banner214

BU NE BİÇİM ÖNLEM!!!

Kovit- 19 salgını ülkemizi yangın yerine çevirdi. Her 24 saatte 300 ile 400 arası insanımız can veriyor.

Hastanelerde yer kalmadı. Sağlıkçıların feryadını kimse duymuyor.

Bu nasıl ülke yönetimi?  Bu sonucun sorumlusu başta Cumhurbaşkanı olmak üzere Sağlık Bakanı ve Bilim Kurulu üyeleridir.

Bütün vatandaşlar ciddi önlemler alınmasını, en az 30 gün tam kapanma beklerken, ayni zamanda aşılamanın çok hızlı bir şekilde halkın en az yüzde 65 inin bir iki ay içinde tamamlanmasını beklerken, maalesef ki bu saydığım sorumlular hala işi hafife alıyorlar.

BÖYLE ÖNLEM Mİ OLUR?

-Sadece geceleri sokağa çıkmak yasak olacakmış.

-Şehirler arası seyahat özel araçla yapılamayacak ama otobüs ve uçakla yapılabilecek miş!..

-65 yaş üstü vatandaşlara kısıtlama, yani ev hapsi devam edecek, hatta şehir içi otobüslere binmeleri yasak olacakmış.                              

Sanki Korona virüs akşamları bulaşıyor, gündüzleri yatıyormuş…  Şaka gibi..

Şehirler arası seyahati kendi arabanızla yaparsanız virüs bulaşır, otobüs tren veya uçakla yaparsanız bulaşmazmış gibi.

İnsanlar sabah ve akşam mesai başlangıcında ve bitiminde şehir içi otobüslerde ‘’lebaleb’’ yolculuk yapıyorsa, fabrikalarda işçiler yan yana çalışıyorsa, kapalı alanlarda kongreler veya başka toplantılar yapılabiliyorsa, bunları gören vatandaş da ayni sorumsuzlukla basit önlem kurallarına uymuyorsa, bu salgın hiç bitmez her geçen gün artarak devam eder.

Sonuçta 1 yıl önce söylediğime gelecekler, en az 15 gün tam kapanmak zorunda kalacağız.. Bu iş kısmi yasaklarla olmuyor. Bunu neden hala anlamıyorlar?..

  KÖY ENSTİTÜLERİ…

Köy Enstitülerinin 81. Kuruluş yıl dönümü kutlandı.

Mustafa Kemal Atatürk’ün projesini hazırladığı, 1938 den itibaren Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel tarafından alt yapıları hazırlanan Köy Enstitülerinin kuruluşu 1940 yılında hayata geçirildi. 1954 yılına kadar faaliyet gösteren Enstitüler, 1954 yılında Emperyalistlerin baskısına boyun eğen zamanın iktidar yöneticileri tarafından kapatıldı. Eğer Köy Enstitüleri kapatılmasaydı. Ve ülkenin geleceği Emperyalist ülkelere peşkeş çekilmeseydi,  bugün Türkiye dünyanın en zengin 5 ülkesinden biri olabilirdi.

Cehaleti ve yobazlığı yok eden, üretim ve kültür odaklı Köy Enstitülerini halkımızın çoğunluğu henüz kavrayabilmiş değildir.

Geçen yıl Yenişehir Atatürk Kültür Merkezinde Köy Enstitülerinin anlatıldığı konferansa katıldım.  İzleyicilerin sayısı çok azdı. Bu çok üzücü.  Aydınlarımız ve aydınlanmacı kurumlarımız Köy Enstitülerinin daha iyi tanıtılması için sık sık etkinlikler düzenlemeli, bu yönde çalışmalar yapılmalıdır.

  MERSİN’DE TRAFİK..

B. Şehir Belediyemizin Mersinimizin göbeğinde büyükçe  bir katlı Otopark yapmakta olması gerçekten takdire şayandır. Ancak yeterli değildir. Trafik sıkışıklığını giderecek başka çözümler de gerekir. Metro projesi buna önemli bir katkı yapar, ancak Metro’yu yapmak kolay değil, o uzun vadeli bir çözüm.

Kent merkezinde trafik sıkışıklığı her geçen gün daha fazla can sıkıyor. İstiklal caddesi ve Hastane caddesinde, kaza yapmadan rahatça araç kullanmak gerçekten de zor..

Bu caddeler Mersinin en eski çarşılarının bulunduğu yer. Buralardaki mağazalar ve küçük esnaflar hayatından memnun değil…

Oysa bu caddeler çok cazip hale getirilebilir.

Hastane caddesi,  tıpkı İstanbul Beyoğlu İstiklal caddesi gibi, trafiğe kapatılır. Yayalar tramvay ile gidiş geliş yapabilir. Kaldırımlar genişletilir ve güzelleştirilir. Caddedeki bütün işyerlerinin ön kısmına yürüyenleri güneşten ve yağmurdan koruyacak  sundurmalar yapılır. İşyerleri ön cephelerini güzelleştirir. Nostaljik ve turistik bir hava verilir.  İnsanlarımız AVM’lere değil, bu caddelere rağbet eder.  Ayni düşünce İstiklal caddesi için de geçerlidir.

Ben Mersin’i güzelleştirmek isteyen Vahap başkana bunu öneriyorum.

 EN BÜYÜK YARDIMI KİM YAPTI?

Hükümetin ihtiyaç sahiplerine patates ve soğan hibesini büyük bir reklam kampanyası ile dağıtması, beni düşündürdü. Evet hükümet yetkilileri iyi yaptılar. Sonunda vatandaşın kuru soğana muhtaç duruma geldiğini anladılar demek ki. Oysa bazı AK Parti milletvekilleri ‘’ülkemizde hiç fakir yok. Herkesin arabası ve evi var’’ diyerek bu hazin yoksulluğu görmezden geliyordu.

Evet halk muhtaç hale geldi… Bu dönemde hiç değilse en acil olarak yardımlar yapılmalı.

En büyük yardımı kim mi yaptı. Bence en büyük anlamlı yardımları Vahap Seçer yapıyor.. Hiç reklam yapmadan, sessizce, kimseye duyurmadan, Hiçbir şey beklemeden, insanca, dostça yapıyor.

Beni bilen bilir…  İyi yapılana övgüyü, yanlış yapılana da en sert eleştiriyi yapmaktan geri durmam…

SEVGİYLE…

Özel yeteneklerimin bir listesini yapacağım. Özel yeteneklerimi ifade ettiğimde ve onları insanlığın hizmetinde kullandığımda zamanın nasıl geçtiğinin farkında olmadan hem kendi hayatımda hem de başkalarının hayatlarında bolluk yaratacağım.

 Her gün, kendime, “Nasıl hizmet edebilirim?” ve “Nasıl yardım edebilirim?” diye soracağım. Bu soruların cevapları insanlara sevgiyle yardım ve hizmet etmemi sağlayacaktır.                                                                                                                             DEEPAK CHOPRA  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner198

banner227

banner233

banner231

banner232

banner228

banner239