT Müsteşarı Korg. Nurettin Ersin yönetti. 70’li yılların iç savaşını tezgâhlayan kilit isimlerden MİT’çi Mehmet Eymür infaz timinin başındakilerdendi.” ifadeleri kullanıldı.

“KATLİAMI GERÇEKLEŞTİRENLER YÜKSELDİ”

Katliamı gerçekleştiren devlet görevlilerinin hızla yükseldiğini vurgulayan Kapıkıran “Devletin daha kilit görevlerine getirildiler. Getirildikleri bu görevlerde, yeni cinayetler işlediler, yolsuzluk batağının büyümesine katkı yaptılar, emperyalist uşaklığının en çirkin örneklerini verdiler. Devlet adına işledikleri suçlar nedeniyle, gizli bir dokunulmazlık kalkanı altında sürekli korundular. Türkiye’nin adaletsiz, zorba, soyguncu düzeninin sembolleri oldular. Sonuç olarak ise 12 Mart faşizmi ile birlikte, tekelci sermaye devlet iktidarını tamamen ele aldı ve bütün üst kurumlarda Amerikancı yapının önündeki engeller temizlendi. Ve daha sonra 12 Eylül faşizmi ile birlikte uluslararası piyasaya ve ekonomi politikalarına yani neoliberal dünya düzeni ile uyum içinde olan bir ülke yaratıldı.” dedi.

“KIZILDERE ÖLÜMÜ GÖZE ALARAK MÜCADELE EDEN DEVRİMCİLERİN DURUŞU OLMUŞTUR”

‘Mahir Çayan ve arkadaşlarını anmak sadece onları unutmamak değil, içerisinde olunan siyasal koşullarda mücadele olanaklarını zorlamaktır’ diyen Kapıkıran  “Egemen siyaset ve sistem açısından durum böyleyken, bizler açısından da dayanışmanın, mücadelenin ve direnişin temel mihenk taşlarından biri ise Kızıldere’de ölümü göze alarak mücadele eden devrimcilerin duruşu olmuştur. Bu duruş kendisini hakları için direnen işçilerin işyeri işgallerinde ya da şirketlerin önünde çadır kurmasında, eşitsizliğe karşı sokakları özgürleştiren kadınlarda, doğasını yok edenlerin önüne dikilenlerde, insanca yaşam talebini yaşamın her alanında dile getirenlerde yeniden göstermektedir. Savaş, eşitsizlik, yoksulluk ve faşizm kıskacı içerisine hapsedilmeye çalışılanların, bu sermaye, mafya ve yıkım düzenini değiştirecek bir toplumsal yeniden inşayı sağlayacak örgütlenmeler kurmaktır.” diye konuştu.

“ONLAR BİR AVUÇ, BİZ İSE MİLYONLARIZ”

 Mersin Emek ve Demokrasi Platformu olarak Kızıldere Katliamında hayatını kaybeden on devrimci arkadaşı saygı, sevgi ve özlem ile andıklarını vurduklarını söyleyen Kapıkıran “Onları unutmadık ve her zaman bugünün toplumsal mücadeleleri içerisinde yaşatacağız. Ve diyoruz ki tıpkı Mahir Çayan’ın söylediği gibi onların bugün büyük görünen güçleri ve imkânları bizlere vız gelir. Onlar bir avuç, biz ise milyonlarız. Kaybedeceğimiz hiçbir şey yoktur ama kazanacağımız koca bir dünya vardır.” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Haber Merkezi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner291

banner323