banner214

Biz insanlar yakın geçmişe kadar oldukça hareketli canlılardık . Modern teknoloji bize daha durağan bir yaşam sürme fırsatı verdi . Neredeyse bütün işlerimizi fazla enerji sarf etmeden , hatta yataktan bile çıkmadan halledebiliyoruz . Halbuki milyonlarca yıl içinde gen haritamız , temelinde yiyecek arayışı olan ve sürekli devam eden bir fiziksel çabalar silsilesine göre evrilmiştir . Gen haritamiz devamlı egzersize ihtiyaç duyar . Vücudun canlılığını koruyabilmesi için aerobik hareketler yapmaya ihtiyacı vardır . Maalesef günümüzde çok az insan bu ihtiyaca saygı göstermektedir . Kronik hastalıklar ve yüskek ölüm oranları da bu durumu kanıtlar niteliktedir .

Egzersizin bizi daha zeki kılacağı fikri sadece biyomedikal laboratuvarlardaki araştırmacıların değil insanın binlerce yıl içinde şekillenişini araştıran antropologların da ilgisini çekmiştir . 2004 yılında Nature dergisi , her ikisi de evrim biyoloğu olan Harvard Üniversitesi’nden Daniel E. Lieberman ve Utah Üniversite’sinden Dennis M. Bramble’ın tarih boyunca hayatta kalabilmiş olmamızı insanın atletik kabiliyetiyle ilişkilendiren makalesine yer vermiştir . Mağara adamı atalarımızın atletik becerileri sayesinde onları tehdit eden vahşi hayvanlardan kaçabilmiş ve hayatta kalabilmek için ihtiyaç duyduğu besinleri elde edebilmiştir . Bu ilk dayanıklı atletler , genlerini bize de aktarmıştır . Bu çok güzel bir hipotezdir . Üreyip çoğalabilecek kadar hayatta kalabilmemiz için birer atlet olarak yaratıldık . Yeni doğal seleksiyon ilk insanları daha çevik olmaya itmiştir . Böylece uzun bacaklar , küt ayak parmakları ve dört ayak yerine iki ayak üzerinde yürürken dengemizi daha iyi korumamızı sağlayan bir iç kulak sistemi geliştirdik .

Bilim , diğer hayvanlarınkilerle karşılaştırıldığında beyinlerimizin beden-kitle oranı açısından neden bu kadar büyük olduğuna uzun süre bir açıklama getirememiştir . Evrim biyologları eskiden bu durumu etçil ve sosyal oluşumuz gibi karmaşık düşünebilmeyi gerektiren - avlanabilmek ve başkalarıyla ilişki kırabilmek - sebeplere bağlamaya çalışmışlardır . Fakat bilim artık bu listeye yeni bir gerekçe ekliyor : fiziksel aktivite . En son araştırmalara göre beynimizin kocaman oluşunu düşünme ve koşma ihtiyacımıza borçluyuz .

Bu sonuca varmak için antropologlar , Hint domuzundan fareye , kurttan koyuna kadar pek çok hayvanın beyin boyutuyla dayanıklılık kapasitesini incelemiştir . Sonuç olarak dayanıklı türlerin beyin boyutlarının vücutlarına oranla büyük olduğu saptanmıştır . Deneyin devamında araştırmacılar , maraton koşucuları gibi olmaları için özel olarak yetiştirilmiş fare ve sıçanlara odaklanmışlardır . Kafeslerindeki çarklarda en çok koşan hayvanları birbirleriyle çiftleştirerek koşma yeteneğiyle öne çıkan bir nesil üretmişlerdir . Böylece gerçek ortaya çıkmaya başlamıştır . Söz konusu yeni nesil hayvanlarda doku gelişimini destekleyen kimyasallarda artış saptanmış ve genel sağlıklarında iyileşme görülmüştür .  Bu kimyasallar beynin büyümesine de sebep olduğu için fiziksel aktivitenin beynimizi bu günkü boyutuna getirerek bizi zeki ve hızlı hareket eden canlılar haline getirdiği fikrini desteklemektedir .

İlk insanlar gelişmiş bir düşünme , gerekçelendirme ve planlama yeteneği sayesinde hayatta kalmak için ihtiyaç duydukları avlanma ve öldürme gibi becerilerini geliştirebilmişlerdir . Olumlu bir kısır döngü de ayrıca işlerine yaramıştır . Hareket halinde olmaları onları daha zeki kılmış , bu kesin zekaysa aktif kalmalarını ve daha etkili hareket edebilmelerini sağlamıştır . Zaman içinde insanlar daha da karmaşık düşünce sistemlerine geçiş yaparak matematik , mikroskop ve MacBook gibi şeyler üretmiştir.

Kısaca eğer fiziksel aktivite bize bugün sahip olduğumuz beyni kazandırdıysa onu korumak için , hatta daha zeki ve hızlı bir tür haline gelebilmek için egzersiz yapmamız gerektiğini söylemek yanlış olmaz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner198

banner227

banner233

banner255

banner231