banner214

Sekülerizmin/dünyevileşmenin en yoğun yaşandığı, bencilliğin zirve yaptığı çağımızda inanan kişilerde bulunması gereken vasıflardan biri olan hasbîlik niteliği daha da önem kazanmaktadır. Zira hasbîlik gösteriş ve riyadan uzak samimiyet ve ihlasın neticesidir. Yani müminin değişmez nitelikleğidir. Zira mümin her işinde samimi, ihlaslı ve şuurludur.

“Güzel davranışlarda dünyevî bir karşılık beklemeden, sadece Allah rızasını gözetmek” manasına gelen hasbîlik, zor ve sıkıntılı durumlarda Allah’ın kendisine yardımcı olarak kâfi geleceğini bilmek, bu bilinçle gösterilen sabır karşılığında Allah’ın ecrini ummak demektir. Başka bir ifadeyle “hasbîlik”, her türlü şahsî çıkar ve menfaatten uzak durulması, her işin, gönüllü olarak ve yalnız Allah için, O’nun hoşnutluğunun elde edilmesi için yapılmasıdır. Buna göre gerçek anlamda hasbî olan bir mümin, Allah için en büyük fedakârlığı göstermeye hazırdır. Müminin Allah yolunda feda edebileceği en kıymetli varlığı şüphesiz ki canıdır. (Hadislerle İslam DİB Yay. III, 161) Bu sebepledir ki, ecdadımız inançları ve kutsalları uğrunda can vermekten ve can almaktan korkmadan “ölürsem şehit, kalırsam gazi olurum” prensibini kendilerine düstur edinmişlerdir. Çünkü onlar biliyorlardı ki, Allah yolunda şehit olanlar ölüler değillerdir. Bilakis onlar diridirler ve Rableri katında en güzel nimetlerle mükâfatlandırılmaktadırlar.

Birçok âyet ve hadiste, “dini Allah’a has kılarak (ihlâs ile) kulluk yapılması” yani ibadet ve amellerin gösterişten, riyadan uzak tutulması emredildiğine göre, hasbî davranan için en büyük karşılık cennet ve nimetlerinden önce Rabbin rızasıdır. Bir hadiste, “Niyeti olmayanın ameli nasıl makbul değilse, burada Allah rızası için olmayan (karşılığı Allah’tan beklenmeyen) amelin de sevabı yoktur.” buyrulmaktadır. (Beyhakî, es-Sünenü’l-Kübrâ, I, 76)

İnananları en yüce mertebeye, Allah’ın rızasına ulaştıran hasbîlik, insanları Allah’a davet uğrunda büyük sıkıntılara maruz kalan birçok peygamberin dilinde en değerli ifadesini bulmuştur: “Buna (tebliğ görevime) karşı sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ecrimi verecek olan, ancak âlemlerin Rabbidir.” (Şuarâ, 26/109)  Yine Rahmet Elçisi’ne (sav), “Şüphesiz benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm hepsi âlemlerin Rabbi Allah içindir.” (En’âm, 6/162) demeyi telkin eden ilâhî öğüt de hasbîliğin en güzel özetidir.
 

Gerçek anlamda hasbî olan insan, hem toplum içinde, hem de yalnız başına kaldığı zamanlarda her işinde ilâhî rızayı dikkate alır ve Allah Rasûlü’nün şu sözlerini düstur edinir: “...Allah ancak samimiyetle ve kendi rızası gözetilerek yapılan işleri kabul eder.” (Nesâî, Cihâd, 24), “Müslüman bir kul Allah’ın rızasını umarak namaz kılarsa, tıpkı ağaçtan yaprakların döküldüğü gibi günahları dökülür.” (İbn Hanbel, V,180; Hadislerle İslam, DİB Yay. III, 35 ve 161)

Cumanız ve Ömrünüz Bereketli Olsun...



 


 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner198

banner227

banner233

banner258

banner231