banner214
Öne Çıkanlar mesin Teşekkür plaket spor pazartesi havasporları destek imecehaber imecegazetesi €mersin mersin tarsus SPOR

“ASGARİ ÜCRET 5 BİN 200 TL DEN AŞAĞI OLMAMASI GEREKİR”

Haber: Şirin ALP

2021 yılın son günlerinde herkesin gözü yapılacak olan asgari ücret artışlarına çevrilmiş durumda. Ekonomik sıkıntıların yoğun bir şekilde yaşandığı bu dönemde dar gelirlerin bir umudu da yılsonunda yapılacak olan asgari ücret zammında. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) yılsonu enflasyonu olarak açıkladığı yüzde 21 oranında ki enflasyon oranında zam bekleniyor. Asgari ücret de yapılması gereken iyileştirmeden, vergi oranlarının kaldırılmasına kadar birçok başlığa değinen Disk-genel İş Sendikası Mersin Şubesi Başkanı Kemal Göksoy; “Ücret belirlenmesiyle ilgili Devrimci İşçi Sendikaları bir rakam belirledi. Belirlediği zaman dolar 10 TL civarındaydı. O zaman yapılan araştırmalar, Discar'ın yaptığı araştırmalara göre söylüyorum, biz TÜİK'i esas almıyoruz. Asgari ücret net 5 bin 200 TL olmalı dedi. Bunu söylerken piyasa araştırmasını yaptı ve o araştırmaya dayanarak bu rakam belirlendi.” dedi.

“5 BİN 200 TL DEN AŞAĞI OLMAMASI GEREKİR”

Asgari ücret ile değerlendirme de bulunan Başkan Göksoy; “Mersin Şube olarak görüşlerimizi açıklıyoruz, şu anda dolar kurları ile hesapladığımız zaman Türkiye'de asgari ücretin her evde iki kişinin çalıştığını düşünüyor olsak bile 5 bin 200 TL den aşağı olmaması gerekir. Piyasaya girip eğer alışveriş yapıyorsanız, elektrik parası ödüyorsanız, domates, salatalık, makarna alıyorsanız bunu bilirsiniz. Bunun için uzman bir bilgiye sahip olmanıza gerek yok.” ifadelerini kullandı.

EN BÜYÜK ADALETSİZLİK KOMİSYONDA

Asgari ücret komisyonunda adaletsizlik olduğunu ifade eden Başkan Kemal Göksoy “Şimdi yıllardır Türkiye'de bir asgari ücret tespit komisyonu var. En büyük adaletsizlik orada. 5 işveren yanlısı, 5 devlet yani hükümetten katılım ve 5 de sendikadan dolayı işçi adına katılım sağlanıyor. Fakat sendikanın buradaki konumu zayıfladı. 15 kişilik sayıda bir adaletsizlik var. Yani işverene, hükümet olduğu 10 kişilik sayı zaten karar belirleyicidir. Kaldı ki bir de yandaş sendikayı içine katarlarsa burada kararda tartışma bile yaşanmaz. Oysa olması gereken 15 kişilik sayının eşit olması lazım. Yani eşit derken, iş verenle hükümet 7, işçi temsilcisi 7 olması gerek.” şeklinde konuştu.

“TEKLEŞTİRMENİN BAŞKA BİR AYAĞI”

Türkiye’de tek rejim ve tek ses haline dönüştürüldüğünün vurgusunu yapan Başkan Göksoy “Eğer bir adalet bekleniyorsa işçi temsilcilerinde de konfederasyonların, baraja bakılmadan eşitlikçi bir şekilde işçiyi temsil eden kaç tane konfederasyon varsa bunların sesini dinlenmesi lazım. Bunlar bu komisyonun içerisinde mutlaka yer almalılar ve onların yer aldığında zaten tabanımızın sesi orada yansıyacaktır. Fakat tek ses haline dönüştürmüşler yani bu Türkiye nasıl tek adam rejimine dönüşmüşse her tarafı tekleştiriyorlar. Bu da bir tekleştirmenin başka bir ayağı. Oysa demokraside, çoğulculuğun esas alınması gereken yerde her taraf tekleştiriliyor.” diyerek otoriter birleştiriliyor ifadelerini kullandı.

ADALETTEN UZAKLAR

Sözlerini devam eden Göksoy “Böyle baskıcı insan haklarında, işçi haklarını, evrensel haklarını hiçe sayan, kendi bildiklerini okuyan bir yaklaşım. Asgari ücret tespit komisyonu adaletli tespih komisyonu değil. Burada biz yıllardır söylüyoruz söylemeye de devam ediyoruz.” dedi.

Türkiye'nin en büyük sıkıntı ve sorunlarından birisi vergi adaleti olduğunu dile getiren Başkan Göksoy “Gelirde ve vergide adalet yok. Şimdi kendi ağızlarıyla söylüyorlar. Basına yansıyor, kamuoyuna yansıyor. İşte holdingleri borcunu siliyorlar. Vergide adalet, gelirde adalet meselesi, hayat bulursa işte o dediğimiz hani işverenlerin meselesini ortadan kalkar.” diyerek işverenlerden zorlanmaz şeklinde konuştu.

“ASGARİ ÜCRETTEN VERGİ ALINMASIN”

DİSK'in taleplerinden bahseden Göksoy “Asgari ücretliden de asgari ücret düzeyinde maaş alan kesimden de vergi alınmasın. Hatta zaruri temel ihtiyaçlar, gıda ihtiyaçları, zaruri temel ihtiyaçlardan KDV alınmaz. Şimdi bundan en insani yaklaşım. Bunların zaten hayat bulması durumunda ne iş verenin ne de işçinin sıkışacağı bir durum olmaz. Belki çok rahat bir yaşam süremez ama en azından insanca yaşanabilir.” dedi.

 Fakat insanca yaşama şartlarını bile topluma reva görmüyorlar şeklinde konuşan Göksoy “Yani toplumun üzerine çullandıkça çullanıyorlar. Yeni vergilerle, yeni zamlarla, yeni ÖTV'lerle yeni KDV'lerle tabii bunu da daha da katmerleştiriyorlar. Devlet kendi vergi oranında bile biliyorsunuz yüzde 36 olarak yeniden değerlendirme oranını açıklamıştı. Yüzde 36 resmi rakamındaysa 2021 enflasyonu 21 olarak yani arada bir uçurum var. On beş puanlık uçurum var, orada sıkıştılar, Türkiye'de yapılan zamların gerçekliği ortada TÜİK verilerine bakarsanız yanılırsınız.” ifadelerini kullandı.

“AKILLARA DURGUNLUK VEREN AÇIKLAMALAR”

Bakan’ın enflasyona eritmeyeceğiz demesine değinen Göksoy “TİSK, 3 bin 100 liralardan bahsediyor. Şimdi bunlar hepsi çelişkili ve bir o kadar da gerçekten akıllara durgunluk veren açıklamalar. Şimdi Türkiye'de yaşam hayat gerçekliği ortadayken yani insanların geçen yıl 2 bin 825 TL’den asgari ücretin yarısı erimiştir. Bu erime de açık ve net olarak zamlardan yani enflasyon, döviz kur oranlarından erimiştir.” şeklinde ifade etti.

YOKSULLUK SINIRI: 10 BİN TL

Son günlerde tartışma konusu olan TÜİK’in verilerine değinen Başkan Göksoy; “Şimdi TÜİK'in vermiş olduğu rakama bile bakılırsa 10 bin TL üzerinde yoksulluk sınırı var. Yoksulluk sınırını neye göre belirliyorlar? Yani TÜİK diyor ki bu haneye ayda 10 bin TL giriyorsa bu aile yoksuldur. Şimdi Türkiye'de bunun karşılığı pek yok, her evde iki kişinin çalıştığını düşünüyor olsak bile asgari ücretten hesapladığımızda 6 bin TL bile etmiyor yani yoksulluk sınırının yarısı kadar.” diye konuştu.

ENFLASYONA EZDİRİLMEMELİ

Ülkemizde insanca yaşanabilir bir ücret ne ise hesaplanıp onun verilmesi gerektiğini söyleyen Göksoy “Asgari ücreti 10 bin TL yapsak bile yılbaşından sonra gelen zamlar kat ve kat olunca bir önemi olmuyor. Önemli olan asgari ücreti belirlediğiniz zaman onu orada sabit tutmaktır, eğer asgari ücrete yaptığınız zam devletin birçok kalemde yaptığı zammın altında kalırsa hiçbir önemi kalmıyor. İnsanlar ekmeği eğer şu anda 2 liraya alıp yılbaşından sonra 4 liraya alacaksa bir anlamı yok.”diyerek “Bunu görmeyen bir yerden bakan hükümet veya bunu görmeyen bir yerden belirleyen asgari ücret tespit komisyonu hem kendini kandırır, hem işçiyi, hem emekçiyi, hem de halkı kandırır. Onun için bunda kimsenin kimseyi kandırmasına gerek yok.” şeklinde ifade ederek sözlerini sonlandırdı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner265

banner262

banner233

banner231

banner264

banner260











ucansupurgedernegi.com digifestnyc.com
dinamobet Canlı Casino Siteleri Bet365 Giriş 1xbet sultanbet