banner214

İslam dini temizlik dinidir. İslamiyet, temizlik üzere bina edilmiştir. Dinimizin bu güzelliğini özellikle bu günlerde yaşamakta olduğumuz korona virüsü (kovid-19) günlerinde daha iyi idrak etmekteyiz.

Taharet; Temizlenmek, arınmak manalarına gelir. Fıkıh ıstılahında ise, abdestsizlik (hades)ten ve pislik (necaset)ten temizlenmek demektir. Hadesten taharet, hem küçük abdesti (namaz abdesti)  hem de boy abdestini (guslü) kapsar. Bu itibarla, manevi kirlilik sayılan abdestsizlik ten; bedende, elbisede ve ibadet edeceğimiz yerde bulunan maddi pisliklerden temizlenmeye taharet denir. Nitekim hadesten ve necasetten taharet namazın dışındaki farzlarından yani namazın şartlarındandır. Bu sebeple hadesten (manevi pislikten) ve necasetten (maddi, fiziki pisliklerden) temizlenmedikçe namaz sahih olmaz.

Temizlik iki türlüdür:

1-         Hadesten Taharet: Hükmi, manevi pislikten temizlenmeye denir. Abdestsizliği gideren temizliğe yani abdest almaya “Taharet- i Suğra”; cünüplükten, hayız ve nifastan temizlenmeye de “Taharet-i Kübra” denir.

2-         Necasetten Taharet:  Namaz kılabilmek için beden , elbise ve namaz kılınacak yerin temiz olması demektir.

İmam- ı Gazeli temizliğin dört derecesi vardır der. Bunlar:

1- Hadesten ve hubustan, yani bedeni abdestsizlik ve cenabetlikten (hadesten); pislik ve kirden (necasetten) temizlemek,

2- Organları günahlardan temizlemek,

3- Kalbi kötü huylardan temizlemek,

4- Gönlünü Allah’tan başka her şeyden temizlemek. ( Gazali, i. Ulumi’d-Din,I,335)

İnsanın gözle görünen ve görünmeyen pisliklerden temizlendikten sonra, azalarını kötü huy ve günahlardan da temizlemesi gerekir. Çünkü günahlardan arınmamış azalar ile ibadet yapılamaz, yapılsa da ibadetin zevk ü lezzetini alamaz. Azaların günahlardan,  kalbin kötü huylardan temizlenmesi ise, kalbi bozuk, sapık inançlardan temizleyip , ibadet ile süsleyerek gerçekleşir. Kalbimizi boş, anlamsız, basit şeylerden temizleyip kalbimize asıl sahibini yerleştirmeyiz, masivayı (Allah’tan başka herşeyi) kalbimizden temizleyip imanın, tevhidin, Allah’ın nuruyla cilalamalıyız. Peygamber Efendimiz: ”Şüphesiz ki Allah, sizin bedenlerinize ve suretlerinize bakmaz fakat kalbinize ve amellerinize bakar” buyurmuştur. (Müslim-I,10).

İslam dini temizlik dinidir. Dinimiz maddi ve manevi pisliklerden temizlenenleri övmüştür. Peygamber efendimiz Mekke’den Medine’ye hicret ederken ilk iş olarak Kuba Mescidi’ni inşa etmişlerdir. Bu mescidin inşasında Peygamber efendimize yardımcı olan ve bu mescidin cemaatı olan Kuba halkı temizliklerine gösterdikleri özenden dolayı Kur’an’da övülmüşler ve onlar hakkında şöyle buyrulmuştur; ”Orada (Kuba’da) temizlenmeyi sevenler vardır. Allah’ta çokca temizlenenleri sever.” (Tevbe, 108).

Peygamber efendimiz temizliği bilmeyen bir topluluğa gönderilmişti. Yalın ayak gezerler, yemeklerini yedikten sonra ellerini ayaklarının altına sürerler, temizlikte su kullanmazlardı. Peygamberimiz ise, herkesin dikkatini çekecek kadar temizliğe, kılık ve kıyafetinin, saçının- başının düzen ve temizliğine, ağız ve diş temizliğine son derece dikkat eder. Çevresini kirletenlerden, diş bakımını yapmayanlardan ve üstü başı dağınık olanlardan rahatsız olurdu.  Onların kalbini kırmadan, onurlarını incitmeden, hatalarını düzeltir. Onları eğitir ve temizliği öğretirdi. Mescid-i Nebevi’nin havlusuna bevleden bir bedeviye (çölde yaşayana) güzellikle bu yaptığının yanlış olduğunu, mescidlerin Allah’a İbadet için yapıldığını anlatarak onu eğitmiştir. Yine O, “din temizlik üzerine kurulmuştur.” buyurmuştur.

Ebu Abbas (ra) anlatıyor; Ben perişan bir kıyafetle Peygamberimizin huzuruna geldim. Peygamberimiz beni o halde görünce

-Malın yok mu?  diye sordu. Ben:

-Var dedim,  Peygamberimiz;

-Neyin var? dedi , Ben;

-Devem, koyunum, atım, hizmetçim var  dedim. Bunun üzerine Peygamberimiz;

- “Mademki Allah sana varlık verdi, Allah  bu nimet ve ikramı üzerinde görünsün”, buyurdu. (Ebu Davut, Libası,17)

Cabir (ra) anlatıyor: Peygamberimiz, saçları birbirine karışmış bir adam gördü ve: “Bu adam saçlarını düzene sokacak bir şey bulamıyor mu?” buyurdu;  Elbisesi kirli bir adamla karşılaştı da: “Bu adam elbisesini yıkayacak su bulamaz mı?” buyurdu. (Ebu Davut, Libas,17)

AĞIZ VE DİŞ TEMİZLİĞİ

İnsanın muhatabına temiz görünmesi ve sağlık  bakımından, diş ve ağız bakımı/temizliği de son derece önemlidir. Allah Rasulü evine girdiğinde ilk yaptığı işlerden biri de dişlerini misvaklamak olurdu. İbadet esnasında da kulun Yaratıcısının huzuruna temiz, kokmayan bir ağızla çıkması  Allah’ın rızasını kazanmasına  bir vesiledir.  Allah Rasulü (sav): “Misvak hem ağzı temizler, hem de Hakk’ın rızasını kazandırır.” (Nesai, Kitabü’t-Tahare,5) buyurarak diş ve ağız temizliğinin önemine dikkat çekmiştir.

Peygamber Efendimiz dişlerini temizlemeyenleri gördüğünde ise: “Size ne oluyor da dişleriniz sararmış olduğu halde yanıma geliyorsunuz? Misvak kullanınız”; soğan sarımsak gibi kokan bir şey yiyenin diğer insanları rahatsız etmemesi için topluma girmemesini, evinde oturmasını “sizden her kim soğan veya sarımsak yemişse (kokusu gidene kadar) bizden uzak dursun, mescidimizden uzak dursun ve evinde otursun” sözleriyle  uyarmıştır. Başka bir hadis-i şerifte ise: “Eğer ümmetime zor gelmeyeceğini bilseydim her namaz(dan önce) misvak kullanmayı emrederdim”  buyurmuştur.   

Misvak: Erak isimli meyvesiz bir ağacın ince dallarından yapılan bir çeşit diş fırçasıdır. Başka ağaçlardan da elde edilebilen misvağın, erak ağacından elde edileninin sağlık açısından mikrop öldürücü antibiyotik ihtiva etmesi, dişte kireçlenmeyi ve diş eti çekilmesini önlemesi… gibi yararları olduğu tespit edilmiştir. (Çetin, Abdurrahman, Örneklerle Peygamberimiz, s. 401)

Misvak Peygamber efendimiz zamanından beri kullanılmakta olup, bu gün ülkemizde daha çok diş fırçası ve macunu kullanılmaktadır. Kullanılan malzeme (sağlık açısından zararlı olmaması şartıyla) ne olursa olsun amaç, ağız ve diş temizliğidir. Yeter ki temizlik yapılsın, bu malzemeler misvak olabilir, diş fırçası ve macunu olabilir, diş ipi olabilir.

Dinimiz hem maddi hem de manevi temizliğe son derece önem vermiş, ibadetlerin bile sahih olabilmesi için her iki temizliği de şart koşmuştur. Özellikle manevi temizlik, “benim kalbim temiz” sözüne irca edilemeyecek kadar önemlidir. Kişinin kalbini, dimağını ve yaşantısını temizleyen inanç ve ibadetleri kişinin kalbine yerleştirerek bu temizlik gerçekleştirir. K. Kerim özellikle itikadı/inancı bozuk olan müşrikler hakkında “müşrikler necis/pistir” (Tevbe, 28) nitelemesinde bulunur. Ellerde, yüzlerde ve diğer organlarda bulunan pislikler su ve sabunla temizlenir. Ancak kalplerde olan sapık inançlar; İslam düşmanlarının Allah, peygamber, islam, müslümanlar ve inanç esaslarımız hakkındaki kin ve nefretleri suyla, sabunla, deterjanla temizlenecek nitelikte pislikler değildir. Bu pislikleri maddi temizlik malzemeleri arındıramamakta, sahibinin İslam ve Müslümanlara yönelik kustukları pisliklerin kokusunu/etkisini pahalı parfümler kapatamamakta/giderememektedir.

Cumanız ve Ömrünüz Bereketli Olsun...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner198

banner209

banner211