banner214

 Faiz, diğer bir ifade ile riba bir fıkıh terimi olarak; bedelli akitlerde taraflardan birisi lehine şart koşulan fazlalığı ifade eder. Riba kelimesi yerine Türkçede daha çok “faiz” terimi kullanılır. Faiz; taşan, taşkın, dolu, ödünç verilen paradan alınan gelir anlamlarında kullanılır. Cahiliye devrinde asıl borca “re’sü’l-mâl” ziyadesine ise “ribâ” adı verilirdi. Zaman zaman faiz miktarının ve şekillerinin azalması veya çoğalması muamelenin niteliğini değiştirmez. Bir şeyin nitelikleri değişmedikçe, adının değişmesi, hükmünün değişmesini gerektirmez. 

Faizcilik, cahiliye toplumunda oldukça yaygındı. Toplumda yaygın olan bu uygulama birdenbire yasaklamamıştır. Tıpkı içki yasağı gibi ilk önce toplum bilinçlendirilmiş, faiz ve tefecilik kınanmış, tedrici olarak zihinleri hazır hale getirdikten sonra faizi kati bir şekilde haram kılınmıştır. Faizin haram kılınmasındaki tedriciliği şu şekilde sıralayabiliriz:

1) Faiz Yiyenler Kınanmıştır. Peygamber Efendimizin Mekke döneminde şöyle buyurduğu nakledilmiştir: “Mirac gecesi, karınları evler gibi (büyük) olan bir topluluğun yanına geldim. Onların karınlarında dışarıdan görülen yılanlar vardı. Cebrail’e (as), bunların kimler olduğunu sorduğumda; “faiz yiyenlerdir” cevabını verdi” (İbn Mace, Ticarat, 58). Mirac hadisesi hicretten bir buçuk sene önce gerçekleşmiştir. Yani henüz hicret gerçekleşmeden zihinler hazırlanmaya başlanmış, insanlara faizin kötü bir şey olduğu daha o günlerde anlatılmaya başlanmıştır.  

2) Faizin Malı Arttırmaz. Faizle ilgili ilk inen ayet Mekkîdir (Mekke’de inmiş). Ayette: “İnsanların malları içinde artsın diye faizle her ne verirseniz, Allah katında artmaz. Ama Allah'ın hoşnutluğunu isteyerek her ne zekat verirseniz; işte bunu yapanlar sevaplarını kat kat arttıranlardır” (Rum,30/39) buyurulmaktadır. Ayette faizi yasaklayan bir hüküm bulunmamakla birlikte, faizde Allah’ın hoşnutluğunun bulunmadığına işaret vardır.

3) Faiz Önceki Dinlerde de yasaklanmıştır. Medine faizle ilgili inen ilk ayette Yahudilikte faizin yasaklandığı şöyle anlatılmaktadır: “Yahudilerin yaptıkları zulüm ve birçok kimseyi Allah yolundan alıkoymaları, kendilerine yasaklanmış olduğu halde faiz almaları, insanların mallarını haksız yere yemeleri sebebiyle önceden kendilerine helal kılınmış temiz ve hoş şeyleri onlara haram kıldık. İçlerinden inkar edenlere de acı bir azap hazırladık.” (Nisa,4/160,161) Bu ayette Yahudilerin haram kılınmasına rağmen faizli işlem yapmaları kınanmış ve Müslümanlar dolaylı olarak uyarılmıştır.

4) Faizli İşlem yapan Allah ve rasulüne savaş ilan etmiştir. Medine döneminde faizle ilgili inen ikinci ayette cahiliye toplumunda yaygın olarak uygulanan faiz yasaklamıştır: “Ey iman edenler! ribayı öyle kat kat arttırılmış olarak yemeyin” (Al-i İmran, 3/130). Daha sonra hicretin sekizinci veya dokuzuncu yılında kati emirlerle faiz haram kılınmıştır: “Allah alış-verişi helal, faizi ise haram kılmıştır.” (Bakara, 2/275),

 “Faiz yiyenler kabirlerinden ancak kendilerini şeytan çarpmış kişi gibi kalkarlar.” (Bakara, 2/275),

“Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve eğer gerçekten iman etmiş kimselerseniz, faizden geriye kalanı bırakın. Eğer böyle yapmazsanız, Allah ve Rasûlüyle savaşa girdiğinizi bilin. Eğer tövbe edecek olursanız, anaparalarınız sizindir. Böylece siz ne başkalarına haksızlık etmiş olursunuz, ne de başkaları size haksızlık etmiş olur.” (Bakara, 2/278,279)

Faizin haram olduğuna dair birçok hadis-i şerif de bulunmaktadır:

“Yedi helâk edici şeyden kaçınınız. Bunlar; Allah’a ortak koşmak, sihir yapmak, haksız yere adam öldürmek, yetim malı yemek, faiz yemek, savaştan kaçmak, iffetli ve imanlı bir kadına zina iftirasında bulunmaktır.” (Buhari, Vesaya, 23)

“Cahiliyye dönemine ait faiz kaldırılmıştır. İlk olarak da Abdülmuttalib’in oğlu Abbas’ın faizini kaldırıyorum. Artık faizin tamamı kaldırılmıştır.” (Müslim, Hac, 147),

“Biliniz ki, cahiliyye döneminin bütün faiz çeşitleri kaldırılmıştır. Anaparalarınız ise sizindir. Böylece haksızlık etmemiş ve haksızlığa da uğramamış olursunuz.” (Ebu Davut, Buyû, 5),

Bir rivayette “Hz. Peygamber faiz yiyene ve yedirene lanet etti.” buyurulur. Başka bir rivayette buna; “faizi yazan, muameleye şahitlik yapan” ifadesi eklenir ve “bunların hepsi eşittir” denilir. (Müslim, Müsakat,105).

Cumanız ve Ömrünüz Bereketli Olsun...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.