banner165
Öne Çıkanlar ÇOCUKHAKLARIGÜNÜ Bahçelinin sağlık durumu ile ilgili açıklama yaptı. basın bayramı DP Büyükşehir Adayı Pınar İvenç; YÜRÜYÜŞ

İMECE KENT SÖYLEŞİLERİ AKOB SANATÇILARI MERSİN’E ÇEKİYOR

İmece Kent Söyleşileri’nin bu haftaki konuğu Akdeniz Opera Ve Bale Kulübü (AKOB) Başkanı Fazıl Tütüner 11 senedir yürüttüğü AKOB başkanlığından ve bu süreçte Mersin’e Kültür-sanat alanında yaptıkları katkılardan bahsetti.

- Bu haber 289 kez okundu.

İMECE KENT SÖYLEŞİLERİ AKOB SANATÇILARI MERSİN’E ÇEKİYOR
  • Fazıl bey öncelikle okurlarımıza sizleri tanıtalım.

Tütüner: Mersin beni tanıyor. 30 senedir Mersin’de kültürel, sanatsal ve sosyal oluşumlarda katkım var. İçel Sanat Kulübü başkanlığı yaptım. 11 senedir AKOB Başkanlığı yapıyorum. İçel Sanat Kulübünün danışma kurulu üyesiyim. Çeşitli dernekler dışında çeşitli proje önerileri geliyor. Onlara da katkıda bulunmaya alışıyorum. Yayınlamış olduğum iki kitabım var.  Üçüncü kitabımı da hazırlıyorum. 30 senedir Mersin’de çeşitli yayın organlarında Mersin’in kültür ve sanat hayatı üzerine şehirciliği üzerine yazılar yazıyorum. 14 sene Viyana’da yaşadım. Ve daha sonra Mersin’e geri döndüm. Burada çok çeşitli işler yapıyoruz. Yerli ve yabancı müzik gruplarını getiriyoruz.  AKOB dergisini yayınlıyoruz 53. Sayısına ulaştı. Yurt içindeki ve yurt dışındaki bazı sanat öğrencilerine burs veriyoruz. Çeşitli söyleşi ve toplantılarımız oluyor. Birçok grupla, sivil toplum örgütüyle ortak çalışmalar gerçekleştiriyoruz. İçel Sanat Kulübü kardeş derneğimizdir. Faaliyetlerini destekliyoruz onlar da bizim faaliyetlerimiz destekliyor. Ortak çalışmalar 

gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Mersin devlet Opera Balesiyle ve mersin üniversitesi devlet orkestrasıyla işbirliği içerisindeyiz. Ortak çalışmalarımız oluyor iki grubu da destekliyoruz.

-Burada ağırlıklı olarak sanat konusunda AKOB ile doğrudan ilgileniyorsunuz. Bu korona sürecinde kültür-sanat etkinlikleri sekteye uğradı. Çalışmalarınız nasıl etkilendi, neler yapmayı düşünüyorsunuz?

Tütüner: 11 sene önce bir atılım yaptık ve Akdeniz Opera Bale Kulübü, AKOB’u kurduk. Mersin’in kültür-sanat hayatına çok şey kattı. Gurur duyuyoruz. Örnek olmak istiyoruz. Şehir ve semtlere bu tür oluşumları hayata geçirmeleri için. Yurtdışına güzel bağlantılarımız oldu. Ankara’daki yabancı misyonlarımızla güzel bağlantılarımız oldu. Sanatçılar guruplar davet ediyoruz. Avusturya’dan, Portekiz’den, Yunanistan’dan gruplar geldi. Onların konserlerini düzenliyoruz. Onlara kentimizi tanıtıyoruz. Fransa Müzeler Genel Müdürünü ve oradaki bir festivalin kurucusunu ağırladık. Bunun yanında bol miktarda kendi sanatçılarımızla etkinlikler yapıyoruz. Mersin Devlet Opera Balesini, Mersin Üniversitesi Devlet Konservatuarını destekliyor ve ortak projeler gerçekleştirmeye çalışıyoruz. 53 sayıya ulaşan ve ücretsiz dağıttığımız AKOB dergimiz var. Mersin’de 600 adet dağıtıyoruz. 400 adet Türkiye’deki müzik, sanatla ilgili kurumların yöneticilerine veya kültür insanlarına uzmanlara gönderiyoruz. Epey ses getiren bir dergi oldu. Burslar veriyoruz. Başarılarını takip ediyoruz. Hayatlarına katkıda bulunduğumuzu görmek bizi mutlu ediyor. Müzik sanat konularında konferanslarımız oluyor. Yalnız mart ayında başlayan salgın insanların arada olamaması nedeniyle bütün etkinlikler iptal oldu. Ve maalesef sanatsal kültürel etkinliklerde bulunamıyoruz. Ama dergimizi yayınlamaya devam ediyoruz.  Burslar konusunda üstümüze düşen taahhütleri yerine getiriyoruz. Yeni bursiyerler kazanmaya başladık. Mersin’deki hayırsever vatandaşlarla gençlerimizin yetişmesinde katkıda bulunmak isteyen hemşehrilerimizle o bursiyer sayısını yükseltmek istiyoruz.  Yönetim toplantılarımızı uzaktan gerçekleştiriyoruz.

  • Avusturya fahri konsolosluğunuz var. Sizin çabalarınızla Mersin’in orda bir kardeş şehri de var. Bu konuda bizi bilgilendirir misiniz?

Tütüner: Kardeş şehrimiz var. Yenişehir Belediyesinin, Silifke belediyesinin ve Büyükşehir Belediyesinin kardeş şehirleri var. Avusturya Lisesi mezunu olduğum, Ve Avusturya’da 14 sene yaşadığım için Almancam ileri düzeydedir. Bu kardeş şehir ilişkilerinde yardım istendiği zaman yardım etmeye çalışıyorum. Yenişehir Belediyesi’nin Almanya’nın bazı kentleriyle kardeş olmasında bu ilişkinin kurulup devam etmesinde ve birçok sanatsal ve kültürel köprü kurulmasında önemli katkı sağladım. Belediye başkanının ve Belediye Meclis üyelerinin Almanya’da ağırlanmasında katkılarımız oldu. Bir çok proje gerçekleşti ne yazık ki Adnan Özçelik’ten sonra Mersin Yenişehir Belediyesi’nin Almanya’daki kent ile bağlantısı koptu. Tekrar canlanması için belediye başkanına mektup yazdım. Tekrar canlanmasını istiyoruz. Çünkü üretken ve verimli bir ilişki vardı orada.  İki şehir arasında çok faaliyet gerçekleşti. Devam etmesini çok istiyoruz. Orada bizi tanıyan aileler var ve tekrardan gelmemizi bekliyorlar.

  • Kentin kanayan yarası sit yapılarımız var. Kentin mimari dokusu var Geçmişin mirası geleceğin emaneti bunlar gelecek kuşaklara nasıl aktarılır Belediyeler neler yapmalıdır. Ne projeler geliştirmelidir. Bizi aydınlatır mısınız?

Tütüner: ben 1953 doğumluyum. 50’li ve 60’lı yıllarda Mersin’de yaşadığımız hayatı hatırlıyorum. Mersin’de o zamanlar apartman yoktu istasyon civarında tek bir apartman vardı.  Evler bahçeli en fasla iki katlı kiremit çatılı, taş bina olarak Mersin’de az sayıda 1900’lerin başında 1800’lerin sonunda yapılmış binalar doluydu. O Mersin gitti üzerine bugün yaşadığımız hemen hemen artık eski binanın kalmadığı birçok önemli binanın yıkıldığı  Azakan gibi, Gümrük binası gibi, Eski Kışla gibi  önemli yapıların da yıkıldığı 11-13 civarında eski evin kaldığı bir şehirde yaşıyoruz. Kalan evlerden biri benim doğduğum aileme Girit’teki mallarına karşılık verilen binadır. Merkez bankasının arkasındaki Tütüncüzade adını verdiğimiz konaktır. Çocukluğum ve gençliğim orada geçti. Restore ettirme kararı alındı. Uzman bir mimarlık bürosuyla görüşüldü, projesi çizildi anıtlar kuruluna müracat edildi. Proje onaylandı. Kültür Bakanlığına da destek için müracat ettik. Önümüzdeki birkaç sene içerisinde orası Mersin’in kültür hayatına ‘Tütüncüzade Konağı’ adı altında hizmet veremeye başlayacak. Kalan az sayıdaki binaların kurtarılmasını istiyoruz. Çeşitli tasarımlar yapıp görsel olarak bunları yetkililere gösteren projeler var. Ama hangi modelle hangi finansmanla bunlar yapılacak. Bunun yeteri kadar örneği var. Almanya’da kardeş şehri ziyaret ettiğimiz zaman belediye başkanı bize fotoğraflar gösterdi, o fotoğraflarda şehrin ikinci dünya savaşından sonra yıkılmış hali görünüyordu. Ama yeni durumu gösteren fotoğraflarda eski binaların olduğu gibi yeni baştan, aslına uygun olarak restore edildiğini gördük. Bunlar nasıl yapıldı, belediye finanse ediyor o yapıları. Eyaletler finanse ediyor. Merkezi hükümet finanse ediyor. Dolayısı ile bir model oluşturuluyor. Bütün şehir bu şekilde ayağa kaldırılmış. Bunları incelememiz lazım. Restorasyonu sadece mal sahibinden beklemek o mal sahibinin gücünü aşabilir. Katkılar vermek gerekiyor. Kültür bakanlığı destekler veriyor ama tabii mal sahibine büyük masraflar çıkmaktadır. Vakıf kurulup o vakfın amacı eski yapıları restore etmek olur. Ona çeşitli kurumlar finansman katkısı sağlar. Ve o şekilde eski yapılara destek çıkılır. Kardeş şehir Almanya’da halk eğitim merkezini ziyaret ettik. Orayı kimin finanse ettiğini sorduk. Ve bize verilen cevap “ ilçe belediyesinden başlıyoruz, şehir belediyesine oradan merkezi yönetime doğru katkılar geliyor. Bir sepet oluşturuluyor.  Her sene başında bu yapılıyor ve o senenin muhtemel harcamaları bu şekilde finanse ediliyor” şeklinde oldu. Bu modelleri tanımamız lazım. Örnek veriyorum Adana ve Mersin’in ortak bir projesi yoktur. Güç birliğiyle oluşturulacak fonlarla finanse edilebilir. Bu konularda eksikliklerimiz var.

-Sayın Tütüner son olarak kamuoyuna mesajınız nelerdir?

Tütüner: Mersin diğer şehirlerle karşılaştırıldığında sanat yönünden müzik yönünden arka arkaya hamleler gerçekleştiren bir kent oldu. Mersin Üniversitesinde Güzel Sanatlar Fakültesi olması edebiyat ve arkeoloji bölümlerinin olması bünyesinde 400 kişiyi çalıştıran Mersin Devlet Opera Bale olması, Nevit Kodalı Güzel Sanatlar Lisesi olması ve birçok sanat derneğinin olması Mersin’i önemli bir sanat kenti olması yönünde ilerlemesini sağlıyor. Merin’de ciddi bir alt yapı oluştu. Arka araya bireysel olarak ve kurumsal ya da kurumlar arası ortak projeler yapılıyor. Mersin yaptığı etkinlikler sayısına ve varolan kurumlar sayısına bakılırsa diğer Anadolu şehirlerinden öndedir. Bunu desteklemek lazım. Komşu şehirlerimizden önde bir şehir. AKOB’u, İçel Sanat Kulubünü, Mersin Devlet Opera ve Balesini, Mersin Üniversitesi Devlet Konservatuarını desteklemek gerekiyor. Yerel yönetimlerin daha fazla imkan ve mekan sunması lazım. Devlet, İçel Sanat Kulübüne binalar verdiği için kulübü son 30 yılda millete önemli hizmetler veriyor. Mekan çok önemlidir Mersin’de eski evler restore edilerek STK’ların kullanabilmesi için mekanlar sanat derneklerine tahsis edilmelidir. Mekan önemli bir engel oluyor bir çok topluluğun faaliyet yapmasında. Mekanlar sağlanabilir bazı projeler üstlenebilir. İçel Sanat Kulübü olsun AKOB olsun saygın dergiler yayınlıyorlar. Bu dergilerin finansmanlarına katkıda bulunulabilir. Bir derginin ortaya çıkması için ciddi paralar ödeniyor. Yerel yönetimlerin desteklemesi gerekiyor.

Söyleşi: Gizem TOKKUZUN

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.