banner214

Bugünlerde insanların yüzlerine bakınca göreceğiniz en büyük şey; umutsuzluk ve hayal kırıklığı…

Bu umutsuzluğu yaşamın her alanında insanların yüzlerinde okumak mümkün; ekonomik, sosyal, siyasal, yargı ve ailevi hayatta.

İnsanlar ekonomik olarak büyük bir çöküş yaşamakta; üniversite mezunları yurtdışına çıkmanın yollarını aramakta, banka borçlarıyla hayatlarını idame etmeye çalışan işçiler; işlerini kaybetme korkusuyla güne uyanmakta, birçoğu kepenk kapatmış esnaf intihar eşiğinde.

Toplum sosyal anlamda kutuplaştırılmış ve karşıt görüşe empatiyi geçin, düşman gözüyle bakıp militanlaşmaya doğru evrilmekte.

Siyaset yapma alanı o kadar daraldı ki muhalefete dahil biri, bir cümle kuracaksa üzerine defalarca düşünmek durumunda. Aksi takdirde ya yargıyı ya da basını sopa olarak elinde tutan bir kesim siyasetçiden, payına düşeni almak zorunda kalmakta muhalifler. Hatta çoğu zaman iş sokakta linç ettirilmeye kadar gitti defalarca.

Yargıya gelince; biz hukukçu değiliz ama gözlerimiz, bazı kesimin yargılanamazlık zırhını üzerine giydiğini apaçık görmekte. Yanılıyor olsak dahi, hukuk dünyasına dahil binlerce insana yargı bağımsızlığını soracak olursa birileri baskın cevabın ‘hayır’ olacağına adım gibi eminim.

Maalesef olanlar gün gibi ortadaydı ama kimse bir şey diyemiyordu. Ya da ülke tarihi boyunca her zaman olduğu için ‘zaten hep vardı’ diyerek umutsuzlukla geçip gidiyordu insanlar.

Ama son aylarda suç örgütü liderliğinden hüküm giymiş Sedat Peker’in devlet içinde bulunduğu ilişkileri ve başkalarının ilişkilerini itiraf etmesiyle, farklı iddiaları yavaş yavaş duyuyoruz.

Devlet, mafya, bürokrasi, yargı, medya, uyuşturucu, rüşvet, kumpas…

Yani iddialar göre yan yana gelmemesi gereken bütün sıfat ve objeler iç içe geçmiş durumda yıllardır.

İddiaların doğruluğu onaylayacak veya çürütecek makam yargı ama iddialar hakkında henüz bir gelişme yok. Konuya dair adı geçen siyasilerden iddiaları çürütmek adına, toplumu tatmin edecek herhangi bir kanıt, delil yok.

Olan bu işin içinde mafya ve siyasilerle ilişkisi açığa çıkan birkaç çıkarcı gazeteciye oldu. O da sonunun ne olacağı bilinmeyen bir soruşturma ve soruşturma dahi yemeden istifa sunan bir spiker. Bahsettiğimiz bu gazeteciler on yılda servetlerini katlamışlar ama buna dair hiçbir soruşturma yok, bu malvarlığının kaynağını soran yine olmadı.

Eğer iddia edilenler doğru ise ülke insanının çelikten bir sabrı var.  Ya da demokrasi ve günyüzü görmek nasip olmamış halka kırağı çalmıyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner227

banner233

banner255