banner165
İMECE KENT SÖYLEŞİLERİ MERT: “ D5 SANAT ORTAMINDA SANAT DERSLERİ YAPIYORUZ”

Merhaba sevgili okurlar, bu haftaki konuğumuz KHK kararnamenin mağduru Akademisyen Veli Mert.
Veli Bey ile kentin kültür ve sanatı, artık yok olmaya terk edilen kadim kentimiz mimarisi, D5 Sanat Ortamı ve Ahmet Yeşil üzerine konuştuk.

-Veli hocam merhabalar öncelikle sizleri tanıyalım.

Mert: eski bir akademisyenim. Resimle uğraşan, sanatçı olmaya çalışan biriyim. Mersin’de yaşıyorum. D5 Sanat Ortamı diye bir yer kurduk. 2 senedir de şu anda içinde bulunduğumuz mekanda da resim yapmaya çalışıyorum.

-Size Yenişehir belediyesi bir alan açmış. Bunun hakkında bizlere bilgi verir misiniz?

Yenişehir’de yeni dönemin başlamasıyla birlikte bazı değişiklikler oldu. Bu değişimin de parçası olmak beni iyi hissettirdi. Başkanlık değiştikten sonra kentle ilgili problemler masaya yatırıldı. Ve stratejik plan çerçevesinde Mersin’de ilk defa kültür-sanat ortamları bir masada tartışıldı. Kentin ileri gelenleri yaklaşık 35-40 kişi, kentin meselelerini, özellikle temelde Yenişehir, genelde Mersin’i tartıştılar.  Ben oranın moderatörlüğünü yaptım. Belgelerini tuttum. Zaten yaklaşık 22 yıldır da bu kentte olmam sebebiyle de bu kenti yakından tanıyordum. Oradan başlayan bir ilişki sonra Yenişehir Akademisi kuruldu, belediyenin içerisinde orada resim öğretmenliği yaptım. Çocuklara yönelik 0-7,9-12,12-15 yaş grubundaki çocuklara gençlere yönelik dersler yürüttüm. Fakat bu pandemi yüzünden çok güzel giden bir süreç kesintiye uğradı. Pandemiden sonra da Yenişehir TV kuruldu orada da uygulamalı resim dersleri yaptım. Sonraki aşamada da mekânları gösterdiler. Yenişehir Belediye Başkan Yardımcısının eşi Aynur Sakuçoğlu’da benden resim dersleri alıyordu. Mekânları gösterdiğinde, “buraları galeri yapmayı planlıyoruz hocam” dediğinde Aynur Hanım ile beraber süreç başladı. Başkan da olur verdi. Sürecin içerisine ‘Ahmet Yeşil’ adının verilmesi beni çok motive etti. Çünkü Ahmet Yeşil kardeş kadar yakın olduğum birisidir. Bu benim için inanılmaz bir isteklendirme kaynağı oldu çünkü yaşayan bir sanatçıyı bu şekilde bir mekan bağlamında ölümsüz kılmak herhalde yaşamın zorluğu karşısında en büyük giriş noktası olacaktır. Ahmet Yeşil bunu kesinlikle hakkeden birisi

  • Yenişehir Belediyesi’nin açtığı alanda yürütülen Ahmet Yeşil Sanat Galerisi ve sergi hakkında bilgiler verip, birlikte yürüttüğünüz çalışmadan da bahseder misiniz?

Mert: Mersin’de bir sürü sanat kurumları var. Ama Ahmet Yeşil gibi dişiyle tırnağıyla sürece başlamış ve bugün ortaya uluslararası çapta işler koyabilen Mersin’i temsil noktasında özellikle plastik sanatlar alanı için söylüyorum. Temsil noktasında uğraşmış bir değer. Bu değerin yerel yönetimler tarafından bu şekilde onure edilmesinin bir parçası olmak benim için bir övünç kaynağıdır. Yenişehir Belediyesi ciddi bir altyapı hazırlığı yaptı. Sonraki süreçte de Ahmet Yeşil’in adı verilen mekan Ahmet Yeşil’in işleri ile açılmalıydı. Ahmet Yeşil projesi sergisi gündeme geldi. Ve beraber bu sergi hazırlığını yaptık. Ondan önce Yenişehir Belediye Meclisi Danışma Kurulu bağlamında Ahmet yeşil,  ben ve Aynur hanım hem Yenişehir sanat galerisini hem de Ahmet Yeşil ‘in sanat galerisinin danışma kurulu olarak çalışmalar yaptık. Ve bu çalışmalarda Belediyenin yasalarının içerisinde galerinin hukukunu oluşturduk. Ve bu hukuk çerçevesinde perspektif koyduk. Bu perspektiften sonra Ahmet Yeşil sergisine başladık. Serginin küratörlüğünü üstlendim. Bu galeriyi iki aksta düşündük. Yenişehir Belediye Sanat Galerisinde Ahmet Yeşilin Retro perspektif dediğimiz 1972’den günümüze kadarki tüm işleri, Ahmet Yeşil Sanat Galerisinde ise son 2 yılın yeni işlerinden oluşan bir sergi organize ettik. İki galeriyi  bağlayan bir koridor var yaklaşık 15 metrelik bir koridor o koridorda sol tarafta Ahmet Yeşil’in hayatından kesitlerin görsel olarak akacağı bir ekran, sağ tarafta ise Ahmet Yeşil’in doğduğu günden günümüze kadar Mersin görüntüleri olacak. Yani Mersin ile Ahmet Yeşil’i buluşturmuş olacağız.

  • Sanatçı duyarlılığına sahip olan sizler Nuri Abaç’ı da tanırsınız tabii ki. Onların burada evleri var ve şu anda virane durumda bu sebepten dolayı üzüntü hissediyor musunuz?

Mert: Ben aslen Adanalıyım. Ama Mersin’e çocukluğumda da gelmiştim. Keşke o zamanlardan korunabilseydi. Ve hala korunacak yerler var. İçel Sanat Kulübü’nün bulunduğu yerden diğer yerlere gerçekten içler acısı. Mersin’e o evlerin kesinlikle kazandırılması lazım. Hele Çamlıbel’de Mickey Mouse denilen bina şu anda Çamlıbel’de kalmış tek bina. Emniyet Müdürlüğü binasıyla beraber Büyükşehir Belediyesi tarafından alınıp Mersin’in kültür merkezi yapılması benim kişisel hayalim. Abaç’ların binası kent yaşamının ilk nüveleridir. Nasıl bir formdaymış, mimari nasıl bir formdaymış. Bu binaların kaybının önlenmesi lazım. Yapılmayacaksa da korunmalı bu binalar. Bu çok önemli buralarda ciddi bir eksiklik var. Bu taş binalar en az yüz yıllık mutlaka el atılması lazım. Binalara el atılıp içinde yaşanır hale getirilmeli.

  • Mert hocam KHK ile üniversitelerden uzaklaştırıldınız. Bu sanat yaşamınızı nasıl etkiledi.

Mert: İlk atıldığım zaman 2 yıl kadar evde kitap okuyarak geçirdim zamanımı. Kendi modumu ayakta tutmaya çalıştım. Sonra yavaş yavaş insanlar gelip benden ders almak istediler ve bulunduğumuz binanın 5. Katında salonda dersler yapmaya başladım. Sonra arkadaşlarımız çocuklarını getirdi. Ve eşimle beraber çocuk gruplarımız oldu. 3 sene sonunda seramikte okuyan bir arkadaşımız olan Lorin Nakkaş ve İbrahim Tokaslan ile, eski öğrencim, şimdi resim öğretmeni ‘atölye açalım’ fikri oldu ve oturduğum evin altındaki mekanlardan ikisini tuttuk. Lorin Nakkaş ve eşi Toni Nakkaş iç mekanı çok güzel dizayn ettiler. Ve bana hazır bir mekan sundular. Bu anlamda onlara minnettarım. Bu süreçte çocuklara dramaya yönelik ders yapıldı. Cezmi hocamız tarafından, daha sonra Şeref Hocamızın işleri oldu. Bir yıl sonra mekanlardan birini tamamen seramik atölyesi haline getirdik. Yanındaki mekanı da tuttuk ve orada da yetişkinlere çocuklara gençlere yönelik faaliyetlere başladık aynı zamanda bu ortaklığımızı eşim de dahil 5 kişi, D5 Sanat Ortamı olarak tasarladık “Duyu 5” anlamında bir kısaltma, biz burada artık geleneksel bir malzeme olarak resim, heykel, seramik gibi. Bunlarla birlikte teori dersler yapıyoruz. Bunlarla birlikte burayı güncel sanat ortamlarına uygun bir ortama dönüştürüyoruz. Ve burayı bir merkez haline getirmeye çalışıyoruz.

Söyleşi: Gizem TOKKUZUN

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner186

banner189

banner185

banner188