banner165

Son günlerde yazı yazmak üzere oturduğumda elim tuşlara gitmiyor, çünkü sıraladığım sözcüklerin hükümsüz kalışı umut tarlamı kuruttu…

Ne zaman karamsarlık dehlizlerine düşsem, “Hani tanımlayamadığınız bir şeyler kabarır yüreğinizde / dağların ardında fısıltıdır oynak havalar / kopup gidersiniz kalabalıktan / yitersiniz dehlizlerinde karanlığın / ne kadar çırpınsanız boş / boğulur içinizde çığlıklarınız...

Düşmeye görsün bir kez içe / ömür törpüsü hüznün gölgesi / ne ana / ne baba / ne kardeş /

ne dost / ne de yar /  kişi yalnızlığını kendisi yaşar...” yolunda dizeler dolanır dilime, günler boyu mırıldanırım…

Dünyanın dört bir tarafında acımasızca tetiklenen savaşlar, birbiri ardına yaşanan doğal afetler, acı, açlık gözyaşı…

Tüm insanlığın yüzünü güldürecek barış dolu güzel günler masallardaki kaf dağı kadar uzak ve erişilmez…

Bizlerse hayallerle avunup ninnilerle uyuyan garip çocuklar…

Sahip sepet arama, hep böğrümüzde ellerimiz…

Çektiğimiz acılar aymazlığımız sonucu oluşan kaderimiz…

Yaşam çelişkiler yumağı; mutluluk, bir çocuğun gülüşü, gülün rengi, yaseminin kokusunda; bu güzellikleri budayan bencilliğin salladığı tırpan hemen yanı başında savaş, acı, açlık gibi çirkinliklerle somut.

Yüreğimde tanımı güç bir sızı, zihnimde yanıtını bilmeme karşın düşünmekten kendimi alamadığım sorular…

İnsanlar ellerinde olmadan geldikleri dünyada neden bunca güçlükle karşılaşıp doğduklarına pişman olurlar?

Acıyı yaratan da, çeken de insan!

Acı çektirenler, bir an için kendilerini acı çektirdikleri kimselerin yerine koyup düşünseler, iyi ve güzele yönelmezler mi?

İçimde koca bir boşluk…

Dedim ya yazıp çizmek anlamsızlaşıyor, güçlükle toparladığım birkaç tümceyi geri siliyorum.

Çünkü farklı sözcüklerle de olsa dile getirdiğim konular hep aynı!

İç karartıcı,  karamsarlık yüklü düşünceler sökün ediyor belleğimden…

Güzel şeylerden bahsetmek istiyorum, ancak somut gerçekler “Hani nerde güzellik ?” diye dile gelip tokat gibi şaklıyor suratıma!

Yaşamın her alanında yalan dolan almış başını gidiyor. İnsanlar samimiyetsiz, yüzlerinde eğreti maskeler... Çoğunluk küçük hesaplar peşinde. İçi dışı bir olan insan tipi ölümcül hastaya ilaç niyetine aranır oldu!

Bu koşullarda yaşam boyu gizli kapaklı iş tutmayan birisi olarak, gün geçtikçe toplumdan kopup yalnızlaştığımı duyumsuyorum…

Yaz siz?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner198

banner185