banner165
Öne Çıkanlar belediye baskan sinankoc YÜRÜYÜŞ ERDOĞAN JANDARMADAN İNSAN TACİRLERİNE AĞIR DARBE
banner176

“KORONANIN ÇOCUKLAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ”

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Esat Yılgör, korona virüsün neden çocuklarda çok sık görülmediğini İMECE Gazetemize nedenleriyle birlikte açıkladı.

- Bu haber 3974 kez okundu.

“KORONANIN ÇOCUKLAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ”

Kronik hastalıkları olan çocukların daha dikkatli olması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Esat Yılgör, çocukların neden ağır geçirmediklerini birer birer anlattı.

“AĞIR HASTALIK GEÇİRMİYORLAR”

Özel Mersin Sistem Cerrahi Tıp Merkezi doktorlarından Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Esat Yılgör, çocuklarda bir damar hastalığı olmadığı müddetçe çocukların risk altında olmadığını savundu.

Prof. Dr. Yılgör, “Bilindiği üzere genel olarak damar hastalıkları 30 yaşından sonra oluyor. Çocukların da damarları sağlam ve esnek olduğu için virüs, klinik olarak önemli bir şey yapmıyor. Bulaşıyor, 10-15 gün kalıyor ve gidiyor. Çocuklarımız o virüsü alsalar da ağır hastalık geçirmiyorlar. Sebebi de damarların sağlam olmasından kaynaklanıyor. Ama bu dediğim, doğuştan gelen ailesel bir damar hastalığı olmayan çocuklar için geçerli tabii ki. Biz dünyaya gelirken her türlü mikropla karşılaşacağımız için anne karnında, annemizden pek çok antikor dediğimiz koruyucu maddeyi alarak doğuyoruz. Bu antikor, 6 ay çocuğu koruyor. Bunun üzerine bir de anne sütü alıyorsa o çocuk, en az 2 yaşına kadar o koruyucu maddeler sayesinde korona virüse karşı da bağışıklık kazanmış oluyor. 8-10 yaşına kadar olan çocuklarımızın ise, damarları sağlam ise korkmamaları lazım” diyerek sadece korona virüs için değil, her türlü hastalığa karşı temizliğe önem verme konusunda çocukları ve ebeveynleri uyardı.

VİRÜSE KARŞI ZAYIF HASTALIKLARI SIRALADI

Dikkat edilmesi gereken bazı hastalıkların olduğuna işaret eden Prof. Dr. Yılgör, “Çocuklarda önemli bir hastalık olan Orak hücreli Anemi ve Akdeniz Anemisi dediğimiz hastalık var maalesef. Orak hücreli anemi olan çocuklarda, damar tıkanıklığı oluyor. Bölgemize özgü olan Akdeniz anemisi hastalığı olan çocukların da korona virüse karşı riskleri var. O çocuklarımızın korunması lazım” dedi. Çocuklara özel bir komplikasyon olmadığı müddetçe herhangi bir ilaç vermediklerini belirten Prof. Dr. Yılgör, “Sadece ateş düşürücü ve aspirin veriyoruz. Çünkü çocuklar kolaylıkla atlatabiliyor. Günde 1 tane damarı sulandırmak için çocuk aspirini verilebilir” dedi.

“VİRÜS EN ÇOK NASIL BULAŞIR”

Korona virüsün nasıl bir süreçten geçtiğini ve nasıl bulaştığını da anlatan Prof. Dr. Yılgör, “Korona virüs grip virüslerinden olan canlı virüslerden biri. İnsanlar arasında salgın yapan hastalıkların, belli bir kuluçka dönemi ve bulaşma dönemi var. Korona virüsünün de insanda hiçbir belirti göstermeden bulaşma zamanı var. Bu zaman genellikle 6-10 gün arasında değişebiliyor. Bu virüste diğer gribal hastalıklarda olduğu gibi damlacık enfeksiyonuyla bulaşıyor. Damlacık enfeksiyonu dediğimiz şey; biz konuşurken, öksürürken, hapşırırken burnumuzda ve ağzımızda nemi sağlayan küçük küçük parçacıkların hızlı nefesle birlikte ileri doğru atılmasıyla oluşur. Dolayısıyla sizin boğazınızda, burnunuzda herhangi bir mikrop varsa o mikrobu karşı tarafa hızla atıyor. Konuşurken bunun hızı daha az, hapşırırken ise daha hızlı oluyor. Hem hızının çok olması hem de hapşırmayla daha çok partikülün dışarı gitmesi nedeniyle korona virüs de diğer gribal enfeksiyonlar gibi en fazla hapşırma ile bulaşıyor. Ondan sonra öksürme, konuşma ve temas ile bulaşıyor. Ama temas, en az bulaşma şekli diyebilirim” ifadelerini kullandı.

“UZUN SÜRE YAN ETKİLERİ OLABİLİR”

Prof. Dr. Yılgör şöyle devam etti, “Karşılıklı maske takan iki kişiden biri o virüsü taşıyor ve 1 buçuk metre dediğimiz o mesafeyi koruyorsa bulaşma oranı çok az oluyor ya da bulaşacak olsa bile 4 dakika konuştuktan sonra buluşmaya başlıyor. Ve bulaşınca da maalesef ki diğer virüslere göre vücudumuzda uzun yaşıyor. Vücudumuza giren bu virüs, damarlarımızı tutuyor. Damarlarımızın en ince yerlerinde tıkanıklık yapıyor. Akciğerde yaptığı da, oradaki ince damarları tıkamak. Bu durum da zatürreyle aynı bulguları verdiği için zatürre ile karıştırıldı. Zatürre geçirilirse 15 gün sonra iyileşilir ama hastada damar hastalığı var ise bu damar hastalığı beyinden başlamak üzere ayak ucu parmağına kadar vücudumuzda pek çok bozukluklar yapabilir. O nedenle de korona virüsün geç tesirleri dediğimiz bulgular ortaya çıkıyor. Bunların içinde mesela; Alzheimer’ı erken mi yapıyor, beyin damarında tıkanıklık yapıp felç mi yapıyor, böbrek bozukluğu mu yapıyor? Bunları görmeye başladık. Bu nedenle korona virüs, diğer grip virüslerine göre de çok önemli ve uzun süre etkili olacak bir virüs. Virüsü atlatanlarda uzun süre yan etkileri olabilir çünkü vücudumuzun her tarafında damarlar var.”

Prof. Dr. Yılgör bu açıklamaları yaptıktan sonra özellikle damar hastalığı olanların çok daha dikkatli olması konusunda hastaları uyardı ve temizliğe dikkat etmeleri konusunda herkese çağrıda bulundu.

Haber :Seren SABUNCU

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.