banner165

Düşman esrarlı, bilinmedik yönü çok ve kuvvetli olunca işler zorlaşır. Bu durumda kendini korumak için ya sana ulaşamayacağı kadar ondan uzak durmalı ve kendini korumalı, ya da kuvvet olan bilgiyi edinip güçlenmen gerek.
Düşman diye tabir ettiğimiz; tüm dünyayı gözüne kestiren virüs salgını. Maalesef, bir yıldır bütün insanlığa fazlasıyla korku salıp birçok şey alıp götürdü dünyadan.
Yukarıda da belirttiğimiz gibi coronadan korunmak için öncelikle kendimizi ondan uzak tutup, korumalı ardından bilimin gücüyle virüsün bilinmezleri öğrenilip çareler üretilmeliydi.
Bilim insanları kısa sürede bilginin, birikimin ve bilimin gücü ile virüse karşı savaşta birçok bilgi elde edip, önlem olacak aşılar üretebildiler.
Tabii hala bu konuda bilgi açısından alınacak arşın arşın yol var ve bu yolu en kısa sürede kat etmelerini ümit ediyoruz.
Aşıların keşfi takdire şayan ama dağıtımı ve kimlere nasip olduğuysa dünyanın gerçeklerini gözler önüne sermekte. Aşıları parası olan ülkeler rezerve ettirip, yoksul ülke insanları ise sıraları gelinceye kadar ölümle burun buruna kalacak gibi maalesef.
Burada bilimin varlığı, neye hizmet ettiği, neoliberal sistemin sağlık istemi ve bilime biçtiği rolü de biraz olsun bize göstermiş oluyor. Bu da işin karanlık tarafı maalesef. Bilimin, sağlığın ekonomisi ve herhangi bir ideoloji tarafından kucağa alınması dünyaya karanlığı, ölümü, daha çok hastalıktan başka hiçbir şeyi getirmemekte. Bilimin ve insan sağlığının belki de virüsten daha tehlikeli ve uzun ömürlü olan bu hastalıktan da kurtulmasını umuyoruz.
Diğer taraftan da virüsle mücadelede insanlara düşen görev ise kendini muhafaza etmesi idi. Maalesef bunu da doğru dürüst beceremedik. Sadece Türkiye değil dünyanın birçok ülkesi bu konuda sınıfta kalıp büyük bedeller ödedi.
Birkaç hafta yasakların kısmi bir şekilde kaldırılmasıyla vaka sayıları 6 – 7 katı arttı Türkiye’de. Bu deneme ilk değildi, daha öncede yapılan kısmi gevşetmelerin hepsinin sonunda vaka sayıları katlanarak arttı ve birçok cana maloldu.
Ülke sadece virüsle değil, enflasyon ve dövizle de harp halinde. Kapatmalar ve tedbirlerde ekonomiyi daha kötü bir hale getiriyor. İşverenler zarar edip, iflasa kadar gidiyor, işçiler işsiz ve tazminatsız kalıyor. Yani iki ucunda diken olan bir dalda bir o yana bir bu yan gidip gelmekteyiz.Yani kötü giden ekonomiye bir darbeyi de pandemi vurdu yoksa ekonomi uçmuyordu.
Mesafenin olmadığı kalabalık parti kongrelerine dur diyemeyen ve hatta hata olduğunu dile getiremeyen sağlık bakanına bu halden kurtulmasını, dirayet ve sabır; döviz kurunun merkez bankası başkanının değişimiyle düşürmeyi deneyen ülkenin yeni merkez bankası başkanına koltuğunda upuzun oturmasını diliyor, halinin diğerlerine benzememesini umuyoruz memleketçe.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner198

banner209

banner211