banner318
Öne Çıkanlar mersin mezitli abdullahözyiğit alimahirbaşarır GÜVENMASASI

“GAZETE BENİM HAYATIM”  BİR DUAYEN YAKUP BONCUK

Haber: Elif KURTTAŞ

Nevzat Doğan ile 1977’de başladıklarını vurguladıklarını ifade eden Boncuk “İlk önce Yenises Gazetesiyle başladım. Biz sadece askerden sonra iki sene toplamda dört sene Nevzat’la ayrı kaldık. Ondan sonra hep beraberiz. 1991’de Tarsus'un Sesi Gazetesinde yine birlikte çalışmaya başladık.” şeklinde ifade etti.

Çok küçükken gazete dağıtarak başladıklarını ve her tür baskı sistemlerini gördüklerini söyleyen Gazeteci Yakup Boncuk “Gazete dağıtımından sonra spor muhabirliği yaptık. Ondan sonra Tipo baskı sistemi vardı. Sonra da Entertype geçti. Entertyptan sonra ofsete geçti. Biz üçünü de yaşadık, şanslıyım. Yani biz o sonradan kalma çivi sistemi dedikleri eski sistem var Osmanlı'dan o sistemden başladı ilk teknoloji. Yani ilki gördük, ortayı gördük, son teknolojiyi de gördük.” ifadelerini kullandı.

“GAZETE BENİM HAYATIM”

Bu meslekten de emekli olduklarını ifade eden Gazeteci Boncuk “İyi ki bu meslek. Ama şöyle, gazeteciler emekli olmaz. Gazete benim hayatım. Bir de her şey para demek değil. Bu iş sevda ve gönül işidir. O olmazsa asla zaten devam edilmiyor. Ben evlendiğimde eşime dedim ki bak benim birinci eşim sen değilsin. Kim dedi? Benden önce biri mi var? Evet dedim var. Kim var? Gazete var. Evet. Birinci eşimiz gazete. Eşimiz ve eşimiz ikisi de.” ifadelerini kullandı.

“BERABER EMEKLİ OLDUK”

2012’de Nevzat Doğan ile beraber emekli olduklarını söyleyen Boncuk “Yani böyle çok küçüklükten başlayan kişileriz. Nevzat’ın ayda bir çıkan Mersin Kent Gazetesi var. Ben Akkoza ve Tarsus Express Gazetesi’ni çıkarıyorum.  Nevzat kendi gazetesinin sahibi fakat ben çalışanım. Onun dışında web sitelerimiz var. tarsus724.com, gazetemmersin.com bir de tarsussporaktüel.com. Tarsus mektubu var o da şahsi bloğum oluyor.  Nevzat'ınki de mersinkentgazetesi.com .” dedi.

“TERZİ ÇIRAKLIĞINDAN MÜVEZZİNLİĞE YOLCULUK”

Ortaokul dönemlerinin de beraber geçtiğini vurgulayan Gazeteci Yakup Boncuk “İkimiz de Cengiz Topel lisesinin ortaokul bölümünde okuyorduk. Öğlene kadar ortaokuldu, öğlende sonra liseydi eskiden. Gazete dağıtarak başladık. Gazete dağıtımına başladığımda 12 yaşındaydım. Öncesinde sekiz yaşında terzi çıraklığı yapmıştım. Çıraklık yaptıktan sonra Yenises Gazetesi’ni dağıtmak için eleman arıyorlarmış. Ben de ortaokula gidiyordum o zaman. Dayımda muhasebesine bakıyordu gazetenin. Bana da gazete dağıt dedi harçlığımın çıkması için. Yani okuyabilmek için gazete dağıtacağına başladım.” şeklinde konuştu.

 “MÜREKKEP YALAYAN BIRAKAMAZ”

Mürekkebi yaladığımız için bırakamıyoruz diyen ve anılarından bahseden Gazeteci Boncuk “ Yani bu sektörde gerçekten mürekkep yalayan bırakamaz. Ben gazete dağıtırken on iki yaşındayım. O zaman on iki Eylül'de on iki yaşındaydım. Sağ sol olayların olduğu dönemdi. Hilmi abi bizim gazetede sol görüşlü öğretmenler hakkında yazı yazmıştı. Sonrasında gazeteyi bastı öğrenciler, 15-20 öğrenci. O zaman gazetelerde fotoğraf çıkmıyordu. Yazanı kimse tanımıyor. Bu Cengiz Topel Lisesi solcuydu. Öğretmenleri çocukları göndermiş. Hilmi abiyi dövmeye geldiler. Hilmi abiyle ben de tam Cengiz Topel'e okula gideceğim. Öğrenciler geldi.  Hilmi abiye dedi ki Yıldız Ulaşmaz burada mı dediler? O da dedi ki şimdi yemeğe gitti dedi. Ne zaman geliyor? Bir buçuk ikide gelir dedi. Ben de Hilmi amcaya dedim ki niye yalan söyledin o öğrencilere dedim. O dedi ki bak buna Cengiz Topel Lisesi'nin öğrencileri. Eğer söyleseydim 15-20  kişi benim üstüme çuvallanır, döverdi.” diyerek  bu durumu hep aklımın bir köşesine yazdığını söyledi.

DOLU DOLU ANILAR VE YAŞAMIN YANSIMASI

Yıl 91-92’de buna benzer bir olayın başına geldiğini ifade eden Yakup Boncuk “Benzer bir olay ise şöyle oldu. Bir iki tane hırsızın haberini yazmıştık. Bir gün sonra nineleri gazeteyi bastı. Haberi yazan Nevzat’tı. Nevzat'a ben yazma bak döverler bizi dedim. Sonra sen korkuyorsun dedi. Ben korkuyorum demedim. Bunların nenesi cazgır kadın dedim ve dediğim gibi o kadın bir gün sonra geldi gazeteyi o bastı. Nevzat geliyor. Şimdi kadın geldi sordu bunu kim yazdı? Dedim ki bunu yazan toplantıya gitti dedim. Yani Hilmi abinin yaşadığı benim aklıma geldi. Aynı 80 yılındaki olay. Bizde kadına burada değil diyerek kurtulduk.” diyerek meslek hayatının dolu dolu geçtiğini ve yaşadıkları her andan öğrendikleri çok şeyin olduğunu söyledi.

Haber Merkezi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner306

banner291

banner262

banner313