Öne Çıkanlar koc Cumhuriyet Gazetesine destek ziyareti Serkan AVCI Tiyatrolar JANDARMADAN İNSAN TACİRLERİNE AĞIR DARBE

“PANDEMİ, KADINLARIN HAYATLARINI ZORLAŞTIRDI”

Mor Dayanışma üyelerinden Ayşegül Göçmen, salgın sürecinde kadınların daha da yoksullaştığını, bakım yüklerinin arttığını, karantina yüzünden şiddet gördüğü erkek ile aynı yerde yaşamak zorunda bırakıldığına dikkat çekti.

- Bu haber 1686 kez okundu.

“PANDEMİ, KADINLARIN HAYATLARINI ZORLAŞTIRDI”


 

Mersin Mor Dayanışma üyeleri, ekonomik, toplumsal, siyasi ve ekolojik krizlerin hızla arttığına dikkat çekerek, yaşanan bu krizlerin kadınların daha da belirgin olarak hissettiğini söyledi.

Mersin Mor Dayanışma, pandemi sürecinde Temmuz ayında başlattıkları “Harekete geç” kampanyası çerçevesinde sonuç bildirgesini paylaştı. İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubesinde yapılan açıklamaya Mor Dayanışma üyeleri katıldı. Mor Dayanışma üyesi adına açıklamada bulunan Ayşegül Göçmen, ekonomik, toplumsal, siyasi ve ekolojik krizlerin hızla arttığına dikkat çekti. Yaşanan bu krizlerin kadınlar tarafından daha da belirgin şekilde hissedildiğini ifade eden Göçmen, “Pandemi sürecinde toplumsal cinsiyet eşitsizliklerinin daha da derinleştiğine, sınıfsal eşitsizliklerin gün yüzüne çıktığına şahit olduk. Her kriz ortamında olduğu gibi salgın döneminde de eşitsizliklerin ve bu eşitsizliklerin görünürlüklerinin arttığını, faturanın kadınlara ve işçilere kesildiğini deneyimledik” dedi.

‘TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİ DERİNLEŞTİ’

Salgın sürecinde kadınların daha da yoksullaştığını, bakım yüklerinin arttığını, karantina yüzünden şiddet gördüğü erkek ile aynı yerde yaşamak zorunda bırakıldığına dikkat çeken Göçmen, “Hükümet tarafından alınan kararlardan da gördüğümüz üzere eril iktidar daha önce de olduğu gibi salgın sürecinde de sermayeden yana tavır aldı. Aldığı bu tavır toplumsal cinsiyet eşitsizliğini arttıran birtakım sonuçlar doğurdu. ‘Evde kal’ çağrıları ile kadına yönelik şiddettin artacağını ve acil önlem alınması uyarısını yapan, şiddeti engelleyen mekanizmaların artırılmasını ısrarla talep eden kadın hareketinin taleplerini cevapsız bıraktı. Kadına yönelik şiddet ile mücadele mekanizmalarının işletilmediği gibi, olan mekanizmalarında iptalinin istendiği bir süreçle karşı karşıya kaldık. İnfaz yasası ile şiddet uygulayanların serbest kaldığını, bekçilik yasası ile kadınların hayatına müdahale kanallarının nasıl açıldığını, kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetin önlenmesini konu alan İstanbul Sözleşmesinin kaldırılması için atılan adımlara şahit olduk” diye konuştu.

Kadına yönelik saldırıların arttığı bir dönemde nefes almak istediğimizin pratik sonucu olarak Temmuz ayında ‘Harekete Geç’ kampanyası başlattıklarını hatırlatan Göçmen, amaçlarının kadınların pandemi öncesi ve sürecinde yaşadığı sorunlara dikkat çekmek, onlarla dayanışma ağlarını genişletmek ve bu sorunları verilerle desteklemek olduğunu dile getirdi.

KADINA YÖNELİK YASALAR İŞLEVSİZ

Ardından konuşan Zeliha Korkmaz, pandemi sürecinde bir anket yaptıklarını ve bunun sonucunda “Kadın cinayetleri şiddet, güvencesizlik, yoksulluk, işsizlik ciddi bir sorun halindeyken, iktidarın ve devlet mekanizmalarının şiddete karşı kadınları koruyan mevcut yasalara dönük saldırılarının bu yasaların işlevsizleştirilmesinin tesadüf değildir. Yasal değişikliklerde, kadın cinayetleri, şiddet ve taciz davalarında ki iyi hal indirimlerinde, cezasızlık, keyfilik, yandaş söylem ve politikalarda görmekteyiz. Bu ülkede her gün kadınlar katlediliyor. Bu ülkede her gün kadınlar eşlerinden, boşanmak istedikleri erkeklerden, sevgililerinden, babasından, abisinden şiddet görüyor, baskıyla, tehditle evlerde kalmaya zorlanıyor. Bu ülkede her gün kadınlar, çocuklar intihara süsü verilerek öldürülüyor, yok ediliyor. Failler ellerini kollarını sallayarak dışarıda dolaşıyor. Dosyalar kapanıyor. Taciz, tecavüzler hasır altı edilerek dosyalar kapatılıyor ya da soruşturma bile açılmıyor” ifadelerini kullandı.

HABER: Seren SABUNCU

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.