banner214

Geçmişten günümüze birçok kültürde hayvan masalları eğitsel işlevler taşımıştır.  Okulların bugünkü gibi yaygın olmadığı dönemlerde insanlara yol göstermiş, nasihat vermiştir hayvan masalları. Bugün bile birçok ders kitabında hayvan masallarından örnekler yer almaktadır.

Hayvan masallarında vurgulanan değerlerin başında “çalışkanlık” gelmektedir. Çalışkan olmak ve üretmek, birçok hayvan masalında önemli bir değer olarak karşımıza çıkıyor. İnsanlığın bugünkü kültürel birikimi düşünülünce, hayvan masallarındaki çalışkanlık iletisinin karşılığını bulduğunu söyleyebiliriz. Ancak herkesin üzerinde uzlaştığı bir çalışkanlık değerinden söz etmek oldukça güç… Çalışkanlık, zamana ve koşullara göre farklı anlamlar taşıyabiliyor. Özellikle üretim ilişkileri, çalışkanlığın anlamını ve biçimini değiştirebiliyor.

Sözgelimi biriktirmek için çalışmak ve paylaşmak için çalışmak, iki ayrı üretim ilişkisinin yaklaşımını gözler önüne seriyor. Yoksulların çalışkanlığıyla varsılların çalışkanlığının gerek süreç gerekse sonuçları bakımından çok farklı olduğunu bilmem söylememe gerek var mı? Gerçek yaşamda çalışkanlığa ilişkin söz konusu farklı yaklaşımlar, hayvan masallarında da yansımasını buluyor.

Çalışkanlık değerini ele alan hayvan masallardan en ünlüsü, kuşkusuz La Fontaine’in “Ağustos Böceği ve Karınca” adlı masalıdır. Masalı bilirsiniz. Ağustos böceği bütün yaz saz çalıp şarkı söyler. Karakış bastırınca ormanda yiyecek hiçbir şey bulamaz. Komşusu karıncaya gider, kışı geçirmek için ondan yiyecek bir şeyler ister. Karınca ise bütün yaz saz çalıp şarkı söylediği için, yani “çalışmadığı” için Ağustos Böceğine bir kırıntı bile vermez.

La Fontaine bu masalda çalışmanın önemini anlatmak ister. Güzel günlerin gelip geçici olduğu, zor günler için birikim yapmanın esas olduğu iletisini de hissettirir. Bununla beraber yardımlaşma, paylaşma gibi değerleri ise göz ardı eder.

Çalışkanlık değerini işleyen bir diğer hayvan masalı ise Lessing’in “Hamster ile Karınca” adlı masalıdır. Bu masal, La Fontaine’in masalından oldukça farklıdır. 2019 yılında “Düzyazı Fabllar” adlı kitapta yer alan bu masalı, gelin hep birlikte okuyalım:

“Siz zavallı karıncalar,” dedi bir hamster, “Azıcık yiyecek toplamak için bütün bir yaz çalışıp didinmenize değer mi? Siz bir de benim erzakımı görseniz!..”

“Dinle,” diye cevap verdi bir karınca, “Eğer ihtiyacın olandan fazlaysa erzakın, insanların seni bulmak için toprağı kazmasını, yuvanı yıkmalarını ve talancı açgözlülüğünü sana hayatınla ödetmelerini hak ediyorsun demektir!”

Lessing çalışmanın önemini vurguluyor bu masalda. Ancak ihtiyaçtan fazlasını biriktirmenin bir açgözlülük olduğunun da altını çiziyor. Bir yandan okuyucuya ders verirken diğer yandan da La Fontaine’e ince bir mesaj gönderiyor sanki.

Görüldüğü gibi iki farklı çalışkanlık anlayışı var bu masallarda. La Fontaine dünyaya başka bir pencereden bakıyor, Lessing başka bir pencereden.

İki farklı karınca çıkıyor karşımıza. Birincisi çalışkan ve biriktirmeyi ilke edinmiş bir karınca. Üstelik yardıma muhtaç bir komşusuna sırt çevirecek kadar da bencil. Diğeri de çalışkan ama ihtiyacından fazlasını biriktirmenin açgözlülük olduğunu düşünüyor.

Siz ne dersiniz? İnsan niçin çalışmalı? Biriktirmek için mi? Yoksa paylaşmak için mi? Çalışmak hayatın asıl amacı mı, yoksa “insan” olabilmek için bir araç mı?

Sizce hangi karınca haklı? La Fontaine’in karıncası mı, yoksa Lessing’in karıncası mı?
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner198