banner165

Başım yine duman duman, yüreğim pare pare.

İçinde bulunduğum ruh durumunu sözcüklere dökmekte güçlük çekiyorum.

Yaşadıklarım, yaşadıklarımız elbette yeni şeyler değil; ülke olarak yıllar var ki bu kısırdöngünün sarmalında kıvranıp duruyoruz.

Değer yargılarımız aşındırılıp, tüm güzel hasletlerimizin ırzına geçildi.

Ne acıdır ki, dokumuzu kemiren tüm bu olumsuzlukları yine bizim aracılığımızla tohumladılar!

Bilerek ya da bilmeyerek çoğumuz bu değirmene su taşıdık.

Sonuçta, o değirmende yine kendimizi öğüttük, öğütüyoruz da.

Tanık olduğum çirkinliklerin tetiklemesi, biraz da duygusal güdülerle başladığım bu yazının serim bölümüne geldiğimde, bazı konularda yetkin gördüğüm kendimin, aslında iddialı olduğumu sandığım alanlarda bile yetersiz kaldığımı duyumsadım.

Evet, başta kendim olmak üzere, konuştuğu zaman mangalda kül, tespihte püskül bırakmayan sözde aydınlar, hep beraber bu güzelim ülkeyi ne hallere düşürdük!

Oysa biz, yürüdük ip üstünde onca zaman, bayrak bayrak türküleriyle büyüdük iyiliklerin, geçmişte baş tacı etmiştik emeği, emekçiyi, gözümüz düşmüştü bir buğdaya tanesinin ardına…

Ege’de üzümü, Çukurova’da pamuğu, Karadeniz’de fındığı sulamıştı ak terimiz…

Peki, yaşanmış bunca güzelliklere karşın ne oldu da birbirimizi boğazlar olduk?

Masallardan bildiğimiz Deli Dumrul’lar gerçeğe dönüştü; yaşamımızın tün alanlarında baç alıyorlar.

Bizse suskun ve edilgeniz; sevgili Ahmet Cemal’in deyimiyle, yaşadığımızın ahlakını bile savunamıyoruz.

Yaşadığının ahlakını savunmayan, savunamayan bireye adam denilebilir mi?

Günübirlik çıkarlar uğrana birbirimizi, özünde kendi soyumuzu satıyoruz!

Beni derinden yaralayıp çaresizlik denizine iten olgu da işte bu gerçek!

Gün geçmiyor ki, gencecik çocukların kırıma uğraması sonucu en az üç beş ocağa ateş düşmesin!

Son örnek, Soma madeninde gündeliği 40 liraya çalışan onca insanın patronların daha çok semirmesi adına adeta topluca katledilmeleri!

Böyle insanlık olur mu a dostlar?

Kişinin kendi yurduna, kendi insanına düşman olması hangi öğretiyle açıklanabilir?

Benim bilge ninem “ ...kötülüğün harmanı kalkmaz a oğlum” derdi.

Ne acıdır ki, kötülerin gülleri açarken, mazlumlarınkiyse bırakın açmayı yaprağa bile duramıyor!

Bedeli hep mazlumlar ödüyor!

Dedim ya, başım duman duman, yüreğim pare pare…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner198

banner185