Öne Çıkanlar mersin ORTAKBİLDİRİ bakan EMEKLİLİK Tarsus Mersin tohum pazartesi İmeceHaber

BEDENİNDEN AĞIR İŞ YAPIP SÖMÜRÜLEN ÇOCUKLARIN HİKÂYESİ

Birçok hikâye anlatılır, belki de en çok zor olanda bedeninden ağır iş yapan çocuk işçilerindir. Bütün çocukları eşit doğduğu fakat eşit büyümediği kapitalist sistemle birlikte en çok çocuklar sömürüye maruz kalıyor. Geçmişten bu yana bedeninden ağır iş yaptırılan çocuklar, her zaman patronlar tarafından ucuz işçi ve sigorta masrafı olmayan işçiler olarak görünüyor.  Okullar kapandıktan sonra çalışmak zorunda kalan yoksul çocuklar, ya bir atölyede  ya da plastik-kağıt toplayarak çalışmak zorunda kalıyor. Bazı çoçuklar ise yarı zamanlı okulla diğer kalan zamanlarında ise atölyeler de çalışıyor. Bazı çocuklarda 12 saat çalışmasına rağmen asgari ücretin 7’de birini ancak alıyor.  Tekstil, mobilya, araba tamir atölyelerinde çalışan ve atık toplayan çocuklarla Mezopotamya Ajansı olarak sohbet ettik. Sohbet ettiğimiz çocuklar, günde 9 ile 12 saat arasında çalıştıklarını eve gittiklerinde yorgunluktan uyumak zorunda kaldıklarını belirterek, hayal kurmayı unuttuklarını söyledi.

Haber: Metin KEYKUBAT

Mobilya atölyesinde çalışan 12 yaşındak Rıdvan adlı çocuk 6’ıcı sınıfı bitirdiğini 7’nci sınıfa geçtiğini ifade etti. Takdir almak için dönem boyunca ders çalıştığını aktaran Rıdvan dönem ortalamasının 100 üzerinden 87 olduğunu buna rağmen ailesinin durumu olmadığı için haftalık 150 TL’ye çalışmak zorunda kaldığını söyledi. Babasının sigortasız tarım işçisi olduğunu ifade eden Rıdvan, kirada kaldıklarını son zamlarla birlikte liseye giden ablasıyla birlikte çalışma zorunda kaldıklarını anlattı. Ablasının 16 yaşında olduğunu tekstil atölyesinde aylık bin TL’ye çalıştığını aktaran Rıdvan, “Yaşım, küçük olan bilir, ama herşeyin farkındayım. Bazen karşımda yaşıtlarım, top oynuyor, oynamak istiyorum. Fakat çalıştığım için gidemiyorum. Artık hayal bile kuramıyoruz” dedi.

‘ONLARIN ÇOCUKLARI YAŞIYOR BİZ İSE EZİLİYORUZ’

Tekstil atölyesinde çalışmak zorunda kalan lise öğrencisi 16 yaşındaki Halil, ailesinin durumundan dolayı okulların bitmesiyle birlikte okul masraflarını karşılamak için çalışmaya başladığını belirtti. Aylık bin 500 TL aldığını anlatan Halil, geçen yıl bin 250 TL aldığını, asgari ücrete zam yapılmasına rağmen kendisine sadece 250 TL zam yapıldığını aktardı. Yetişkin insanların yaptığı işleri yaptıklarını fakat aynı ücreti yaşlarından dolayı alamadıklarını ifade eden Halil, “Atölyede bizden büyükler var. Bizlerde onlar kadar iş yapıyoruz. Bazen de onlardan daha fazla çalışıyoruz. 18 yaşında altında olan 12 kişiyiz, bazı atölyelerde ful 18 yaş altı çalışıyor. Özellikle Suriyeli çocuklar çalıştırıyorlar. Çünkü hem okula gitmeyen çok hem de daha düşük ücret veriyorlar. Biz çocukları mesai bitmesine rağmen atölyeleri temizletiyorlar. Ek para da vermiyorlar. Artık bu ülkede umudum kalmadı. 18 yaşımı doldurunca bu ülkeden gitmek istiyorum. Çünkü yönetenler bizi düşünmüyor. Onların çocukları yaşıyor. Biz ise eziliyoruz” diye konuştu.

DERS ÇALIŞMA VAKTİ YOK

Elleri her gün araba yağı içinde kalan bu sene liseye gidecek olan 14 yaşında Burhan adlı çocuk ise her gün sabah 7’de işte olduğunu akşam 18’de işten çıktığını söyledi. Her yerinin yağ içinde kaldığını ifade eden Burhan, 3 yıl önce ekonomik sorunlardan dolayı Şırnak’tan geldiklerini ama her zaman köyünü özlediğini vurguladı. Okula gittiği zamanda öğlenden sonra işe gelmek zorunda olduğunu belirten Burhan, ders çalışmaya vaktinin kalmadığını ifade etti.

SAVAŞ MAĞDURU ÇOCUKLAR DAHA ÇOK SÖMÜRÜLÜYOR!

Kendisinden büyük çekçekle (çöp arabası) atık kağıt, plastik ve demir toplayarak ailesine katkıda bulunan Suriye savaşından dolayı Türkiye’ye gelen 15 yaşındaki mülteci Muhammed adlı çocuk, çekçekini doldurmak için akşama kadar gezdiğini anlattı. Eve gittiğinde sürekli belinini ağrıdığını ifade eden M.H, duş aldıktan sonra uyuduğunu söyledi. Oyun oynamayı özlediğini ve 8 yaşından beri attık topladığını dile getiren Muhammed, amcasının Avrupa’ya gittiğini kuzenin orada çalışmadığını oyun oynadığını belirterek, “Babama diyorum, bizde gidelim. Ne güzel kuzenim oyun oynuyorum. Babam söz verdi, evrak işleri bitsin. Bizi de götürecek” dedi. Başka attık toplayan 13 yaşındaki mülteci çocuk Yosuf ise, okul ve parkların önlerinde geçtiği zamanlara oyun oynayan çocuklara bakarak hayal kurduğunu ifade etti.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner291