banner318
banner319

Pandemi dolayısı ile aşısızlara getirilen yasaklar ve PCR testi zorunluluğu uzun bir süre sonra kalktı. İnsanların yaklaşık 2 yıldır neredeyse rutin hale gelen düzeni bozuldu. Yeni yeni bu kaçıncı yeni düzen olacak büyük kafa karışıklığı ve düzensizlik bekliyor herkesi tekrardan. Kimileri boşuna mı aşı olduk derken, kimileri vaka patlaması varken hastaneler dolu iken bu serbestlik neden diye soruyor!!

Durduk yere neden kalktı bu PCR testi ve aşı zorunluluğu! Ben söyleyeyim nedeni çok basit Sayın Bakan Nureddin Nebati’nin Gözlerindeki Parıltı bu serbestliğin sebebi. Tabi şimdi ne alaka diyeceksiniz ama çok ilgili, vakalar bu seyirde ölüm artışları bu hızla giderse kapanmalar gündeme gelecek buda direk ekonomiyi etkileyecekti. Yaz sezonundan 35 milyar dolar gelir bekleyen hükümetin hesapları bozulacak ve Sayın Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin Gözlerindeki Parıltı son bulacaktı. Çare her şeyi serbest bırak, “Saldım Çayıra Mevla’m Kayıra” politikası izle, ekonomi düzelsin diye Sayın Bakan Nebatinin Gözlerine bak.

Peki, bizleri yönetenler bu durumun ne derece farkındalar. Tehlikenin farkındalar mı? Öncelikle pandemi bitmiş değil, çeşitli varyantlar ile büyüyerek geliyor peki bu durum karşısında önlemler ne durumda derseniz saldım çayıra Mevla’m kayıra, şu kış bitsin de bakarız modunda herkes. Bu durum karşındasında halkın hali ne peki derseniz; ekonomik dar boğaz, çaresizlik, öfke ve tahammülsüzlük neredeyse 2 senedir düzgün eğitim alamayan geçenlerin sınav ve gelecek kaygısı karşısında psikolojisi bozuk bir toplum.

Başka bir tehlike hastanelerin hali durumu, özellikle üniversite hastanesinin acil bölümü, gece 3 saatte acilde sıra geldi mi iyi denilen bir seviye! Paran yoksa 6 ay sonrasına ameliyat sırası. Evet, ücretsiz denilen hastane gerçekten ücretsiz ama biraz beklemen lazım 6 ay kadar. Şehrimizin yetkili kişileri, mülki amirleri, başkanları bir iki gece gitsinler bakalım milletin hali ne hal orda bir görsünler, saatlerce acil girişinde kıvranan insanları görsünler, doktorların çaresizliği artık tepkisizliğe dönüşmüş 3 saat önce sıra aldım dediğin zaman normal diyecek seviyeye gelmiş.

Başka bir tehlike, herkes izliyor her şeyi görüyor, duyuyor, yaşıyor yapılanın hatalı, eksik veya yanlış olduğunu biliyor hiç bir şekilde tepki vermiyor, ses çıkarmıyor. Bunu dile getirene de aman ne olacak söyleyince ne değişecek başımı belaya mı? Sokacağım deyip gidiyor.

Tehlikenin farkında mısınız? ! Bu durum öle hafife alınacak saldım çayıra denilecek durum değil. İnsanlar öfkeli ve tahammülsüz bir hal içinde. Geçen hafta gerçekleştirdiğim bir röportaj sırasında Psikiyatrist Dr. Pervin Erdem‘e sordum insanlar “Neden Bu Kadar Öfkeli ve Tahammülsüzüz!” diye. Salgınların bedensel sağlık üzerindeki etkileri sıklıkla vurgulanmasına karşın, psikolojik etkilerinin görece geri plana atıldığını söyledi. Salgınların bedensel etkileri yıkıcı ve hayati olsa da, salgınlar sırasında ortaya çıkan psikolojik reaksiyonlar, salgınların bedensel etkilerinden daha uzun süreli etkiler bırakabilir buda insanların öfkeli ve tahammülsüz olmalarına yol açabiliyormuş. Salgınların Psikolojik boyutu hakkında bilgimiz daha önemlisi toplum bilgilendirme çok az. Bu konuda özellikle bir çalışma yapılması gerektiğini düşünüyorum.

Pandemi bitmiş değil ama neyse ki Sayın Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin Gözlerindeki Parıltı bize yeter!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner306

banner291

banner262

banner313