banner318
banner319
Öne Çıkanlar sinan ruhsar haber milli eğitim altın çeyrekaltın fiyat cuma İmeceHaber

TANER: KADINLARA YÖNELİK YILDIRMA OPERASYONU

HABER: GİZEM TOKKUZUN

Önceki gün Diyarbakır’da, ‘25 Kasım Kadına Şiddete Karşı’ yapılan etkinlikler nedeniyle KESK üyesi kadınlar gözaltına alındı. KESK Mersin Kadın Meclisi duruma tepki göstermek adına yaptığı basın açıklamasında, KESK Eğitim-Sen Kadın Sekreteri Duygu Taner, 25 Kasım gününden bir fotoğraf göstererek; “ Fotoğraf Konfederasyonumuzun çağrısı ve Yürütme Kurulu üyelerimizin katılımıyla Diyarbakır’da yapılmak istenen 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele ve Uluslararası Dayanışma Günü basın açıklamasına ait! Fotoğraf iktidarın kadınların en barışçıl eyleminden dahi ne kadar korktuğunun sayısız belgelerinden birisidir. Bu fotoğrafın ortaya çıkmasına neden olanlar uygulamalarına bugün bir yenisini eklediler. Kadınların hemen her etkinliğini engelleyenler, yasaklayanlar bununla da yetinmeyerek yargı eliyle baskılarını, yıldırma operasyonlarını devam ettiriyorlar.” ifadelerini kullandı.

Diyarbakır’da KESK’e yönelik yapılan göz altılarda aralarında SES Diyarbakır Şubesi Kadın Sekreteri Fatma Yıldızhan, Tüm Bel-Sen Şube Yöneticisi Nihal Yanık, Eğitim-Sen 1 No’lu Şube Yöneticileri Hatice Efe ve Emine Akşahin, BTS geçen dönem MYK üyesi Bahar Karataş Uluğ’un da bulunduğu en az 24 kadın gözaltına alındı.

“KADINA YÖNELİK ŞİDDETİ CESARETLENDİRMEKTEDİR”

Dosyada “kısıtlılık kararı” olduğu söylenerek bilgi verilmediğini belirten Taner; “ 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele ve Uluslararası Dayanışma Günü ve 8 Mart Kadınların Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma Günü olmak üzere kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesine yönelik eylem ve etkinliklerin gerekçe yapıldığı tahmin edilmektedir. Kadınlar her gün evde, işte, okulda, sokakta erkek ve erkek devlet şiddetine maruz kalırken, şiddet tehdidi altında yaşamlarını sürdürürken, siyasal iktidar kadına yönelik şiddeti önlemek ve kadın kazanımlarını geliştirmek yerine, yaşananlara karşı mücadele yürüten kadınlara yönelik baskı, gözaltı ve tutuklamalarla şiddeti kalıcı hale getirmekte, kadına yönelik şiddeti cesaretlendirmektedir.” açıklamasını yaptı.

“KORKU DALGASI YARATILMAYA ÇALIŞILIYOR”

Gözaltılar ve baskıların kadın kırımı politikası uygulamaları olduğunu ve kadına yönelik şiddetin münferit değil, politik olduğunun bir kanıtı olduğunu ifade eden Taner; “ Gözaltı zamanlamasının Newroz ve 1 Mayıs öncesine denk gelmesi tesadüf değildir. Son yıllarda belli günler öncesinde kitlesel gözaltılar rutin hale getirilmiştir. Böylelikle kadınlar üzerinden tüm topluma gözdağı verilmek, sindirilmek, yapılacak eylem ve etkinliklere katılımı en aza indirmek hedeflenmektedir. Gözaltına alınanların tamamının adresleri belli olup çağrılma durumunda ifade verecek kişilerdir. Ancak iktidar gözaltı ve tutuklamalar yoluyla muhalif kesimleri sindirmeyi, korku dalgası yaratmayı hedeflediğinden bu politikayı özellikle ve sistematik olarak uygulamaktadır.

“ERİL ZİHNİYET”

Sayısız mahkeme ve AİHM kararı olmasına karşın en temel sendikal hak ve özgürlükleri yok sayıldığını vurgulayan Taner; “ Anayasal hakları toplantı, gösteri ve ifade özgürlüğü hakkını kullanmak isteyenleri gözaltına alanlar “sendikal faaliyeti engelleme” ve “görevi kötüye kullanma suçu” işlemektedir. Biz kadınlar olarak; hakkımız olanı ancak sokaklarda olarak alacağımızı, evde, işte, sokakta, okulda, gerektiğinde de cezaevinde, kısacası yaşadığımız her yerde mücadeleyi büyüterek kazanacağımızın bilincindeyiz. Eril zihniyetin üzerimizde kurduğu sistematik tahakkümü kırmanın tek yolunun yine sürekli ve örgütlü kadın mücadelesini yükseltmekten geçmekte olduğunu biliyoruz. Bu mücadeleyi yürütürken karşımıza her türden engellemeler çıkacağının da farkındayız. Bedeli ne olursa olsun kadınların mücadelesini kriminalize etmeye yönelik gözaltılar, tutuklamalar, baskılar kadınları yıldıramayacak, korkutamayacaktır.” dedi.

“DERHAL SERBEST BIRAKILMALILAR”

İktidara ve kendisini anayasanın, yasaların üzerinde gören yetkililerini bir kez daha uyardıklarını belirten Taner; “ Temel hak ve özgürlükleri ortadan kaldıran, anayasayı hiçe sayan uygulamalara son verin. Basın açıklamalarına, mitinglere katılım, düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamındaki paylaşımlar ve benzeri demokratik eylem ve etkinlikler anayasa ile güvence altına alınmış temel hak ve özgürlükler kapsamındadır. Bu nedenle değil gözaltına alınmak, soruşturma açılması dahi anayasa ihlalidir. Diyarbakır’da gözaltına alınan ve hemen hepsi sendikalarımızın şube kadın yöneticileri olan arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalı, bu hukuksuz uygulamayı gerçekleştirenler hakkında soruşturma açılmalıdır.” diyerek açıklamasını sonlandırdı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner306

banner291

banner307

banner313