banner214
Öne Çıkanlar ihrac mersin liman KATEGORİ YOKSUL KENTİN YOKSUL KONUKLARI alitoprak alimetoprak antalya

“BİZ DÜNYANIN HER YERİNDE YEŞERİRİZ”


Haber: Seren SABUNCU
Mersin’de bu sene 7. düzenlenen Onur Haftası sona erdi. ’Kesişim’ temasıyla düzenlenen Onur Haftası kapsamında geçtiğimiz cumartesi günü piknik düzenleyerek bir araya gelen LGBTİ+lar tüm yasaklara, baskılara rağmen her yerde ‘kesişerek’ varoluş mücadelesi veremeye devam edeceklerinin altını çizdiler. Mersin Onur Haftası Komisyonu’nu temsilen konuşan Umut Derin Eroğlan gerçekleştirdikleri pikniği İstanbul’da yasaklanan pikniğe karşı Mersin’den ses vermek istediklerini söyledi ve, “Etkinliğimizin coşkusu bence geçtiğimiz sene yüz yüze gelememekten ve LGBTİ+ların ve kadınların giderek alansızlaştırıldığı, örgütlü mücadelelerinin hedef gösterildiği bu atmosferde bir arada olmanın getirdiği bir coşkuydu. Orada talep ettiğimiz her şeyi haykırdık,  görünürlüğümüz de sağladık. Biz amacımıza ulaştığımızı düşünüyoruz” dedi.
“LGBTİ+LAR VARDIR, VAR OLMAYA DA DEVAM EDECEKTİR”
Dün itibariyle biten Onur Haftası çeşitli etkinliklerle kutlandı. O etkinliklerden biri de cumartesi günü gerçekleştirilen piknik buluşması oldu. Oldukça kalabalık olan pikniğin coşkuyla kutlanma sebeplerini sıralayan Umut Derin Eroğlan, “Biz bu piknikle İstanbul’a bir selam gönderdik aslında. Çünkü İstanbul Onur Haftasında bu sene piknik yasalandı. Pikniği bile politize etmeyek zorunda kaldığımız siyasi, politik günler yaşıyoruz maalesef. Biz de o yasaklarlar Mersin’den bir ses yükselterek bir araya gelerek ‘piknik yasaklanamaz’ diyerek bir piknik gerçekleştirdik. Piknikteki coşkunun bir sebebi buydu aslında. İstanbul’da yasaklarsınız, Mersin’de gerçekleştiririz. Mersin’de yasaklarsınız başka bir yerde gerçekleştiririz. Bu değişmez. LGBİ+lar vardır, var olmaya da devam edecektir. 
“İNATÇIYIZ, BÜYÜMEYE DE DEVAM EDECEĞİZ”
Neden Onur Haftası’nda bir araya gelindiğini de anlatan Eroğlan şu ifadelere yer verdi, “Mersin’de 7 yıldır heteroseksizm karşı heteropatriarka karşı LGBTİ+lar ve feministler olarak Onur Haftasını gerçekleştiriyoruz. Mersin Onur Haftası komisyonu her yıl değişen bir yapıdadır. Komisyonda heteroseksizme karşı duran herkes yer alıyor. Bazı sendikalar, odalar, meslek örgütleri, bağımsız aktivistlerin de yer aldığı bir yapıda. Bu sene 16 bileşeni var. Komisyonumuz, kentte politika üreten kişilere alan açan bir yerde duruyor. Geçtiğimiz yıllarda bir takım yasaklarla boğuşmak durumunda kaldı. Radikal grupların hedef göstererek fiziksel saldırı boyutuna ulaşan saldırı geçmişi de var. Bunların her birini aşarak kazandığımız bu alanı terk etmeyerek bu alanda inat ederek bu alanı büyütmeye ve çoğaltmaya Mersin’de ve Türkiye’de LGBTİ+ların eşit yurttaşlık haklarını talep ettikleri, ayırımcılığa karşı feministlerle ve heteroseksizim karşıtlarıyla örgütlendikleri bir alan burası ve talepleri de bu şekilde oluşuyor. Öncellikle özgür ve eşit bir yaşam taleplerini yükseltiyor. Mersin onur haftası geçen sene pandemiden dolayı fiziksel aktivitelere yer verememişti. Bu sene de geçen senenin bir araya gelinememesinin verdiği coşkuyla fiziksel ve yer yer online etkinliklerin yer aldığı biz dizi etkinlik kapsamı vardı. Online etkinliğimizde İstanbul’da gerçekleşen saldırılardan kaynaklı ertelemek zorunda kalan iki etkinliği  kapsıyordu. Temamız kapsamında tüm bu etkinliklerimiz ‘kesişim’sellik konusu çerçevesinde tartışmalar yürütüldü.”
‘yalnız hissettiğinde bu kalabalığı hatırla!’
Onur Haftası’nın genel olarak kalabalık olmasının ve piknikte de yaşanan coşku ve kalabalığın kendilerini yalnız olmadıklarını hissetmelerine neden olduğunu söyleyen Eroğlan, “Gerçekleştirdiğimiz piknik de fiziksel buluşmamamızdan bir tanesiydi bu piknik ve oldukça katılım vardı. Etkinliğimiz coşkusu bence geçtiğimiz sene yüz yüze gelememekten ve LGBTİ+ların ve kadınların giderek alansızlaştırıldığı, örgütlü mücadelelerinin hedef gösterildiği bu atmosferde bir arada olmanın getirdiği bir coşkuydu. Orada talep ettiğimiz her şeyi haykırdık,  görünürlüğümüz de sağladık. Biz amacımıza ulaştığımızı düşünüyoruz.  8 Mart Gece Yürüyüşü’nde bir döviz vardı; ‘Yalnız hissedersen, güçsüz hissedersen bu kalabalığı hatırla’ diye. Evet biz de bu kalabalığı hatırlayarak güçleniyoruz. Çünkü baş etmek zorunda kaldığımız şiddet, ayırımcılık ve katliamlar var. Bunlarla baş etmek çok güç. Biz motivasyonu birbirimizi görerek birbirimize sarılarak ve birlikte olarak, güçlenerek sağlıyoruz. Bir kez daha söylemek istiyorum ‘yalnız hissettiğinde, güçsüz hissettiğinde, çaresiz hissettiğinde bu kalabalığı hatırla!’

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner227

banner233

banner255

restbet