banner165

Daha önceki yazılarda ülke gündeminin hızına yetişmenin çok zor olduğunu belirtmiştik. Türkiye’de olağan, haftalık yaşanan gündemin, demokrasisi gelişmiş bir İskandinav ülkesinin neredeyse bir senelik gündemine eşdeğer olduğunu biliyoruz.

Ülkede gündem o kadar sıkışık ki henüz yazılan bir haber yayınlanmadan, daha büyük ve sansasyonel bir haberin onu bayat ve üzerine tartışılmayacak bir konu haline getirmeyeceğini kimse iddia edemez.

Olay ve tartışmaların bitmemesi ve bir yenisinin sürekli hazırolda durması sebebiyle en şok edici ve iddialı bir haber bile rutin sıfatını alabiliyor bu sayede.

Bu aslında gazete ve gazeteciler için hem olumlu hem de olumsuzluğu içinde barındırıyor. Düşünsenize gazetecisiniz ve acaba bugün ne haber yapsam diye düşünme ve arayışa girme gibi bir kaygınız olmuyor, gündem size sürekli bir ürün sunuyor.

İşin olumsuz tarafı ise; haber yapma amacı, kamu yararına bir konuyu araştırıp, halkı o konuda bilgilendirmek ve konuyu halk yararına tartışmaya açmak. Ama dört tarafı cennet ama huzura uzak topraklarda bir konuyu etraflıca düşünüp tartışmaya zaman olmaz. Çünkü her zaman daha büyük bir olay veya sıkıntı patlak verir. Durum böyle ne dert  bitiyor, ne de yaralara dermanın vakti oluyor.

Geçtiğimiz hafta yukarıda değindiklerimize misal olacak günler geçirdik, hatta bize bu hata yaşatılan anormal şeyler kafalarımızda normalleşip, eskidi bile.

Geçtiğimiz Pazar akşamı, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın kendi instagram sayfası üzerinden istifa metni yayınlandı.

İşin ilginç tarafı bugüne değin ulusal ve uluslarası bütün siyasi istifalar twitter üzerinden oluyordu, metnin instagramda yayınlanması herkesi şaşırttı. Ardından birçok sayfanın heklendiğini düşündü ve Bakanın twitter adresine bakıldı ve sayfasındaki paylaşımlara ulaşılamıyordu.

Kafalar karışıktı, daha sonra insanlar metin incelemesi üzerinden gerçeğe ulaşmaya çalıştılar, metindeki  imla hataları, hesabın ele geçirildiğini düşündürdü bir süre.

İşin garip tarafı saatler geçmesine rağmen resmi kaynaklardan istifaya dair hiçbir haber gelmedi. Ana akım medya ise mesele hiç yaşanmamış gibi, konuya dair hiçbir açıklama, değinme gereği duymadı. Onlarda haklı, onlar için dokunma yanarsın tadında bir işti. Yarın konuya dair bir sıkıntı olursa “ben yoktum” demek paçayı kurtarmaya sebep olabilir.

Velhasıl yaklaşık yirmi dört saat koltuk boş kaldı, hiçbir açıklma yapılmadan. Sosyal medyadan boş koltuğa da dolu övgü geldi, nitekim boş koltuğun bir günlük ekonomi performansı insanlara göre hiçte kötü değildi, dolar onun döneminde yaklaşık 40 kuruş düştü.

Birgün sonra anaakım medya meseleyi gördü.  “Bakanın görevden af talebi kabul edildi” cümlesi süsledi ana akımın haber şeritlerini. Yaklaşık dört gün geçti, bu zaman zarfında yeni bakan belli oldu ama bakanın istifa sebebini soran, tartışan yok.

Halka, ülkenin en çok konuşulan bakanının neden istifa ettiğine dair bir açıklama yapılmaması, tartışılmaması… Bunlar artık bizim normalimiz mi?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.