Öne Çıkanlar AHMETDAVUTOĞLU gündem yenişehir erdemli mezitli

Bu haber kez okundu.

DEVLET ELİYLE KARABORSA  ARICILIKTA ŞEKER KRİZİ  

HABER: ŞİRİN ALP - Elif KURTTAŞ

Mersin’in Cemilli Köyü’nde kış aylarını geçirmek için Ordu ve İstanbul Arı Yetiştiricileri Birliğine kayıtlı arıcıların kovanlarında açlık sebebiyle ölümler gerçekleşiyor. Piyasada şekerin günlük artan fiyatları nedeniyle üretici şekeri temin edemediği, her gün kovanlarındaki arılarını kaybediyor. Son zamanlarda Arıcılık sektöründe yaşanan olumsuzlukları Tunceli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Kazım Doğan ve Mersin Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Adem Kurt gazetemize değerlendirdi.

KIŞ KONAKLAMA MERKEZİNDE ARI ÖLÜMLERİ

Türkiye’deki arıların kış aylarında yaklaşık olarak yüzde 20’sinin Mersin’de olduğunu ifade eden Tunceli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Kazım Doğan; “ Akdeniz bölgesi özellikle Türkiye’nin arıcılıktaki kış konaklama merkezidir. Adana, Mersin, Hatay, Antalya, Muğla, Aydın gibi iller kışın arıların merkezidir. Türkiye’de 8 milyon arı kovan varlığı düşünüldüğünde bu sayının yarısı bu dönemde Akdeniz Bölgesindedir. Mersin’de bunun en önemli yerlerinden biridir.”  açıklamasını yaptı.

Yıllar içerisinde arıcıların karşılaştığı sorunları birer birer anlatan Doğan; “ Bugün arıcının besleme şekeri ile ilgili önemli ve ciddi bir sorunu var. Arıcı besleme şekerini bulamıyor. Bugüne kadarki alışkanlıklar sebebi ile aslında arıcı bir tedarikte yapmış değil. Arıcının alışkanlıklar şöyleydi, Mersin’e gelirdi şekerini alırdı arısını öyle beslerdi en azından nektar akımına kadar bu süreç böyleydi.” dedi.

“KONAKLAMACI NE YAPACAK”

Şehir dışından gelen arıcıların yer ve depolama konusundaki sıkıntılarının olduğuna dikkat çeken  Doğan,“ Mersin’deki arıcı şekerini son bahardan almış olsaydı koyabileceği bir deposu bir evi vardı. Peki bu il’e konaklamaya gelen arıcı ne yapabilirdi. Mersin arıcısından en az 3 ile 4 kat fazla arı kışlama için getiriliyor. Diyelim ki arıcı 50 çuval şeker alsaydı bu şekeri nerede depolayacaktı yani götürüp yaylada çadırına katamaz.  Bu yüzden genel alışkanlık ilkbaharda şeker almaktır.” açıklamasını yaptı.

ARININ ÖNEMİ KAVRANMIYOR ŞEKER ARICILARA ULAŞMALI

‘Türkiye genelinde arının önemi kavranamıyor’ diyen ve özellikle arıcıların yapmış olduğu işlin öneminin bilinmesini isteyen Doğan “ Bu ülkede arının önemi kavranmıyor. Mesela limon meyve veriyorsa bu arı sayesindedir. Bütün tarımsal anlamdaki tozlaşma sağlayan arı olduğuna göre bunun Mersin’deki önemi daha fazla kavranmalı. Bu fiyat maliyetlerine insanlar yağda, unda, makarnada alıştılar. Tepkilerini farklı biçimde dile getiriyorlar ve bir şekilde bu ürünleri bulabiliyorlar. Ama Mersin’deki arıcı şeker bulamıyor mesela toptancı her gün değişen şeker fiyatları nedeniyle arıcıya şeker satmıyor. Üretici diyor ki tamam 600-700 lira olsun ben alayım, ama yinede piyasada şeker yok bulunmuyor.” dedi.

DEVLET ELİYLE BİR KARABORSA VAR

Kurumlar arası şeker fiyatlarına dikkat çeken Doğan “ Devletin iki kurumu mesela biri Türk Şeker’de 50 kilogram çuvalın 298 lira fabrika çıkışı var. Bir diğeri Tarım Kredi Kooperatifi’nde bu çuval şekerinin fiyatı 630 liraya bugün itibariyle satıyor. Ama yarın ne olur bilinmez. Yani devlet eliyle bir karaborsa yaratılıyor. Serbest piyasada ise 750-800 civarında fiyatlar var. Her yıl Mersin Halinden arıcımızın almaya çalıştığı şekeri bu sene toptancı arıcımızdan kimlik kartını isteyerek en fazla bir çuval iki çuval veririm diyerek esnaf bile ilginç bir şekilde zabıt tutuyor. Neyin zabtıysa bu bizim tarafımızdan anlaşılmış bir şey değil. Bizim birlikler olarak kuruluş amacımız arıcıya şeker dağıtmak üyelerimizin ihtiyaçları doğrultusunda çalışmalar yapmak. Tamam onu da yapmayalım dağıtmayalım ama devletin Türk Şeker ve Tarım Kredi Kooperatifleri aracığıyla bu konuda yardımcı ve üreticiyi desteklemesi lazım. Gelinen noktada devletten ya da özel sektörden şeker almak arasında bir fark yok. ” açıklaması yaptı.

“TÜRK ŞEKERİ ŞEKER DAĞITIMINI BİR LÜTUFMUŞ GİBİ GÖSTERİYOR”

Piyasada manipülasyon yaratılmamış olsaydı aracılar için yeterli olacağını ifade eden Doğan, “Aslında isteğimiz nedir biz devletten bedava şeker falan istemiyoruz. Devlet fabrikalarında üretilen şekerin bir an önce arıcıya ulaşmasını istiyoruz. Bunu son haftalarda Tarım İl Müdürlükleri aracılığıyla yapmaya başladılar buna itirazımız yok, Tarım İl Müdürlükleri aracılığıyla AKS kayıtları baz alınarak dağıtılsın. Ama bugün birlikleri bölmeye yönelik bir yapı Mersin’de şeker dağıtıyor. Garip bir şekilde Türk Şekeri’nin şekerini dağıtıyor. Bu şeker dağıtımını bir lütufmuş gibi parasını aldığı bir şekeri kar koyduğu şekeri davul zurna çalarak gerçekleştiriyorlar.” dedi.

“SİSTEM BİR KAOS YARATIYOR VE KAOSTAN BESLENİYOR”

Herkesin anlık sorunlar üzerinden meseleyi ele aldığını kaydeden Doğan, “  Ama bu sorunun kaynağı mevcut sistem. Ne arıcı ne de bir firma sorunlu. Sistem bir kaos yaratıyor ve kaostan besleniyor. Bu ülkede şeker mi yok, öyle bir şey yok. Şeker bir önceki yıl hasat edildi ve depolarda bekliyor. Bizim Tarım Kooperatiften iki gün önce aldığımız şeker kerpiç bağlamıştı yani depoda uzun süredir beklemiş bir ürünü satın aldık.” açıklamasını yaptı.

34 NUMUNEDEN 29 TANESİ SAHTE

Ayrıca piyasada bir sahtecilik olduğunu belirten Doğan, “ Bizler bununda çalışmasını yaptık. Yapılan çalışmalarda 34 bal numunesinin 29 tanesi hiç bal değildi geriye kalanlarda zar zor bala uydurulmuştur. Bunları da bütün ülke biliyor bakanlık her yıl sahtecilik listesi yayınlıyor yayınladığı liste faaliyete devam ediyor. Bir kurumu ifşa ediyor ama onlar çalışmalara devam ediyor cezayı yiyor sonrasında ödüyor ve kaldığı yerden devam ediyor.” açıklamasını yaptı.

Arıcının zor durumunun görülmesi gerektiğini vurgulayan Doğan, “ Bahar beslemesi bütün Avrupa’da dünyada kabul görüyor ve bu besleme için 1 kovan arının yıllık bazda 15 kilogram şekere ihtiyaç vardır. Önceden bu piyasada temin edilebiliyordu ama artık bir karaborsa yaratıldı ve üretici zor durumda şuanda aslında bizim bütün konu başlığımızda bundan ibaret.” diyerek açıklamasını sonlandırdı.

ŞEKER FİYATLARINDA ANORMAL ARTIŞLAR

Şeker fiyatlarında anormal artışları Mersin Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Adem Kurt’da değerlendirdi “Bu yıla kadar piyasada şeker fiyatlarında bir atış olmadığı için ihtiyacı kadar gider toplantıcıdan şekerini alır arısını beslemede kullanırdı. Ama bu sene fiyatların 180-200 liradan, 800-1000 liralara çıktı. Artış yüzde 500 civarında oldu. Ürün bazında üreticinin sattığı ürünün aynı fiyatta kalması hatta satamaması söz konusu oluyor. Hem sattığı ürünün değerlenmiyor aksine aşağı gidiyor hem de akaryakıt, şeker ve diğer girdi maliyetlerinin yüzde 300-500 civarında olması üreticiyi adeta çöküntüye sokuyor.” dedi.

İKLİM ŞARTLARI ARICILIĞI ZORLUYOR

Adem Kurt şöyle konuştu: “ Bir kolan arıyı doyurmak için normalde ortalama 2 gün yada 3 günde bir,  1 kilogram şeker verilmesi gerekir. Arının varlığını devam ettirmek için bu şarttır. Hele birde iklim şartları düşünüldüğünde bu yıl çok sert geçti nektar açılımı gecikti. Doğada nektar yok eğer arı beslenmese ölümler başlar ve ölümler aslında ciddi şekilde de başladı şuanda. Bu sebepler yüzünden arıcılık sektörü ciddi bir şekilde darbe yedi.”

“DERNEKLER, PLATFORMLAR ÜZERİNDEN SPEKÜLASYONLAR YAPILIYOR”

Aylar öncesinde şeker fiyatları normal iken Türk Şeker ile görüşme yaptığını ifade eden Kurt konuşmasını şöyle tamamladı: “ Bu görüşmede aracıların gelecekte bir şeker sorunu olacağını söyledik. Gelin dedim bu çalışmayı beraber yapalım hepimiz Tarım Bakanlığına bağlıyız gidelim, İl Tarım ile beraber kovan başı belli bir kilogram şeker belirleyelim ve İl Tarım ile beraber güzel bir şekilde dağıtımını yapalım diye teklif verdik. Aylar öncesinde söyledik ama geldiğimiz süreçte dernekler, platformlar üzerinden spekülasyonlar yapıldı. Saçma sapan bir dağıt yapıldı. Ayrıca bu şekerler dağıtılırken tek şartları birlikten istifa etmesini istiyorlar. Buda oldukça tuhaf bir durum.” açıklamasını yaptı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.