banner321
Öne Çıkanlar doktor hastane ZİYARET Başkan Tuna Engelli Danışma Merkezi Arpaçsakar

STK’lardan uyuşturucuyla mücadeleye önemli çağrı

HABER: ELİF KURTTAŞ - ŞİRİN ALP

Mersin Esnaf, Dernek ve Sivil Toplum Kuruluşları, kamu kuruluşlarına ve kamuoyuna uyuşturucu ile mücadele çağrısı yaptı. Dernek ve STK’lar Mersin’de artan uyuşturucu sorununa dikkat çekmek ve uyuşturucu bağımlılığıyla mücadelede alınması gereken tedbirlerle ilgili çalışma ve çabalara katkı sağlamak amacıyla uyuşturucu satıcılarına savaş açtı. Ülkemizde son 10 yılda madde kullanımı, satışı ve buna bağlı ölüm vakalarında ise ciddi artışların yaşandığı öğrenildi.

Merkezi yönetim ve Yerel yönetimle, uyuşturucu sorunuyla alakalı önleyici ve bilgilendirici yöntemler geliştirme konusunda ve tedavi sonrası mücadelede, tecrübe ve altyapı olarak büyük yatırımlar yapılması gerektiğine dikkat çeken STK, Dernek Başkanları ve bölge esnafı “Sürecin başarılı olabilmesi için devletin belirlediği stratejiler kadar bu stratejilerin uygulanması da gerekmektedir, dolayısıyla sivil toplumun ve kamu kurumlarının iş birliğinin sağlanması gerekiyor” çağrısında bulundu.

İSTİKLAL CADDESİ 3 KİŞİDEN BİRİ SALLANARAK YÜRÜYOR

Türkiye'nin özelde de Mersin'in kanayan yaralarından biri uyuşturucu madde kullanımı olduğuna dikkat çeken İstiklal Caddesi Esnaflarından Kamuran Bilen, “Aşağı yukarı resmi istatistikleri bilinmiyor olmakla birlikte Üç evden bir tanesinde bir bağımlı düşmekte gibi görünüyor. Benim yaşadığım Barış, Bahçe, Turgut Reis İstiklal Caddesi civarında. Giden üç kişiden birinin bağımlı, sallanarak yürüdüğünü görebiliyorum. Bu civardaki ailelerin yaşadığı büyük sıkıntıları görebiliyoruz.” dedi.

“SOKAKLARDA UYUŞTURUCU SATILIYOR”

“Şeker-Yağ bulamayabiliyoruz değil mi?” diyen Bilen “Ama kalk senle ben çıkalım. Şu yola girelim. İstediğin her türlü uyuşturucuyu bulabilirsin. Nerede mi? Barış, Turgut reis, Demirtaş, Şevket Sümer, Çay ve Çilek Mahallesi. Aslında devir değişti Mezitli'ydi. Şu ilçemi? Diye artık hiç fark etmiyor. Şeker yağı bulamıyoruz ama uyuşturucu maddesi sokakta bulabiliyoruz. “

“KADIN SIĞINMA EVLERİ GİBİ TEDAVİ MERKEZLERİ KURULMALDIR”

Mersin'de bir AMATEM’in yeteri kadar hastaya hizmet veremediğini savunan Bilen “Bağımlı bir genç-çocuk beş ay, altı ay sonra sıra alarak girebiliyor. Bu bağımlı bir çocuğu olan aile için korkunç bir zaman dilimi. Yerel idarecilerin Büyükşehir Belediyesi  başta olmak üzere ilçe Belediyeleri dahil olmak üzere ivedilikle kendi bölgelerinde kadın sığınma evi yapar gibi birer tane de rehabilitasyon ve tedavi merkezi yapmaları gereklidir” diye konuştu

“DEVLET İÇİCİLİĞİ SUÇ SAYMALIDIR”

Uyuşturucu kullanımın giderek artmasının nedenleri arasında devletin uyuşturucu kullanmayı suç saymaması olduğunu ileri süren Bilen, “Devlet satıyorsan suç sayıyor. Uyuşturucu kullanmayan, kullanmamak suçsa eğer dolayısıyla da içecek, içicisi olacak. Ve el altında satışı olacak. Bu çözümlenebilir bir şey değil. İçiciliğin, kesinlikle suç olarak kanunlarda yer alması gerekiyor. Emniyet güçlerimizin yoğun çaba ve gayretlerine rağmen bataklık kurutulamıyor. Bu nedenle madde kullanımı da suç sayılmalıdır. Yasa değişikliği için bütün bölge milletvekillerinin iş birliği yapması gerekiyor.”

“MESLEK EDİNDİRME KURSLARI OLMALIDIR”

Gaziantep'te kurulmuş olan AMATEM’i örnek veren Bilen; şöyle konuştu: “Bir büyük rehabilitasyon merkezi açılmış. Taş işçiliği, el işçiliği reakte ve tedavi edici merkezlerin bir an önce açılması gerekiyor. AMATEM’ler ve rehabilitasyon merkezi açma konusunda da belediyelerin merkezi hükümetçe bir an önce desteklenip yöresel bebek oyuncak yaparak rehabilite ettiği meşgul ettiği çocuklar bir daha kullanımı aklına getirmez. İlçe belediyeleri ise tedavi bölümünü yapar. Dört tane rehabilitasyon merkezi olsa. İnanın o dört tane bile yetmeyecektir

“UYUŞTURUCU KULLANIM YAŞI DÜŞTÜ”

Tarihi Çarşı Esnafı Dernek Başkanı Bekir Algüllü ise Mersin’de uyuşturucu kullanımının arttığını ve uyuşturucu kullanım yaşının Orta Okullara kadar düştüğünü üzülerek gözlemlediklerini söyledi. Algüllü “Emniyet birimlerimiz ellerinden geleni yapıyor ve hatta üç yıldır Mersin emniyeti bu konuda Türkiye birincisi konumunda, emniyetimizin bu konudaki üst düzey çalışmalarını takdirle karşılıyor kendilerine teşekkür ediyoruz.” dedi.

“SEFERBERLİK İLAN EDİLMELİ”

 “Yasalar kullanıcı olmayı suç saymıyor ve belli oranlarda tolera edebiliyor.” diyen Tarihi Çarşı Esnafı Dernek Başkanı Algüllü “Mersin’deki tüm STK, oda, dernek ve diğer kuruluşların derhal ellerini taşın altına sokup bu büyük sosyal yaraya el atması gerekiyor. Seferberlik ilan edilecek kadar önemli bir sorunla karşı karşıyayız. Tüm STK ve Kanaat önderleri bir araya gelerek gençleri bu alışkanlıktan kurtaracak tedbirler konusunda basın açıklaması yapmamız, bu konuyu her platformda dile getirmemiz ve Mersin'de olabildiğince rehabilitasyon merkezinin açılmasını sağlamamız gerekiyor. Bu konuda Yeşilay derneğimizin çalışmalarını da izliyor ve artarak devam etmesini diliyoruz. Bizler sivil inisiyatif olarak emniyetimizin uyuşturucu kullanımına ve satışını önlemeye yönelik çabalarına destek olarak gençlerimizi bu alışkanlıktan kurtarmak için elimizden gelenin fazlasını yapmaya kararlıyız. Gençlerimiz ülkemizin geleceğidir. Onları kötü alışkanlıklardan kurtarmak temiz bir toplum yaratmak bizim boynumuzun borcu olmalıdır. Uyuşturucu ve her türlü kötü alışkanlığa hayır diyor ve toplumumuzu bu konuda duyarlı olmaya davet ediyoruz. Gelin hep birlikte gençlerimizi uyuşturucudan koruyalım ve uyuşturucu kullanan gençlerimize sahip çıkalım.” şeklinde konuştu.

“UYUŞTURUCU DEJENERE ETMEK İÇİN BÜYÜK SİLAHLARDAN BİRİDİR”

EĞİTİM-SEN Şube Başkanı Mahmut Sümbül ise, uyuşturucu ile mücadelenin çok boyutlu ve aynı zamanda toplumsal bir sorun olduğunu söyledi. Sümbül, konuşmasını şöyle sürdürdü: ”Eğitim ve eğitimci öncelikle farkındalık yaratma ve önleyici rol oynayabilir. Eğitimcinin eğitimi de doğal olarak belirleyicidir. Uyuşturucu kullanımı ve uyuşturucu ile mücadelenin toplumsal sorun olmasından kaynaklı, eğitimci toplum paydaşları ve disiplinler arası çalışmanın bir parçası olmalıdır. Kısaca ve yüzeysel olarak böyle düşünülebilir. Uyuşturucun ticaretinin ekonomik boyutları, yarattığı tahribat ve özelliklede bireysel, toplumsal dinamikler ve değerlerde yarattığı tahribat düşünüldüğünde STK lar ve DMK örgütlerinin de uyuşturucu kullanımı ile mücadelede temel taraflardan olduğu nettir. Uyuşturucu kullanımı, bağımlılığı bir toplumu değerlerinden uzaklaştırmak, toplumsal dinamikleri dejenere etmek için kullanılan kullanılabilecek en büyük silahlardan biridir. Bu boyutuyla STK’lar ve DMK’ların önemli mücadele alanlarından biride uyuşturucu ile mücadeledir. Özelliklede şiarımız gelecek nesillere onurlu yaşanılabilir bir gelecek bırakmaksa toplu halde uyuşturucu ile mücadele edilmelidir.”                

“REHABİLİTASYON İSTİHDAMLA BİRLİKTE GÖTÜRMELİ”

Gazeteci ve Yazar Abdullah Ayan Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından 2010 yılında kurulan uyuşturucu madde kullanım tedavi ve rehabitasyon merkezinin rol model olarak Mersin’de kurulması için İbrahim Genç ile -gidildi, gelindi, incelendi- ama bir sonuç alınmadığını ifade etti. Ayan şöyle konuştu: “Yetersiz kaldık. Toplumun bütün kesimlerinin harekete geçmesi gereklidir. Uyuşturucuyla mücadele üç kademede düşünülmeli. Kademelerden birisi ailelerin eğitilmesi, özellikle yoksul ve dar gelirli ailelerin seçilmesi ve aile ile çocukların uyuşturucunun zararları konusunda ailelerin mutlaka eğitilmesi yanında istihdamla ilgili önlemler alınmalı. İkinci aşamada tabii güvenlik güçlerine düşüyor.  Güvenlik önlemlerinin yoğunlaştırılması özellikle uyuşturucu ile anılan bir takım bölgelerde ve okul çevrelerinde daha yoğun çalışma yapılmalı.  Uyuşturucu ile mücadele konusunda tedavi çok önemli. Bu konuda yerel yönetimlere çok ciddi görevler düşüyor. Bu konuda daha önce biz Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulan tedavi merkezini model olarak almıştık. Türkiye'de eşine rastlanmayan bir modelle Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Asım Güzelbey zamanında 2010 yılında bir tedavi merkezini hizmete açmıştı. Bu tedavi merkezinin en önemli özelliği rehabilitasyonu istihdamla birlikte götürmesiydi. Yani çocuklar tedavi olurken bir şeyler üretiyorlardı. Birtakım sanatları geliştiriyorlardı. Bu tedavinin çok önemli bir aşamasıydı. Oradan yola çıkarak da Yenişehir Belediyesi İbrahim Taş zamanında benzer bir tedavi merkezini hizmete aldı. Ama bunlar yetersiz. Çoğaltılması lazım. Türkiye'de bu bataklığın kurutulması konusunda bütün toplumun duyarlı bir biçimde hareket etmesi lazım diye düşünüyorum.”

Haber Merkezi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner291

banner323