banner214
Öne Çıkanlar Türkiye şampiyon ebe covid pazartesi İmeceHaber mersin erdemli imece Artvin koro koc

“TECRİTİN KALDIRILMASI İÇİN DERHAL ADIM ATILMALI”

Haber: Hüsamettin TANRIKULU

Cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri ve tecritlerde sonlandırılması amacıyla başlatılan açlık grevleri ile ilgili basın açıklaması yapan Mersin Cezaevi İzleme Koordinasyonu Üyesi Avukat Halil Güngör, “Hapishanelerde süresiz ve dönüşümlü açlık grevi yapan mahpusların sağlıklarının tehlikeye girmemesi için Adalet Bakanlığı ve ilgili kurumları hak ihlallerinin sonlandırılması ve tecridin kaldırılması için bir an önce adım atmaya davet ediyoruz” dedi.

“HER TÜRLÜ YASAL GİRİŞİMLER SONUÇSUZ KALMIŞTIR”

27 Kasım 2020 tarihinde süresiz-dönüşümlü açlık grevinin başlatıldığını hatırlatan Avukat Halil Güngör, “Türkiye’deki hapishanelerde yaşanan insan hakları ihlallerinin sonlandırılması, ağırlaşan infaz koşullarının düzeltilmesi ve İmralı Hapishanesinde uzun zamandır sürdürülen ağır tecrit ve izolasyona son verilerek aileler ve avukatları ile görüşmelerin sağlanması talepli olarak cezaevlerindeki mahpuslar tarafından 27 Kasım 2020 tarihinde süresiz-dönüşümlü açlık grevi eylemine başladıkları kamuoyuna duyurulmuş ve eylem 107 Hapishaneye yayılarak 231 gününde devam etmektedir. Türkiye’de yıllardır mahpusların en temel haklarını kullanmaları bilinçli politikalarla engellenmiş, bu yönde yapılan her türlü yasal girişimler sonuçsuz kalmıştır. Bunun bir sonucu olarak cezaevleri sorununa kalıcı çözümler üretilememiş, geçici yaklaşım ya da uygulamaların sorunu çözmekten çok uzak kaldığı tekrarlanan açlık grevi eylemlerinden de anlaşılmaktadır” dedi.

“KABUL EDİLEBİLİR BİR DURUM DEĞİLDİR”

Mahpuslar tarafından talep edilen avukat-müvekkil görüşmesi, aile görüşmesi ve yine cezaevlerindeki diğer olumsuz koşulların (kalabalık koğuşlar, keyfi aramalar, çıplak arama uygulaması, hasta mahpusların ihlal edilen sağlık hakları vb) düzeltilmesi gibi talepler karşılanması gereken en temel insan hakları olduğunu ifade eden Avukat Güngör, “Bu haklar aynı zamanda Anayasa, Ceza İnfaz Kanunu ve Türkiye’nin taraf olduğu Uluslararası Sözleşmelerle güvence altına alınmış olan haklardır. Bu hakların eşit ve ayrımsız bir şekilde yerine getirilme sorumluluğu ve yükümlülüğü devlet ve devletin yetkili kurumlarına aittir. Bunun gerektiği gibi uygulanmaması ya da tam tersi ihlaller silsilesine yol açacak şekilde uygulamaların meşrulaşmış olması kabul edilebilir bir durum değildir” diye konuştu.

“GEREKENLER YAPILMALI”

Güngör, “İmralı Cezaevi’nde uygulanan tecrit rejimi uygulamasının sona erdirilmesi amacıyla daha önce de açlık grevleri yapılmış, bu grevlerin etkisi ile tecrit geçici olarak kaldırılmış, ancak 7 Ağustos 2019 tarihinden beri görüş yasakları yeniden devreye girmiştir. Bu durum BM Mandela Kuralarına, CPT tavsiyelerine ve 5275 sayılı İnfaz Kanunu’na aykırıdır. Adalet Bakanlığı tarafından bir an önce yasal olmayan bu uygulamaya son verilmeli, gerek avukat gerekse aile görüşleri yaptırılmalıdır. Hapishanelerde yaşanan hak ihlallerine son verilerek,  mahpuslara yönelik işkence, kötü muamele ve insan onuruna aykırı davranış yasağı kapsamında muamelelerin ve diğer hak ihlallerinin ortadan kaldırılması, çıplak arama uygulamasına son verilmesi, hasta mahpusların tedavilerinin aksatılmadan yapılması, hastane sevkleri  sonrası karantina koşullarının tecrit işkencesi uygulamasına dönüştürülmesinin önlenmesi hususunda Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, Kamu Denetçiliği Kurumları ve ilgili tüm kurum ve kuruluşlar görevlerini yapmalıdır” diyerek açlık grevi yapan mahpusların kaldıkları hapishanelerde düzenli sağlık kontrollerinin yapılması, protokollere uygun beslenme ihtiyaçlarının karşılanması, tıbbi bakımlarının yapılması gerektiğini de sözlerine ekledi.

ADELET BAKANLIĞI’NA ÇAĞRIDA BULUNDULAR

“Biz sivil toplum kuruluşlarını derinden kaygılandıran açlık grevi eylemleri 231 gününde olmasına rağmen, yetkililerce herhangi bir adım atılmamıştır” diyen Güngör, şöyle devam etti, “Tecridin bir işkence biçimi olduğu, cezaevindeki mahpusların ulusal mevzuat ve uluslararası sözleşmelerdeki en temel haklarının korunması gerektiği, bunların gereğinin yerine getirilmemesi halinde yıllardır ülkemizde devam eden ve yaşam hakkının kutsallığı önündeki en büyük engel olan açlık grevlerinin devam etmesinden ve olası ölümler yaşanmasından kaygı duyduğumuzu bir kez daha ifade etmek isteriz.  Bu noktada hali hazırda devam eden süresiz dönüşümlü açlık grevleri ilerlemeden ve can kayıpları yaşanmadan çözüm üretilmesi için Adalet Bakanlığını sorumluluklarını yerine getirmeye bunun yanı sıra ülkemizdeki tüm sivil toplum kuruluşlarını, siyasi partileri ve toplumun her kesimini bu can yakıcı soruna karşı duyarlı olmaya davet ediyoruz. Hapishanelerde süresiz ve dönüşümlü açlık grevi yapan mahpusların sağlıklarının tehlikeye girmemesi için Adalet Bakanlığı ve ilgili kurumları hak ihlallerinin sonlandırılması ve tecridin kaldırılması için bir an önce adım atmaya davet ediyoruz.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner198

banner227

banner233

banner255

banner231