banner321
Öne Çıkanlar doktor hastane Başkan Tuna Engelli Danışma Merkezi ZİYARET Arpaçsakar

“MART AYI ZULÜMLERİ UNUTULMAYACAK”

Haber: Fırat TATLI

İHD Mersin Şube Başkanı Hakkı Demir ilk sözü alarak “Mart ayında cemrenin toprağa düştüğünü, doğanın canlandığını, baharın habercisi leyleklerin coğrafyamıza gelmeye başladığını mutlulukla haber vermeyi çok isterdik. Ancak Mart ayı kor ateş olup yüreklerimize düşmüştür. Mart katliamları bize baharda zemheriyi yaşatmaktadır. Mart ayı, ülkeye asker postalı olup girmiş, tüm Türkiye'yi bir hapishaneye çevirerek işkencelerin, idamların yaşanacağı bir dönem olmuştur. Mart ayı, Baas rejiminin "Enfal hareketi" adını verdiği operasyonla Halepce'de binlerce Kürt insanını katleden Elma kokulu zehirli gaz olmuştur. Mart ayı otomatik silah olmuş Gazi Mahallesi'nde Alevi Yurttaşları taramıştır.” şeklinde ifade etti.

12 Mart 1971 askeri darbesi, egemenlerin yönetememe krizine bulduğu muhtıralı çözümdür diyen İHD Yönetim Kurulu üyesi Bekir Sıtkı Keçeci “İşçi ve emekçilerin,  tarım üreticilerinin hak alma mücadelelerini yükselttiği;  genel grevlerin ve fabrika işgallerinin örgütlendiği, toprak işgalleri ve kitlesel mitinglerin yapıldığı;  öğretim görevlileri, öğretmenler ve öğrencilerin özlük ve demokratik hakları için üniversitelerde, okullarda fiili direnişler yaptığı bu süreçte, sadece ekonomik-demokratik ve özlük haklar mücadelesi değil, aynı zamanda anti-emperyalist mücadele de yeşermekte ve yöneticileri rahatsız etmektedir.  ABD’ye ait 6. Filo askerlerinin Dolmabahçe’de denize döküldüğü ve ABD Büyükelçisi Robert Komer’in arabasının ODTÜ’de yakıldığı böylesi bir süreçte, yönetememe krizi ortadadır.” dedi.

“KARA BİR LEKE”

Sokağa çıkma yasaklarının da sıkça uygulandığı bu dönem olduğunu vurgulayan Keçeci “Devrimciler, yurtseverler, ilericiler, aydınlar, sanatçılar ve yazarların da aralarında bulunduğu binlerce insan işkenceli sorgulardan geçirilmiş; işkence merkezi Sansaryan Han’ın ününü bile geride bırakacak olan ‘’Ziverbey Köşkü’’, yeni işkence merkezi olarak bu dönemde öne çıkmıştır. Binlerce insan bu işkencelerden sonra mahpushanelere atılmış, yine binlerce kamu görevlisinin işlerine son verilmiş, sokak ortalarında gençler kurşuna dizilmiş, darağaçlarında Denizler, Kızıldere’de Mahirler, işkence odalarında İbo’lar katledilmişlerdir. “ diyerek 12 Mart muhtırası döneminin yaşam hakkı başta olmak üzere birçok insan hakkı ihlalinin yaşandığı kara bir leke olarak toplumsal belleğe kazındığını söyledi.

16 Mart 1978’de İstanbul Üniversitesi (İÜ) katliamı gerçekleştirildiğini söyleyen Keçeci  “Okul çıkışında güvenlik güçlerince korunması gereken İÜ öğrencileri, toplu olarak okuldan çıktıkları anda, Eczacılık Fakültesi önünde,  Ülkü Ocakları mensubu paramiliter güçlerin bombalı ve tabancalı saldırısına maruz kalmış ve koruma görevi yapması gereken polisler, olay anında hiçbir müdahalede bulunmamışlardır. Katliamda Hatice Özen, Cemil Sönmez, Baki Ekiz, Turan Ören, Abdullah Şimşek, Hamit Akıl ve Murat Kurt isimli 7 öğrenci katledilmiş, 41 öğrenci de yaralanmıştır.” ifadelerini kullandı.

“23 YURTTAŞ HAYATINI KAYBETTİ”

Gazi olayına değinen İHD Mersin Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Fatma Sarıyarlıoglu “12 Mart 1995'de sürücüsü failler tarafından boğazı kesilerek gasp edilen bir taksiyle Gazi mahallesine gelip Alevi yurttaşların gittiği kahvehaneler otomatik silahlar ile taranmış ve sevilen bir Alevi dedesinin hayatını kaybetmesi sonucu halkın tepkisi sokağa taşmıştır. Bazı polislerin havaya değilde insanlara nişan alarak halkı "yatıştırmaya" çalıştığı bir katliam olmuştur Gazi katliamı. Olaylar 4 gün devam etmiş genci, yaşlısı, kadını, erkeği tam 23 yurttaş hayatını kaybetmiş 653 yurttaş ise yaralanmıştır.” Şeklinde konuştu.

“DİLLENDİRMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

Biz insan hakları savunucuları olarak, etkili ve yetkili makamlara seslen Sarıyarlıoğlu “Artık bu cezasızlık politikasına son verin. Failler bulunup yargının karşısına çıkarılıp gerekli cezalar verilmediği sürece bu ülkeye ne huzur gelir ne de barış. Israrla ve inatla faillerin yargılanması için taleplerimizi yaşamın her alanında dillendirmeye devam edeceğiz.” diye ifade etti.

“YÜZ BİNLERCE KÜRT KATLEDİLMİŞTİR”

16 Mart günü Halepçe Katliamı olarak adlandırılan, Saddam Hüseyin rejiminin Irak Kürdistanı’nda Enfal Operasyonu kapsamında başta Halepçe olmak üzere Kürt şehirlerinde gerçekleştirdiği soykırımı anma günü olduğunu belirten İHD Yönetim Kurulu üyesi ve İHD Çukurova Bölge Temsilcisi Av. Bedri Kuran  “Enfal Operasyonu, 29 Mart 1987 tarihinde başlatılmış ve 23 Nisan 1989’a kadar sürdürülmüştür. Bu operasyon kapsamında Saddam Hüseyin’in yeğeni olan Kimyasal Ali lakaplı Ali Hassan Majit Irak Devrim Komite Konseyi tarafından yetkilendirilerek, Irak’ın Kürtlerden arındırılması hedeflenmişti. Esasında Saddam rejiminin 1983’ten 1991’e kadar geçen sürede Kürtlere karşı sürdürdüğü arındırma politikası sonucunda yüz binlerce Kürt katledilmiştir. Sadece Enfal Operasyonu’nda öldürülen Kürt sayısının 180 bin ile 210 bin arasında olduğu tahmin edilmektedir.” diye belirtti.

“KÜRT SOYKIRIMI GÜNÜ”

İHD, Türkiye’de Halepçe Katliamı’nın anma günü olarak bilinen 16 Mart gününü “Kürt Soykırımı Günü” olarak tanıma kararı aldığını vurgulayan Kuran “Türkiye Cumhuriyeti devletinin bu soykırımı tanımasını talep etmektedir. Soykırım suçu, BM Roma Statüsü’nde ulusal, etnik, ırksal veya dinsel bir grubu kısmen veya tamamen ortadan kaldırmak amacı ile işlenen öldürme, bedensel veya zihinsel zarar verme, fiziksel varlığı ortadan kaldıracağı hesaplanarak yaşam şartlarını kasten değiştirme, yani göç ettirme, grup içinde doğumları engellemek amacı ile tedbirler alma ve gruba mensup çocukları zorla bir başka gruba nakletme olarak tanımlanmaktadır. Saddam Hüseyin rejiminin özellikle Enfal Operasyonu kapsamında amaçladığı ve gerçekleştirdiği suçlar soykırım suçudur. Bu nedenle de yapılanların soykırım olarak adlandırılması gerekmektedir. Soykırım gibi en ağır suçun işlendiğini kabul etmek gelecekte oluşabilecek benzeri suçları önlemekte caydırıcı bir rol oynayacaktır. Ayrıca soykırımda yaşamlarını yitirenlerin yakınlarına ve soykırıma maruz kalmış bir halkın acılarına ortak olmak, onların yas süreçlerini yaşamasına katkı sunacaktır.” dedi.

“SOYKIRIMLARA KARŞIYIZ”

İHD, tüzüğündeki ilkesel tutumu nedeni ile nerede ve ne zaman yapılırsa yapılsın soykırıma karşı olduğunun altınız çizen Kuran “Türkiye’nin Kürt Soykırımı’nı tanıması için mücadelesini sürdürecektir. Enfal Operasyonu kapsamında soykırımda yaşamını yitirenleri bir kez daha anıyor ve bir daha asla diyoruz.” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner291

banner323