banner214

Bazen her şeyin sonu gelmiş gibi bir duyguya kapılıyor insan. Bütün yollar kapanmış, bütün çareler tükenmiş gibi hissediyor. Karamsarlık, uçsuz bucaksız bir duygu olarak insanın kalbine çörekleniyor. Hayatın bitimsiz bir akış içinde sürüp gittiği, her gecenin bir gündüze eriştiği, yalnızlığın da çaresizliğin de gelip geçici olduğu unutuluyor. Oysa hayat büyük bir hızla devam ediyor; her yerde, her koşulda ve her zamanda…

Sözgelimi üniversite sınavına hazırlanan gençler, bu sınavı hayatlarındaki en önemli şey olarak kabul ediyor. Olası başarısızlık strese, stres de başarısızlığa yol açıyor. O gencecik omuzlar, hayatın yükü altında ezildikçe eziliyor. Hâlbuki üniversite sınavı, koskoca insan ömründe bir nokta bile değil. Hayat, bunun gibi nice sınavları peşine takıp akıp gitmeye devam ediyor.

Karamsar hava, üniversitede öğrenciyken de mezun olduktan sonra da devam ediyor. Eğitim Fakültesinden mezun olan fakat KPSS engeliyle karşılaşan öğretmenler, intihar etmeyi bir çözüm olarak görebiliyor. Gün doğmadan neler doğacağı, çıkmadık candan umut kesilmeyeceği unutuluyor. Hayatın devam ettiği, her doğan günün yeni bir umut kaynağı olduğu göz ardı ediliyor.

Televizyon haberlerini izleyenler, başını iki elinin arasına alıp “Ne olacak bu memleketin hali?” diye kara kara düşünüyor. Borcunu ödeyemeyen veya iflas eden iş adamı insan içine çıkamıyor. Sevgilisinden veya eşinden ayrılanların dünyası yıkılıyor. Bir mülakatta elenen aday, hayata küsüyor.  Tuttuğu takım şampiyon olamayınca taraftar karalar bağlıyor. Kısacası başarılı olamayanlar, beklentilerini gerçekleştiremeyenler, istediklerini elde edemeyenler ümitsizlik bataklığında debelenip duruyor.

İnsan çoğu zaman dertlerin, sorunların hiç bitmeyeceğini düşünüyor fakat hayat tekdüze bir çizgide akıp gitmiyor. Başarı kadar başarısızlık, dert kadar derman, sorun kadar çözüm de hayat yolculuğunun duraklarını oluşturuyor. Başka bir deyişle hayat, zıtlıklarla yaşanıyor. Kışın ardından gelen bahar, gecenin sonrasında ortaya çıkan güneş gibi; olumsuzluklarla olumluluklar el ele yürüyor.

Bir düşünsenize, hayatta her istediğinizi elde etseydiniz, elde ettiklerinizin bir değeri kalır mıydı?  Her girdiğiniz sınavda başarılı olsaydınız, başarısızlığın kazandırdığı tecrübeyi nasıl kazanacaktınız? Her sene sizin takımınız şampiyon olsaydı, mücadele etmenin bir zevki olur muydu?

Öyleyse sorunlar yumağına bakıp hayata küsmek, dertlerimizin büyüklüğüne aldanıp hayatın güzelliklerine sırt çevirmek niye? Hiç bitmeyecek zannedilen dertler bitiyor, çözülemeyecek denilen sorunlar çözülüyor. Bir kapı kapansa bile, yeni bir kapı açılıyor. Her şeye rağmen hayat gürül gürül akmaya devam ediyor ve bizi yaşamaya davet ediyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner227

banner233

banner255

restbet