ABD’ye gittik. İsveç ve Finlandiya için NATO üyeliğine yazılı biçimde “Olur” verdik

                Ülkeye döndük, “Taleplerimiz var, yerine getirilmezse onaylamayacağız,” açıklamasını yaptık

                Aylar öncesinden yapacağımızı belirlediğimiz ancak ertelediğimiz İran gezisini nihayet gerçekleştirdik. Türkiye, Rusya, İran Cumhurbaşkanları olarak görüşmeler yaptık. Özellikle Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygı konusunda ve terörü hep birlikte bitirme konusunda anlaştık…

                Soçi görüşmeleri çok önemliydi. Katıldık. Suriye’nin toprak bütünlüğü, Akkuyu Nükleer santralinin tamamlanması konusu, Güney sınırlarımızdaki teröre karşı harekât konusu, Rusya’yla ruble ile ticaret konuları, İran’a yaptırımlar konusundaki tutumumuz, ulusal çıkarlarımız doğrultusunda bölge ülkeleriyle ticaret konuları vb. konuşuldu, görüşüldü, anlaşmaya varıldı…

                ABD’nin, Çin’in parçası olan Tayvan konusundaki kaşımalarına karşı, ABD’li yazarların ülke yöneticilerine yaptıkları uyarılara rağmen ziyaret gerçekleştirildi. Olanlara, Dışişleri Bakanlığımızdan çelişkili açıklamalar geldi…

                Alevi Kültür Derneklerine kışkırtma ve yöneticilerine saldırılar yapıldı.

                KPSS soruları kopyala-yapıştır yapıldığı için sınav iptal edildi.

                Üreticinin sorunları katlanarak artarken, başta Tarım Bakanı olmak üzere sorun çözücü adımlar atmakta hâlâ tedirgin mi, cesaretsiz mi, çözümsüz tercihli mi desek?

                5 Ağustos günü açıklanacağı duyurulan TOKİ hizmeti hem Eylül ayına ertelendi ve hem de çeşitlendirildi. Arsa ve site yapımı biçiminde açıklamalar yapıldı. Yaşanmakta olan fahiş KİRA bedellerinin de böylece aşağıya çekileceği (!) söylenerek ya da iddia edilerek…

                 Elektrik hizmetleri hâlâ kamulaştırılmadığı için (Diyarbakır örneği çarpıcıdır)üretici; üretemediği, ürettiğini verimli hale getiremediği, emek ve giderlerinin karşılığını alamadığı için mağdur ve çaresiz

                Seçimlere yaklaşırken, halkın birinci dereceden gereksinimi olan ÜRETİM konusu görmezden geliniyor.

                Hayat pahalılığı için de “Alışırlar…” beklentisi mi var?

1)      Ulusal ve uluslararası konularda, günübirlik ya da nabza göre şerbet OLMAZ!

2)      2053 ya da 2073 planları ve programları yapabilmenin yolu ilkeli, samimi, açık, kısaca ULUSAL politikaların uygulanmasından geçer.

3)      Gelişen ve değişen koşulların, yaşananların artık bireyleri ALDATAMAYACAĞI gün gibi ortada!

4)      Atatürkçü olmanın ispatı, KAMULAŞTIRMAK olduğuna göre sıkıntıları uzatmanın anlamı ne?

5)      Hayat BOŞLUK tanımaz!

Zaten karışık olan durumları iyice karıştırmanın anlamı var mı?

Biz bu yemeği yemeyeceğiz!

Sade olsun!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner291