Selam kelimesi, Kur’an-ı Kerim’de 33 defa geçer, ancak bunlardan bir tanesi (Haşr suresi 23. ayetteki selam kelimesi) Allah’ın ismi olarak geçmektedir. Selam kelimesi Allah için kullanılırsa; “Selamette olan, selamette kılan” manalarına gelir. Çünkü O, her türlü selametin kaynağı, kendisi ayıptan, eksiklikten, yokluktan kısaca her tehlikeden salim olduğu gibi, selameti umulan, selamet arayanları selamete erdirecek olandır. (Elmalılı Hamdı Yazır, Haşr Suresi-23. ayet)

Selam ve Müslüman kelimeleri aynı kelimeden türemişlerdir. Selamlaşma, birine “es-Selamüaleyküm” demek; “Sen benden selamettesin, benden sana bir zarar gelmez, sana bir zararım dokunmaz, benden korkmayasın, emin olasın, Allah’ın ismi üzerine olsun, Allah’ın koruması, sağlık, selamet, afiyet ve emniyeti senin üzerine olsun, kaza ve beladan, her türlü kötülükten emin ol, selamet içinde yaşa” demektir. Yani bir nevi duadır.

Selam, dinimizin üzerinde ehemmiyetle durduğu konulardan biridir. Çünkü selamlaşmak, müminlerin birbirlerine olan muhabbetlerini artırır. Varsa aralarındaki kin, düşmanlık ve nefret kalıntılarını yok ederek, her iki tarafın gönüllerine sevgi, saygı, hoşgörü, kardeşlik duygularını yerleştirir ve bu duyguların gelişmesine sebep olur. Hadiste; “İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe olgun bir imana sahip olamazsınız, size yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şeyi haber vereyim mi? Aranızda selamı yayın” (Müslim, İmam,93), “Müslüman’ın din kardeşiyle üç günden fazla küs durması helal değildir. İki Müslüman karşılaşırda biri bu yana öbürü diğer yana döner. Bu ikisinin hayırlı olanı, ilk önce selam verenedir” buyurulmuştur.

 Sahabeden Ebu Umâre hazretleri şöyle diyor: “ Rasulullah (sav) bize şu yedi şeyi emretti;

1- Hasta Ziyaretini,

2-Cenazeye iştirak etmeyi,

 3-Aksırana hayır dilemeyi,

 4-Zayıfa yardım etmeyi,

 5-Mazluma yardımcı olmayı,

 6-Selamı yaygın hale getirmeyi,

7-Yemin edenin yemininin yerine gelmesini temin etmeyi”  (Buhari, Müslim)

Müslümanların aralarında selamlaşmaları Allah’ın emridir. Ayette; “Bir selam ile selamlandığınız zaman, siz de ondan daha güzeli ile selamlayın yahut aynı ile karşılık verin” (Nisa, 86) buyurulur. İslam âlimleri bu ayete ve hadislere dayanarak; selam vermek sünnet, almak ise farzdır hükmünü çıkarmışlar ve selamlaşmanın “Selam” kelimesi ile olması gerektiğinde ittifak etmişlerdir. Bu sebeple “esselamüaleyküm” diye verilen selama; “hayırlı sabahlar, günaydın, tünaydın, iyi günler, merhaba” gibi kelimelerle mukabelenin caiz olmayacağını söylemişlerdir. Çünkü bu kelimeler de güzel olmalarına rağmen, selam kelimesinin yerini tutmaz. Ancak selam verdikten veya aldıktan sonra bu kelimeleri kullanmak daha isabetli olur. Çünkü selam kelimesi hem dünya hem ahireti içine alan kısa ve özlü bir kelimedir. Diğerleri ise yalnız dünya veya belli bir süreyi kapsayan kelimelerdir. Örneğin yer genişliği anlamındaki “merhaba” bir selamlama değil bir ağırlama terimidir. Gelen biriyle selamlaştıktan sonra; “Darlık çekmeyesin, rahat olasın, geniş olasın”  manasında “merhaba” deriz. Merhaba terimi bu manada Rasulullah (sav) tarafından da çokça kullanılmıştır. Bizim toplumumuzda da yaygın olarak kullanılmaktadır. Dini açıdan selam aldıktan sonra merhaba demek müstehaptır. (İbn Hacer, Ümmü’l -Kari, I/355)

Kur’an’da meleklerin bile cennette Müslümanlara selam verecekleri bildirilmektedir. Ayette; “Rablerine karşı gelmekten sakınanlar ise bölük bölük cennete sevk edilir. Oraya varıp da cennetin kapıları açıldığında cennetin bekçileri onlara “selamünaleyküm”, tertemiz geldiniz artık ebedi kalmak üzere girin buraya derler” (Zümer, 73.), “Takva sahipleri o kimselerdir ki, melekler, canlarını hoş ve rahat halde alırlar. Kendilerine “selamünaleyküm” yapmış olduğunuz güzel işlerin mükâfatı olarak cennete girin” derler (Nahl, 32.)

Ayrılış selamı; yine İslam adabına göre bir gruptan ayrılırken de ayrılan kişinin selam vermesi sünnettir. Peygamber Efendimiz; “Sizden biriniz bir meclise vardığında selam versin. Oturduğu meclisten kalkmak istediği zaman da selam versin, önce verdiği selam sonraki selamdan daha üstün değildir” buyurmuştur. (Ebû Davut, Edep,150)

Cumanız ve Ömrünüz Bereketli Olsun…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.