banner214
Öne Çıkanlar taşıma çile otobüs Sinan Koç zulüm

“TÜRKİYE’DE MEDYA; EKONOMİ, YOKSULLUK VE YOLSUZLUK”

Haber: Hüsamettin TANRIKULU

“KAYGI DUYDUĞUMUZ OLUMSUZLUKLAR AZALACAKTIR”

Panelin açılış konuşmasını yapan Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan ise, evrensel hukuk kurallarının koruması altında bulunmayan basın hiçbir zaman görevini tam yapamayacağına dikkat çekti. Tarhan, “Bir toplumda, ekonomik sıkıntı, yoksulluk ve yolsuzluk söz konusu olduğunda iki şey eksiktir. Birisi evrensel kurallara göre işlemeyen ve kişinin hak ve özgürlüklerini korumaktan uzak hukuk sistemi, ikincisi ise toplumsal denetleme görevini tam yerine getirmeyen ya da (çeşitli nedenlerle getiremeyen) basın sektörüdür” diye konuşan Başkan Tarhan, “Biz demokrasinin daha gelişmesi, yücelmesi ve içleşmesinden yanayız. Adalet ve demokrasi güçlenir, açık bir toplum olursak ekonomi güçlenir, güven artar ve kaygı duyduğumuz olumsuzluklar azalacaktır. Önceliğimiz demokrasi olmalı” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE A. Ş.”

Hükümetin ülkeyi yıllardır anonim şirket gibi yönetmek için bir yapı kurduğunu bu yapının kitleler tarafından benimsenmesi için ise bir medyanın inşa edildiğini dile getiren Özlem Gürses, “19 yıldır iktidarından bir türlü vazgeçemeyen bu hükümet, bir ekonomik modelle Türkiye'yi yönetmek istiyor. Bu ekonomik modelin aslında adını da Sayın Cumhurbaşkanı koymuştur. Türkiye A Ş. Türkiye'nin bir anonim şirketi gibi yönetmek istiyor. Sanki kendisi de bir şirketin CEO'suymuş gibi. Tabi model inşa edildikten sonra bunun bir medyası kurulmalıydı. Çünkü bu ekonomik model için kitleleri ikna etmenin yolu tabii ki iletişim araçlarından geçecektir. Hazır kaynak da ellerindeyken harika bir medya icat ettiler. Onun adı da yandaş medya. Şimdi bu medya düzenine icat edildikten sonra ve ekol yaratılan o Türkiye AŞ'yle başlandıktan sonra zaten gerisi çok kolaydır.” şeklinde konuştu.

 “İSLAMİYET’İN MANTIĞINI DEĞİŞTİRDİLER”

“Soruyorum, 20 yıldır iktidar seçimi kazanıyor, kazandık mı? Kaybettik mi?” diyen Gürses, “Eser siyaseti denildi ufak bir depremde hemen yıkıldı, kalkınma ekonomisi dediler sürekli olarak para ödeyerek geçtiğimiz köprülerin şehir hastanelerinin çeşitli yapıların borçlarını öder olduk. Uzun süredir insanlar zannediyorlardı ki bu iktidar Türkiye'ye bir kalkınma siyaseti ve eser siyaseti yapıyor. Fakat eser dedikleri bugün enkaz altında kalmış Türkiye’nin sosyolojisi, eser dedikleri bugün en kaz altında kalmış ülkenin ekonomisi ve eser dedikleri bugün en kaz altında kalmış kardeşlik iklimidir. İktidarın demokrasinin tanımını değiştirdiler. İslamiyet’in mantığını değiştirdiler, sapkın fikirleri, fantezileri sanki bir dinmiş gibi İslamiyet’miş gibi anlatmaya devam ettiler. Şu an biz çoraptan sökülen ipin başındayız, söküldükçe daha neler öğreneceğiz.” ifadelerini kullandı.

“YOKSULLUK BİR KADER DEĞİLDİR”

Yıllardır Türkiye’de yoksulluğun değişmediğini belirten Murat Ağırel ,” Bu imkansızlıkların yıllardır değişmemesinin yegane sebebi bize yoksulluğu kader olarak tanıtan bizi idare eden insanların aymazlığından kaynaklanıyor.” dedi. Ağırel, “Çünkü asla yoksulluk bir kader değildir. Yegane sebebi yolsuzluktur. Ben bu yolsuzluğun tanımında öyle bilindik bir şekilde yapmak istemiyorum. Yolsuzluğun direk sebebi hırsızlıktır. İnsanların alın teriyle oluşturduğu kamu kaynaklarını çıkarları ya da siyasi düşünceleri ve ideolojileri doğrultusunda çalınması sonucu olmaktadır. Ülkemiz yer altı ve yer üstü zenginlikleriyle inanılmaz derecede zengin bir ülkedir. Evet bizim inanılmaz bir kaynağımız var. Ama eşit adil dağıtılmadığı için ne yazık ki bu kaynaklar sadece belli bir dilimin içerisindeki insanlar tarafından kullanılıyor. Ve Anadolu'nun insanları hala tek ayakkabıyla hayatını idame ettirip çok şükür demeye çalışıyor. Anadolu'nun kadim sözlerinin hepsi değişti. Artık biz her şeye inşallah maşallah çok şükür Allah'a bin şükürler demeye başladık.” şeklinde konuştu.

“76 YILDA TOPLANAN VERGİNİN 16 KATI”

20 yıl içerisinde 4 buçuk trilyon verginin toplandığını ve 76 yılda toplanan verginin 16 katı olduğunu dile getirine Ağırel, konuşmasını şu şekilde devam ettirdi: “Hakkımızı istediğimiz zaman bizim terörist yaptılar. Burada yolsuzluk var dediğimiz zamansa bizi daha ötekileştirdiler. Kuyunun dibinde yaşayan insanlar gökyüzünün kuyunun ağzı kadar görürler. Ve bizi kuyunun dibinde yaşamamızı istiyorlar ve gökyüzünde ancak o kuyunun ağzı kadar görmemizi istiyorlar. Diğer tarafları görmemizi istemiyorlar. Öğrenmemizi istemiyorlar. Ortaya saçılan verileri de bir şekilde yalanlamaya çalışıyor. AKP iktidarından önce de yolsuzluklar vardı doğrudur. Ama 20 yıl içerisinde yolsuzluk yeniden bunlar sayesinde başka boyuta getirildi. Bu ülkede AKP iktidarından beri toplamda 4 buçuk trilyon dolar vergi toplamıştır. 76 yılda toplanan verginin 16 katı katı kadar vergi toplanılmış. Ne yaptılar bu yoksulluğu kabul edebilmemiz için? Öncelikle eğitim çökerdiler. Eğitim çökerterek oradaki çocuklarımızı kader ya da fıtrat gibi kelimelerle aralarına sokarak ama o dönemdeki bu siyasi canlılara destek veren insanın uyarılarını dinlemeyip diğer kitapları, diğer konuşan politikacıların uyarlarını dinlemeyin. Tabii milletvekili çıkacak, diyecek ki, ekmek bulmuşsa zaten karnı doyuyordu diyor.”

 “O YAPILAR ONLARIN KULLANIYOR”

Ağırel konuşmasında TÜGVA yöneticilerinin vakıfta bulunan genç kızlara yönelik taciz iddialarına da yer verdi Ağırel, “Genç kardeşlerimiz çaresizlikle, bir iş bulur ümidiyle bu vakıflara gidiyorlar. Gönüllü oluyorlar veya onların ağlarına katılıyorlar. Ama günün sonunda o yapılar onların kullanıyor. Yani bu çok hazin bir şey. Gençlerin ölümlerden ölüm beğenmeye itiyorlar. Ya yoksul bir şekilde sokakta barınmak durumundalar ya da bu vakıflara katılıp kendilerine bir umut arayacaklar. Ama günün sonunda TÜGVA yöneticilerinin oradaki genç kızlara yönelik taciz iddialarından tutun da hem bürokrasisini yeniden inşasına kadar varan çok dramatik bir süreç. “ ifadelerini kullandı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner227

banner233

banner255

restbet