DW.com’un  19,05,2020’de yayınladığı haberde; Öğrenci Sendikası ve Genç İşsizler Platformu’nun ortak çalışmasıyla 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı ile birlikte bir rapor hazırlanmış. “Gençlik Bayramında Gençliğin Durumu” adlı çalışmada üniversite mezunu olan işsizlere, çalışırken okumak zorunda kalan öğrencilere ve gençliğin diğer sorunlarına dikkat çekilmiş.

Haberin bir kısmında şu ifadelere yer verilmiş. ''Hayallerimizle gerçeklerimiz arasındaki mesafe gittikçe artıyor: En güzel yıllarımız, geleceğimiz için duyduğumuz derin endişe içerisinde geçiyor’’.

Raporda, gelecekten umudunu yitiren, işsizlik ile kötü koşullarda çalışmak arasında sıkışıp kalan milyonlarca gencin akıbetinin, Türkiye’nin en acil sorunlarının başında geldiği vurgulanmış.

2020 yılı genç istihdam sayısının, 3 milyon 447 bin ile 2014 yılı seviyelerinin gerisine düştüğü belirtilmiş.

10 sayfalık raporda bu rakamın gelecekte daha da artacağı tahmin ediliyor.

Özel üniversitelerin teşvik edilip ve kontenjanların şişirilmesiyle üniversitelerde okuyanların sayısının 7 milyon 740 bini aştığına dikkat çekiliyor.2020 yaz döneminde 500 binin üzerinde gencin mezun olup iş aramaya başlayacağı öngörüsü yapılmış.

Haberin diğer paragrafında ise şu cümleler kurumlu; “Genç işsizlerin sayılarındaki artışın genel işsizlik süresini uzattığı da vurgulanan raporda, bir yıldan fazla süredir iş arayan 15-24 yaş arası genç sayısının son 2 yılda 74 binden 183 bine çıktığı belirtildi. Raporda ayrıca 15-24 yaş arası 1 milyon 156 bin gencin hem okumak hem de çalışmak zorunda olduğu belirtilirken aynı yaş grubunda 3 milyon 112 bin gencin eğitim almadığı gibi, herhangi bir işte de çalışmadığı kaydedildi. Kadın akademisyenlerin durumlarının da ele alındığı raporda, “En az 2 yıllık üniversite eğitimini tamamlayan kadınların sayısı erkeklerden daha fazla olsa da eğitim durumundan bağımsız olarak erkekler daha çok istihdam edilmektedir” ifadelerine yer verildi.” 

Maalesef raporda belirtildiği gibi gençlerin ülkeye dair endişeleri ve hayata dair kaygıları artarak devam ederken, umutları da her geçen gün bir kat daha kararıyor.

Bu gerçekliğe sadece akademik çalışma ve araştırmalarla değil, çevremize batığımızda da çok net ve berrak bir şekilde görebiliriz.

Son 5 yılda azımsanmayacak sayıda arkadaşım üniversiteden mezun olup ya da yarıda bırakıp Avrupa ülkelerinin yolunu tutmak zorunda kaldı. Bu gidişlerin maalesef birçok sebebi var, işsizlik, sosyal ve ekonomik yaşam kalitesinin her geçen gün düşmesi, demokrasi anlamında ülkenin geriye gidişi ve daha sayabileceğimiz birçok sebep.

Yaşadığımız koşullar bazılarını başka ülkelere savurdu ve maalesef toplumun çoğu bu gidişlerini onlar için bir şans olarak görüyor. Ama herkes o kadar şanslı değil, bahsettiğimiz sıkıntılardan dolayı canına kıyan genç sayısı her geçen gün artıyor, maalesef umutsuzlukta öyle.

“Kocaeli'de yaşayan 18 yaşındaki Furkan Celep, sosyal medya hesabından intihar edeceğini belirten bir not paylaştıktan sonra kayalıklardan atlayarak yaşamına son verdi.” Bu da başka bir haberden paragraf

Paylaşımda içki veya uyuşturucu maddenin etkisinde olmadığını belirten Furkan Celep, bunalım veya depresyonda olmadığını söylemiş, yaşayacağı şeyin günlerce, haftalarca hatta aylarca üzerinde düşündüğü bir konu olduğunu ve sonucunda böyle bir karara vardığını söylediği görüldü.

Furkan Celep bir araba, bir ev veya herhangi bir şey uğruna yıllarını harcamak istemediğini, iş hayatının kendisine çok yorucu geldiğini ifade etmiş, her şeyi arkada bırakıp gitmenin mantıklı geldiğini, gökyüzünde huzur bulacağını söylemiş paylaştığı notta.

Ülkenin huzur veremediği bir genç daha , canına kıydı. Kendisine rahmet, ailesine sabır, ülkeye HUZUR diliyorum…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.