Cumhuriyetin kurulmasında sonra ilk nüfus aysımı 1927 yılı Ekim Ayında yapılır.

Nüfusumuz on üç milyon beş yüz bindir.

Nüfusun yüzde sekseni köylerde yaşıyor ve çoğunun ekecek, geçim sağlayacak toprağı yok.

Kırk bin köyün otuz yedi bininde okul yok.

Var olan sermayenin yüzde seksen beşi azınlıkların elinde, geri kalan yüzde on beşi ise Türklerin. Ülke nüfusunun on altı binde biri işçi statüsünde.

Toplu iğne dahi dışarıdan ithal ediliyor.

Kırklareli ili Babaeski ilçesinde Alpullu Şeker Fabrikası ilk üretime geçen fabrikadır. Bundan sonra devamı gelir. Uşak, Eskişehir, Konya, Kayseri ve birçok ilimizde şeker fabrikaları kurulur. Bir taraftan istihdam yaratılırken, diğer taraftan pancar üretimi ile köylünün kalkınmasına katkı sağlanır.

Türkiye’nin çağdaş medeniyeti yakalaması için kalkınmaya, sanayileşmeye, eğitime ihtiyacı vardır. 1928’de okuma yazma seferberliği ilan edilerek bilmezlik mücadele ile işe başlanır.

Sümerbank, Şekerbank, Tütünbank, iş Bankası gibi bankalar açılır.

Tekel, Sümerbank Holding gibi ekonomik kuruluşlar ekonomide devreye sokulur.

Bu arada tütün idaresi yabancı sermayeden alınarak devletleştirilir.

Yabancı şirketlerin elindeki Demir yolları alınır ve ek yeni demir yolları yapılır.

Tarımsal alanda kırsal bölgelerin kalkınması, üretimin arttırılası ve değerlendirilmesi için önemli girişimler yapılır.

Ege Bölgesinde Tariş, Adana ve Mersni’deÇuko-Birlik,  Karadeniz Bölgesinde fındık üreticileri için Fısko Birlik, Antalya’da Ant- Birlik, Trakya’da ve benzeri birçok üretim Kooperatifleri kurularak üretici örgütlenir.  Kooperatif Birlikleri kurulur. Bu birliklere bağlı dokuma, çırçır, yağ fabrikaları açılır.

Hayvancılığın geliştirilmesi için Et ve Balık Kurumu kurulur.

Sümerbank birçok dokuma, iplik, ayakkabı fabrikaları açar.

Tekel sigara ve içki fabrikaları açar.

Buralarda toplam yüz binlerce emekçi çalışıp milyonlarca insanın karnı oyacaktır.

Köylü, tütün, şeker pancarı, pamuk, fındık, ayçiçeği üretip geçim sağlıyor.

Yüz binlerce havyan üretici Et ve Balık Kurumuna ürettiği hayvanı satıp ekmek parasını temin ediyor.

Şimdi bu kurumlar ve bu kurumlara ait fabrikalar nerede?

Şeker fabrikalarını sattık dışarıdan şeker ithal ediyoruz.

Tekel fabrikalarını sattık dışarıdan sigara ithal ediyoruz diyemiyorum zira sigaranın çoğu kaçak yollardan giriyor ülkemize.

Et ve Balık Kurumu yok edildi, hayvancılık bitti. Dışarıdan et ve canlı hayvan ithal eder duruma geldik. Tarımı bitirdiler, üretim kooperatiflerinin çoğu dağıtıldı, 1992 yılında mercimekler tanışan Kanada’dan mercimek ithal ediyoruz.

Pamuk ve pamuk ipliği ithal eder duruma düştük.

Cumhuriyet yönetiminin 2000 yılına kadar kurduğu fabrikaların birçoğu son on altı yılda satıldı. Satanlar da övünerek” Babalar gibi sattık.” Dediler.

Sattılar da borç mu ödediler?

Borç kalmadı mı?

Ülkemiz borçsuz mu şimdi?

Tam tersi.

2002 yılında dış borç toplamı 130 milyar ABD Doları iken, şimdi 450 milyar Dolar.

Açıklamalara göre on milyon yedi yüz kırk iki bin işsiz var.

Çalışanların yüzde kırk beşi 2324 Lira asgari ücretle çalışıyor.

Bu ülkede üç dört yerden maaş alarak ayda 200 bin lira kazananlar da var.

Gelir dağılımı adaletsizliği, cehalet almış başını gidiyor.

Fabrikalar, yollar, köprüler satıldı, şimdi toprak parçaları satılmaya başlandı.

Bunlar satılırken seyredenler, satanlara oy verip alkış tutanlar şimdi işsiz kalınca iş bekliyorlar.

Yeni istihdam alanları yaratılmadan nereden iş verecekler?

Fabrika açıldı da iş mi verecekler?

Bir yandan işsizlik, diğer yandan yoksulluk illeti bıktırdı milleti.

İş nerede de işsize iş verecekler?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.