banner214

ATOM KARINCA

Atom Karınca deyimi, ülkemizde çok çalışkan insanlara, ülkesine ve halkına hizmet ederken yılmak yorulmak bilmeyen, durmaksızın çalışan kimselere takılan bir lakaptır.

Bazen bir futbolcu, bazen bir Vali, bazen Garnizon Komutanı, bazen de Belediye Başkanı olabiliyor.

Bu tip insanlar halkın gözünde çoğu kez bir kahraman gibi görülür. Uzun yıllar unutulmazlar, efsane ve fenomen olurlar.

Günümüzde ‘’Atom Karınca’’ deyimini kim için kullanabiliriz?

Ben Mersin’in en eski gazetecilerinden biri olarak, 1965 yılından bu güne kadar gelmiş geçmiş Belediye Başkanlarının hepsiyle tanıştım. Haberlerini ve röportajlarını yaptım. Bu zamana kadar gördüğüm Mersin Belediye Başkanlarının içinde Vahap Seçer kadar çalışkan ve mücadeleci bir başkan görmedim.

Meclis toplantısından çıkıyor, yapılan hizmetleri denetlemek için ilçelere koşuyor. Bitmek tükenmek bilmeyen enerjisi ile oradan oraya koşuyor. İki yıl içinde halkın sevgisini kazandı..

Vahap başkan böyle giderse, efsaneleşir ve Mersinin Atom Karıncası olur.

                                                   X  X  X

AK PARTİ YIPRANIRKEN…

18 yıldır iktidarda tek başına ülkemizi yöneten AK Parti döneminde halkımız birçok badireler atlattı. En önemlisi FETÖ’nün darbe teşebbüsü.  Ülkemiz büyük bir felaketin eşiğinden dönmüştü. Daha sonra da Pandemi… Geçen 18 yıl içinde İktidar partisi oldukça yıprandı. Yolsuzluklar, yasaklar ve özellikle yoksulluk konularında Cumhurbaşkanı Erdoğan ve partisi sınıfta kalmıştır.

Peki bunca yıpranmaya rağmen, Ana Muhalefet partisi CHP’nin oyunu zirveye taşıması gerekmez miydi?

Vatandaş sol partiye oy vermiyor yaygarasına kimse inanmasın.

Halkın eğitim seviyesinin daha düşük olduğu 1970’li yıllarda CHP %44  oy almıştı bu vatandaştan.. O halde CHP neden oyunu yüzde 35 veya 40 lara yükseltemiyor?

Genel Başkan Kılıçdaroğlu çalışmıyor mu? Hayır çok iyi çalışıyor. Üstelik diğer muhalefet partileri ile çok güzel  diyalog ve birliktelik kuruyor. Ancak bir eksiklik var. Hatta bir değil birkaç eksiklik var.

Birincisi; Parti içi demokrasi yeterince uygulanmıyor. Küçük olsun benim olsun hastalığı devam ediyor. Unutulmasın ki; haksızlığın olduğu yerde huzur olmaz. Bölünme kaçınılmaz olur.

İkincisi; Homojen örgütlenme eksikliği.. Parti üyelerinin çoğu partinin yolunu bilmez. Aktif görev vermeniz gerektiğinde görev yapacak üyeyi zor bulursunuz..

Örgütlenme konusunda çok yazılar yazdım. Bu sütunlarda zaman zaman konuya değineceğim..

Üçüncüsü; Geleneksel vefasızlık…

Partinin emektarları seçimlerden sonra unutulmak bir yana tanınmıyor bile. Ben buna çok kez şahit olmuşumdur. Neden geleneksel diyorum. Benim babam bile has CHP’li olmanın bedelini çok ağır ödemiştir.

Rahmetli babam anlatmıştı. 1950 li yıllarda Demokrat Parti iktidarda.. Tarsus’un tüm mahallelerinde sokaklar elektrik direği konularak aydınlatılıyordu.  Eski Ömerli Mahallesindeki evlerinin sokağının aydınlatılmaması üzerine babam komşusunu da yanına alarak yetkililere baş vurur. Verilen cevap; ‘’Siz CHP’ liymişsiniz. Gelip DP’ye üye olun. Çalışacağınıza dair söz verin, hemen sokağınız aydınlatılsın.’’  Babam hiçbir zaman inancını ve düşüncesini satmadı. Sadece o mu; Ruhsatın yok diyerek iş yerinin kapatılması ve daha neler?

Ben ilk kez bu vefasızlık örneği ile 1974 de karşılaştım. Kaya Mutlu Belediye Başkanı olalı henüz bir yıl olmuştu. Tarsus’tan gelip Mersin’de Matbaa tesislerimi yeni kurmuştum. Ancak elektriği bağlatmam için ruhsat almam gerekiyordu. Ben de Belediyeye müracaatımı yapmıştım. Her gün Belediyeye gitmeme rağmen bir ay geçmişti hala ruhsatımı alamıyordum. Gazeteci bir arkadaş, o zaman Belediye Başkan yardımcısı olan Meclis üyesi Abdülmacit Nane ismindeki abimizin dükkanını tarif ederek ona gitmemi söyledi. Abdülmacit beyi buldum. ‘’Ağabey, makinamın taksiti geldi. Hala ruhsat alamıyorum. Ben Tarsus’ta partimizin gençlik kollarında çalıştım. Ne olur bana yardımcı olun’’ dedim. Bana ‘’Bizde partizanlık yok.’’ Diyerek terslemişti.  Oysa istediğim şey yasal bir şeydi. Bir vatandaşın sokağına partili olmadığı için elektrik verilmemesi partizanlık sayılır ama partili bir yol arkadaşının yasal bir işini yapmamak olsa olsa vefasızlıktan başka bir şey değildir. Ben CHP’li ve solcu olmanın bedellerini çok ödedim.. Üstelik şimdi de çocuklarım ödüyor… Vefasızlık devam ediyor..

CHP kendi içindeki reformları yapmadan, hiçbir zaman tek başına iktidar olamayacaktır. Oysa Türkiye’nin  CHP’ye ihtiyacı vardır…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner198

banner227

banner233

banner255

banner231