banner214

Kur’an-ı Kerim’in ısrarla üzerinde durduğu konulardan biri de çevre ve çevredeki ekolojik yani tabii dengedir. İslam dini insanın, Rabbi ve diğer insanlarla olan ilişkilerini düzenlediği gibi insanın tabiatla ve çevresiyle olan ilişkilerini de düzenler. Kur’an, tabiatın yaratılışına ve tabiattaki varlıklara dikkat çekerek, Allah’ın varlığına, birliğine ve diğer sıfatlarına vurguda bulunur. Kâinattaki bütün varlıkların kemmiyet ve keyfiyet açısından bir ölçü, düzen ve denge içerisinde yaratıldığını haber verir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de: “Allah birbiri ile ahenkli yedi göğü yaratmıştır. Rahman’ın yaratmasında bir düzensizlik bulamazsın. Gözünü çevir de bir bak, hiç bir düzensizlik görebiliyor musun? Tekrar tekrar bak, göz (bir düzensizlik ve aykırılık aramaktan) yorgun ve ümitsiz bir şekilde sana dönecektir.” (Mülk, 67/3-4), “Şüphesiz biz, her şeyi bir ölçüye göre yaratmışızdır.” (Kamer, 54/49) buyurulmaktadır:

Her şey, tabii düzeninde kendi dengesini korur. Ekolojik denge, kendi içerisinde devam eder ama insanoğlunun çevreyi tahribi ve kirletmesiyle tabiattaki bu denge kendi kendini muhafaza edemez. Ayetlerde ise, tabiattaki ekolojik dengenin bozulmaması emredilmiştir. Aksi halde bunun zararını yine insanoğlunun çekeceği bildirilmiştir (Rahman, 55/7-9; Rum, 30/41).

Bir Peygamber ve Müslümanların lideri olması dolayısıyla çevre işleriyle fiilen ilgilenen ve sözleri ile bu konuda Müslümanları uyaran ilk kişi Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)’dir. (Mehmet Bayraktar, İslam ve Ekoloji, s. 25-26, DİB. Yay, Ankara, 1992). O, boş arazileri ormanlaştırmış, ağaçları ve hayvanları korumayı emretmiştir. Mekke, Medine ve Taif şehirleriyle buraların etrafını sit alanları ve milli parklar ilan etmiş, “Bir kimse bir ağaç dikerse, o ağaç meyve verdiği sürece sevabı ona yazılır” buyurmuştur.

K. Kerim’de: “Yedi gök, yer ve onlarda bulunanlar Allah’ı tespih eder, O’nu hamd ile tespih etmeyen hiçbir şey yoktur. Fakat siz onların tespihlerini anlayamazsınız.” (İsra, 17/44), “Göklerde ve yerde bulunanlarla, sıra sıra uçan kuşların Allah’ı tespih ettiklerini görmez misin? Her biri kendi niyaz ve tespihini bilir” (Nur, 24/41; Hadid, 57/1) buyurularak küçüğüyle büyüğüyle, canlısıyla cansızıyla bütün varlıkların kendi lisan-ı halleriyle Allah’ı tespih ettikleri bildirilmektedir.

Yeryüzünde her şey Allah’ın varlığının bir ayeti yani işareti ve belgesidir. Kâinat, ibret gözüyle bakılıp okunması gereken bir kitaptır. Nasıl ki, abdestsiz olarak el sürmediğimiz Kur’an-ı Kerim, bize Allah’ın varlığını ve birliğini anlatıyorsa; kâinat kitabı da aynı şekilde, Allah’ın varlığını ve birliğini, her şeyi yoktan var eden yaratıcıyı tanıtmaktadır. Yaratana ibadet eden ve bizlerin emrine verilen varlıklara karşı bizler de ölçülü davranmalıyız.

Allah (cc.) havasıyla, suyuyla, dağlarıyla, ovalarıyla ve yemyeşil ormanlarıyla bu cennet vatanı bizlere emanet etmiştir. Bizler de kendi lisan-ı haliyle Rabbini tespih eden bu güzellikleri hoyratça tüketmeden sonraki nesillere sağlıklı bir çevre bırakalım. Özellikle canlı-cansız bütün varlıkları yakıp-yok eden yangınlara sebep olmamak için ormanlık alanlarda kesinlikle ateş yakmayalım. Yangın tehlikesi anında ALO 177’yi aramak suretiyle milli ve dini görevimizi yapalım.

Cumanız ve Ömrünüz Bereketli Olsun...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner198

banner227

banner233

banner255

banner231