banner214

Milletler için her zaman en önemli meslek hiç şüphesiz eğitimdir. Ve bu eğitimin gayesi de , çağı anlayan geçmiş ve gelecek arasında iyi bir köprü olabilen nesil yetiştirmek olmalıdır. Amaç çocuklarımıza yönelik, mutlu ve kaliteli yaşam hazırlamak. Ekonomik refah, eğitimli bir insan , iyi bir eşitlik ve adalet. Bağımsızlık, özgürlük, öz güven Ve medeni insan olma hayallerini gerçekleştirme. Toplumu ilerletme, ulusal kalkınma. Görüldüğü gibi eğitimin bize sağladığı bir çok fayda vardır. Ancak bütün bu faydaların ötesinde eğitimi insan olmanın bir gereği olarak görmeliyiz. Çocuklarımızı yetiştirirken onlara cesaret, öz güven kazandırmalıyız. Öz güven, insanın kendinde güvenme duygusudur. Öz güven, çocuklarımızı başarıya doğru götürür. Öz saygıyı öğretir. İnsanın kendine olduğu kadar başkalarına ve yaşadığı hayata saygıyı duymasını gerekli kıldığı için, geliştirmeye ve

yükseltilmeye gereksinim duyar. Kişi kendine verdiği değeri artırır, bilgisini çoğaltır . Kaynaklarını kullanmayı öğrenir. Ve hayati dost ve anlamlı olarak algılamaya başlar. Öz saygıyı da aynı ölçüde artıracak. Çocukların öz güven kazanmalarından , aile yaşamının çok önemli bir rolü vardır. Aile içerisinde yaşananlar, çoğu zaman başarı yansımaz. Aile içinde adeta mutluluk uyunun oynanır . Aslında, çocuklarına en fazla zarar veren aileler yüzeysel anlamda mutlu ve hatasız görünmeye çalışan ailelerdir. Bu tip aileler, bütün çocuklarımızı sever ve onlara karşı hiçbir ayrım yapmayız derler. Ancak aile içinde, çoğu günah keçisi gibi belirleyip hata ve kusuru o çocukta ararlar.

Aile yaşamını görünen tarafı değil. Görünmeyen tarafı ilişkileri belirletmekte, çocuğun öz güven gelişimini desteklemekte yada engellemektedir. Bunun için, her aile içinde değer sistemi açıklanmalı böylelikle çocuklar neyin doğru neyin yanlış olduğunu anlamalı.

Ailenin koyduğu kurallar , kolayca tanımlanabilmeli ve gerektiğinde tartışabilmelidir. Aynı çatı altında güvenli ve uyumlu bir yaşam sürebilmek için, her ailenin bazı kuralları olması gerekir.

Son dönem de, sıkça dindar ailelerin çocuklarının deist yada ateist olduklarının nedenlerinin sevgiyi unutup hep kanun konuşuyoruz. Yargılayan, baskılayan , bir yaklaşımla, İslâmî örneklerde Allah’ı sevdirmekte çocukları ıskaladık, çünkü Allah’ı sevdirmeyi değil sürekli kanunları konuştuk. Biz aileler, çocuklarımıza ya aşırı serbest bırakıyoruz yada aşırı baskı veriyoruz. İkisi arasında savrulan gençler, kendilerince itilmiş hissediyorlar. Zaten ilgilenilmeyen ailelerin çocukları ise kendince savrulup duruyorlar. Yaşadığımız travmalarımızı çocuklarımıza yansıttık. Aile içerisinde anneniz, babanız, kardeşleriniz davranışlarından etkilenirsiniz. Evde , anne baba sağlıklı bir inanç içindeyse bugün İslami değerleri tam manasıyla öğretmek için, ciddî bir tahsil alması lazımdır. Bunun için bir yaz kursu yetmez.

Peygamberimiz ( s . a .v. ) ashabına yirmi üç sene İslami öğreti. Bu kültür, ancak yirmi üç senede tamamlandı. Demek Ki bunu hayat boyu devam eden bir tahsil hâlinde yaşamak lazım.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner198

banner227

banner233

banner258

banner231