banner165
Öne Çıkanlar muz erdemli coğrafi imece 10ocak toros belediye kira kiracı mersin imece Ali Poyrazoğlu Bahçelinin sağlık durumu ile ilgili açıklama yaptı. nilüfer baraj doga çevre

Bu haber kez okundu.

“SEYRETMEYİN, GÖREVİNİZİ YAPIN”

Mersin Kent Konseyi Kadın ve Siyaset Komisyonu sözcüsü İlksen Sorguç Dinçer, Türkiye Büyük Millet Meclisinde grubu bulunan siyasi parti Milletvekillerine seslendi.

Dinçer,  TBMM Genel Kurulu'nda kadın cinayetlerinden ve İstanbul Sözleşmesi'nden söz edilen sürenin 57 saniye olduğunu belirterek, “Kadına karşı sistematik şiddet eziyettir, işkencedir. Seyretmeyin göreviniz yapın” çağrısında bulundu ”

Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü nedeniyle Mersin Kent Konseyi Kadın ve Siyaset Komisyonu üyeleri ortak basın açıklaması yaptı. 25 Kasım’ı pandemi koşullarının gölgesinde karşıladıklarını belirten, Kadın ve Siyaset Komisyonu sözcüsü İlksen Sorguç Dinçer, dünyada ve Türkiye'de COVID-19 salgını nedeniyle eve kapanma dahil hayatı altüst eden ciddi bir krizin içinde yaşadıklarına dikkat çekti.

Kadınlar bu krizin de en yüksek bedel ödeyenleri arasında olduğunu ifade eden Dinçer şunları söyledi; “Kadın yoksulluğu, kronik kadın işsizliği, hayatın her alanında artan kadına karşı şiddet. Her gün en az 3 kadının öldürüldüğü, kadın cinayetlerinin cinskırım boyutuna vardığı ülkemizde 2021 bütçesini tartışıyoruz ama kadına karşı şiddeti önlemeye yönelik herhangi bir iktidar politikası ve buna ayrılmış bir bütçe göremiyoruz” dedi.

“HÜKÜMET KADINALAR İÇİN ETKİLİ HİÇBİR POLİTİKAYI YÜRÜRLÜĞE KOYMUYOR”

Sözcü Dinçer, 1 Ekim'den beri TBMM Başkanı Mustafa Şentop'un içinde kadınlar, kadına karşı şiddet ya da İstanbul Sözleşmesi geçen her hangi bir demeci, çabası, girişimi ve hatta vaadinin “YOK” olduğunu kaydetti. Sözcü Dinçer şöyle devam etti , “1-15 Ekim tarihleri arasında TBMM Genel Kurulu'nda kadın cinayetlerinden ve İstanbul Sözleşmesi'nden söz edilen süre 57 saniye. TBMM Genel Kurulu'nda konuşan 96 milletvekilinden sadece 9'u "kadın sözcüğünü kullandı: 54 kanun teklifinden kadınların payına yalnızca 1 tane düştü. 836 soru önergesinden ancak 8'i kadınlarla ilgiliydi. Kabul edilen kanunlarda kadının adı hiç yoktu. 27 meclis araştırma önergesinden sadece 2'si kadın içindi Mecliste yapılan 90 basın toplantısından sadece 3'ü kadınların yaşadığı sorunlara değindi. İktidar, kadınlara yönelik şiddeti önlemek için etkili hiçbir politikayı yürürlüğe koymuyor. Kadın cinayetlerini önleyecek bir risk değerlendirme/önleme birimi bile kurmuyor. Başta 6284 sayılı Şiddet Önleme Yasası ve İstanbul Sözleşmesi olmak üzere var olan yasaları ve sözleşmeleri uygulamıyor. Kamuoyunu oyalamak için yeni yargı reformlarından söz ediyor, ancak yıllar önce yapılmış reformları bile hayata geçirmiyor.”

“SEYRETMEYİN, GÖREVİNİZİ YAPIN”

1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren Türk Ceza Yasası'nın 96. maddesi kadına karşı sistematik şiddeti eziyet olarak tanımladığını hatırlatan Sözcü Dinçer, şunları söyledi; “İşkenceyi kamu görevlileri yapar, eziyeti herkes yapabilir. TCK'ya göre işkence ve eziyet arasındaki tek fark budur. Kadınlar aile içinde ya da dışında (1570 aynı telefondan taciz ve tehdit edilen kadın örneğinde olduğu gibi ısrarlı takip mağduru olarak) yıllarca sistematik şiddete maruz kalıyor, TCK'nın 96. maddesi bir türlü uygulanmıyor ve saldırganlar bu şiddet eylemlerine devam ediyor. Yasaları hayata geçirmekle yükümlü bakanlar ise failleri ayıplamakla yetiniyor. Kadına karşı sistematik şiddet eziyettir, işkencedir. İşkence ve eziyet insanlığa karşı suçtur. Devlet kendisi işkence yapamayacağı gibi, vatandaşların birbirine işkence yapmasını da önlemekle görevlidir. TCK'nın "Eziyet" başlıklı 96. maddesi son derece açıktır:  "Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur." Kadına bu işkenceyi uygulayan eşi, ya da ailesinden biri ise, bu suçun cezası üç yıldan sekiz yıla kadar hapistir. Bu işkence sırasında hakaret, tehdit, fiziksel şiddet, tecavüz her bir eylemin de ayrıca cezalandırılması gerekir. Türkiye bunu 15 yıl önce yasa hükmü haline getirdiği halde, TCK'nın 96. maddesi uygulanmamaktadır. Tek taraflı ısrarlı takip de dahil olmak üzere kadına karşı sistematik şiddet söz konusu olduğunda TCK'nin 96. maddesinin etkin bir biçimde uygulanması için tüm yetkilileri göreve çağırıyoruz.”

“EŞİK’ OLARAK TÜRKİYE'YE UYARLANAN 12 ADIM”

Kadına karşı şiddeti önlemek için ceza kanunlarının uygulamasının yetmediğini savunan Dinçer,  İstanbul Sözleşmesi'nin uygulanması için Avrupa Konseyi'nin belirlediği ve ‘EŞİK’ olarak Türkiye'ye uyarlanan ve hayata geçirmeye davet edilen 12 adımı sıraladı; Ayrımcılık ve şiddeti kınayın suç olduğunu açıklayın. Şiddeti önlemek için tedbir alın. Şiddete karşı destek mekanizmaları oluşturun. Risk altındakileri koruyun. Yasaları uygulayın. Polis, savcılık hizmetleri ve yargının etkinliğini artırın. Adli işlemlerde mağdurları destekleyin ve koruyun. Kapsamlı ve eşgüdümlü politikalar tasarlayın. Sığınmacılar konusunda özenli davranın. Çocukların özel ihtiyaçlarını karşılayın. STK'ları destekleyin. Şiddet verilerini toplayın, araştırmaları destekleyin”

HABER: Mikail PELİT

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner186

banner189

banner185

banner188