Ekonomik kriz daha da ağırlaşarak yük bindirmeye devam ediyor. Toplumsal tepkilerden çekinen iktidar olağanüstü durumlarla ilgili sıkıyönetim vari antidemokratik yöntemlere başvuracağını yavaştan seslendirmeye başlamış durumda. Tek adam rejiminin getirdiği son nokta burası, bir türküde bahsedildiği gibi ''yolun sonu görünüyor''.

Yeni Maliye Bakanımız Sayın Nebati daha önceki dönemlerde kaleme aldığı doktora tezinde, son yarım asırlık dönemde askeri darbelerde hep sol unsurların budandığını ve bu süreçlerde yıpranan liberal sağ yönetimlerden sonra 2000’lerin başlarında İslamcı siyasi hareket işbaşına gelmiştir. İlk dönemlerinde kısmen takiye yaparak demokratik, eşitlikçi bir görünüm çizmelerine rağmen, sonraki dönemlerde daha sert ve antidemokratik yönelimlere başlamışlar ve son aşamada hesap vermeyen tek adam rejimini ortaya koymuşlardır.

Sayın Cumhurbaşkanı'nın ilk dönemlerinde bir sözü vardı. Yani gariban biri olduğunu söylüyordu. Ama sonrası hiç öyle gitmedi, hem kendileri hem de yakın çevreleri alabildiğince zengin oldular. Hani bir söz vardır; çok laf yalansız, çok para haramsız olmaz diye. Bu dönemde de harama, hileye çokça bulaşıldı. Dindar olmak kötü bir şey değil. Ama din adına kötü şeyler yapmak kötü. Keşke biz yanılmış olsak ve şu anki kriz ortamında olmasak ama yanlışlara devam ederek geriye dönülmez bir noktaya getirildi. Geldiğimiz noktadan çıkışla ilgili bir ışık görünmüyor. Onlar sorun yok diyor ama artık inanmıyoruz. Çünkü gelişmeler ortada.

Katarlılara yeni limanlar sağlamaya devam ediliyor. Antalya Limanının 2047 yılına kadar işletilmesi büyük olasılıkla veriliyor. Aselsan da bazı üretimlerin patent hakları onlara devrediliyor. Yavaş yavaş dediklerini yapıyorlar. Eskiden bazı kamu kurumlarına ait çok değerli mülkleri Tedaş'a bedelsiz olarak devredip daha sonra bu arazileri istedikleri kişilere satacaklar. Tabii ki buda Arap sermaye çeteleri alacak. Üretmeden sadece elde olanları satarak nereye kadar gidilir belli değil.

Bir süredir meydanlarda yapılan mitinglerle ilgili sayısal söylemler ortaya atılıyor. Sayın Cumhurbaşkanı muhalefetin henüz alanları dolduramadığını iddia ediyor. Mersin mitingini biz yaşadığımız için bu söylemin doğru olmadığını iyi biliyoruz.

Ayrıca Selahattin Demirtaş bir iddiada bulundu. İstanbul'da miting yapalım sırayla kim daha az insan toplarsa siyaseti bıraksın dedi. Bu konuya cevap veren olmadı. Demek ki muhalefet alanları dolduruyor ve kitleler gün be gün artıyor.

Ekonomik kriz derinleştikçe insanlar siyasal tercihlerini de sorguluyor. Büfelerde ekmek kuyrukları gün be gün uzuyor. İnsanlar keyfinden o kuyruklara yönelmiyor. Hükümet görmezden gelse de insanların alım güçleri bir hayli düştü. Gençler yaşamdan ve gelecekten umutsuz. Bazı meslek grupları da yurtdışına yöneliyor. Daha insanca yaşayabilmek için. Sıkıntıları anlatmakla bitiremiyoruz. Umutsuzluk her yanımızı sımsıkı sardı ama yine de teslim olmak yok sonuna kadar mücadele.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner291