banner214

Bu defa gündemde kısa adı TÜGVA yani Türkiye Gençlik Vakfı var. Bir süredir İstanbul'da çeşitli sorunlar yaşanıyor. Eski belediye döneminde tahsis edilen yerler var. Bir türlü tahliye edilemiyor. Kanun, nizam hiçbir şey tanımıyorlar. Çünkü yönetimde Sayın Cumhurbaşkanı'nın oğlu var, arkaları güçlü kimseyi takmıyorlar. Bu vakfa ait olduğu öne sürülen bazı listeler paylaşıldı. Sanırım bu işlemi eski bir vakıf çalışanı paylaşmış, vakfın referansı ile Türk Silahlı Kuvvetlerine, Emniyete, Bürokrasiye yerleşen, yerleştirilen yüzlerce kişinin bilgisi ve referans olan yöneticilerin isimleri yer alıyor. Anlatılanlara göre onlarca şehirde vakfa ait yerlerin kiraları da belediyelerce veya valilikçe karşılanıyor. İzmir Atatürk Lisesi Müdür Yardımcısı Bora CANGÜLOĞLU özel organizasyonlar için sınıfların TÜGVA'ya tahsisine karşı çıktığı için görevden alınıyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi kendisine ait taşınmazları bir türlü boşalttıramıyor. Çünkü güçlüler, mahkeme kararlarını tanımıyorlar. Bu kadar pervasızlık anca bizim gibi geri kalmış ülkelerde yaşanır.  Sayın Cumhurbaşkanı güneyde, Suriye'de güvenli bölgede yaşanan saldırıları önlemek için yeni bir kara harekatı sinyali verdi. Tabii ülkemizde hemen dövizde yeni bir artış yaşandı. Ekonomimiz demek ki bu tür hamleleri karşılamaktan uzak.

Tabii bu söylenen hamle bizim beyanımızla olmuyor, o bölge de Rusya ciddi bir güç, izni olmadan harekat yapılamaz ayrıca orada Amerika var, onların da onayı olmadan birşey yapılamaz. Onun için bazı görüşmeler yapılıyor. Gelişmeler daha sonra ortaya çıkar. Geçenlerde Amerika'dan yapılan açıklamada Türkiye'nin İdlib'i koruma çabalarının İŞİD’le mücadeleye ciddi zarar verdiğini açıklamıştı.

Bir süredir bizimde F-16’larla ilgili ABD ile alım ve modernizasyon konulu bir pazarlık dönüyor. Gelişmiş ülkeler zirvesinde bu konuda masaya yatırılacaktı ama görüşme imkanı nasıl oluşacak belirsiz durumda. Rusya ile Suriye'de ki gelişmeler nasıl değerlendiriliyor ayrı bir konu. Yıllardır bu iki ülke çok yakın müttefikler, orda yapılacak girişim onları da ilgilendiriyor.

Bir süredir sessizliğini koruyan suç örgütü lideri Sedat PEKER'den bir açıklama vardı; Kolombiya'dan Türkiye'ye sevk edilme durumunda yakalanan 5 ton kokainin sahibinin kim olduğunu soruyor. Vallahi bizde merak ediyoruz ama bir türlü bilgi sahibi olamıyoruz. Bu olayda İçişleri Bakanı Süleyman SOYLU'nun dahil olduğunu, olayı örtmeye çalıştığını iddia ediyor. Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı bir açıklama yaparak Kolombiya Emniyeti ile ciddi işbirliği mevcut fakat onlara iletilen adli yardımlaşma talebimiz yanıtlanmamış denmektedir. Bu konuda Sedat PEKER'de diyor ki onlarla işbirliği olmuyorsa bu konuda DEA diye uluslararası kuruluş var, niye oraya başvurmadığınız. Bu konuda Emniyeti suçlamıyor fakat onların üstünde yer alan siyasileri hedef alıyor, sorumlu onları görüyor.Bu söylemlere net yanıt verilemediğine göre doğruluk payı mevcut. Bu konularda devlet yönetimi sessizlik içinde.  Savcılar devrede yok, hiçbir işlem yapılmıyor bunu anlamak çok zor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner198

banner227

banner233

banner255

banner231