banner214

          Bayram geldi.

         Bayram, hoş gelmiş sefa gelmiş.

         Aksakallılar hep söyler:

         “Nerde eski bayramlar, bizim zamanımızda bayramlar böyle miydi?”Diye başlayarak çocukluk zamanındaki yaşadıkları bayramları anlatırlar.

         Eskiden aksakallıların sözleri can kulağı ile dinlenir, söyledikleri yerine getirilir, bir sözleri iki edilmezdi. Gençlerde büyüklere karşı saygı, büyüklerde de küçüklerine karşı sevgi vardı.

         Köy yerlerinde büyükler her zaman çocukları korurdu.

         Çocuklarda bayram günleri yaklaştıkça bir sevinç, heyecan olur, bayram günü bu sevinç zirveye çıkardı.

         Çünkü çocuklar için bayram yeni gömlek, yeni ayakkabı ve yeni giysiler demekti. Birçok çocuk için senede iki defa ceplerine şeker doldurduğu ve arkadaşına” Bak benim şekerim senin şekerinden çok”  diye caka satıp övündüğü gün demekti.

         Büyüklerin üç beş kuruş harçlık almak için ellerinin öpülüp, büyükler tarafından başlarının okşandığı gündü şeker bayramı.

         Babaanne ve anneannelerin uzaklarda olan torunlarına ala şeker haklarını ayırıp onlar için sakladığı gündü.

         Çocukluk yıllarımı anımsıyorum. Babaanneye “Ebe”, anneanneye de “Eci” derdik.

         “Eci” sözcüğünü yıllar sonra değerli Sümerolog İlmiye Çığ’ın, “Havva Ana “ için kullandığını bende aksakallılar grubuna girdikten sonra öğrendim. Anlamı “Anaların Anası” demektir.

         Bu sözcük Akdeniz Bölgesinde Antalya ve Mersin çevresinde yaşayan Tahtacı topluluklarında çok eskilerden beri kullanılan bir sözcüktür.

         O yıllarda biz ala şekerden başka şeker de bilmezdik.

         Akide ve kâğıtlı şekeri bile yıllar sonra gördük.

         Şimdikiler bunu belki yadırgayacaklar ama birçok çevrede kahve saygı gösterilen, yaşlı ya da gelen yabancı misafirlere pişerdi.

         Şeker Bayramı çocuklar için gün yaklaştıkça sanki iple çekilen bir gündü.

         Şekeri çocuklar iki bayramda görürdü.

         Bir şeker bayramında diğeri de kurban bayramında.

         Babaanne ve anneanneler torunlara her zaman kol kanat gerer, oları baba ve annenin azarlarından bile korurdu.

         Çocuklar için ebe ve eci adeta birer koruma melekleri gibiydi.

         Şeker bayramında yakın akrabalarda birbirine kırgın, dargın olan varsa bayram akşamı büyüklerin yanında toplanılır, hem bayram kutlanır, hem de bu kırgınlar barışırdı.

         Bayramlar aynı zamanda kırgınların, dargınların barışma günüydü.

         Günümüz bayramları artık eski bayramlardan değil.

         Son bir yılın bayramları daha başka.

         Korona nedeniyle ne ziyaretler yapılıyor, ne çocuklar gezebiliyor, ne küçükler büyüklerin ellerini öpebiliyor, ne de büyükler torunlarını kucaklayabiliyor.

         Korona insanları bayramlardan ve birbirinden uzaklaştırdı.

         Her neyse, şeker bayramımız kutlu, çocuklarımız mutlu olsun.

Korona da def olup gitsin.           

        

        

        

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.