banner321

Yargıtay’ın CHP İstanbul İl başkanı Canan Kaftancıoğlu’na verilen cezayı onaylaması ve siyaset yasağı getirmesinden sonra Bursa’da yapılacak olan mitingin İstanbul’a alınmasıyla 21 Mayıs’ta büyük bir miting yapıldı.

Kimi tahminlere göre 500 binden fazla kişi mitingi izledi.

Kılıçdaroğlu sahneye çıkmadan önce bir kasap, bir tornacı, bir temizlik işçisi sahneye çıkarılarak konuşturuldu.

Milletin sesi olarak lanse edilen ilk miting Mersin’de yapılmıştı. Orada da sahneye değişik mesleklerden Kişiler çıkarılarak konuşturulmuştu.

İkincisi İstanbul’da yapılan mitinglerin devam edeceği bildirildi.

Mitingde gezide tutuklananların aileleri, sanatçılar ve yazarlarda vardı.

Miting çok canlı ve kalabalıktı. Altılı masayı oluşturan partilerin il başkanları da mitinge davet edilmişti.

Bu mitingi 300 den fazla gazeteci ve basın mensubu izledi.

Kılıçdaroğlu iktidara geldiklerinde değişmeyeceğim mesajı verdi.

Sadatla ilgili olarak seçim güvenliği konusunda endişelerini dile getirdi.

Mitingin ana unsuru artık CHP liderinin Cumhurbaşkanı adaylığının perçinlemesi olarak değerlendirildi.

Gerek miting anında yapılan röportajlarda, gerekse mitingden sonra yapılan konuşmalarda Kılıçdaroğlu’nun adım adım Cumhurbaşkanlığı adaylığına doğru ilerlediğini gösteriyor.

Kılıçdaroğlu uzun bir süredir bu adaylık konusunda ciddi adımlar atıyor.

İstanbul ve Ankara belediye başkanlarının adaylığının önünü kapatan, Meral Akşener’inde Başbakan olacağım demesiyle Kılıçdaroğlu adeta tek tabanca kaldı.

Bir grup toplantısında ya benimle yürüyeceksiniz ya da derhal ayrılın diyerek rest çektiği konuşmasında parti de kendine karşı çıkanlara bir mesaj olarak değerlendirildi.

Peki, oğlan tarafı istiyor da kız tarafı ne diyecek?

Bu tabir bir ironidir. Yanlış anlaşılmasın.6’lı masanın diğer ortaklarından bahsediyorum. Diğer liderler bu konuda nasıl düşünüyor.

Basından izlediğim kadarıyla Meral Akşener Kılıçdaroğlu’nun adaylığına karşı çıkmaz. Evet Akşener’in gönlünde İstanbul belediye başkanı İmamoğlu var ama burada kararı Kılıçdaroğlu verecek. Buna rağmen İmamoğlu’nu Meral Akşener aday gösterecek diyenler var ama bu bana göre mümkün değil.

Karamollaoğlu ve Uysal’ın İmamoğlu’na karşı çıkacağını düşünmüyorum. Belki Karamollaoğlu bir muhafazakar adayda ısrar edebilir ama sonunda Kılıçdaroğlu’na evet der. Çünkü partisinin ilerleyebilmesi İçin AK Parti’nin iktidardan gitmesi lazım. Bu bilinçle Karamollaoğlu bu adaylığa evet diyecektir.

Bildiğiniz gibi AK Parti özellikle rahmetli Oğuzhan Asiltürk aracılığıyla Saadet’i millet ittifakından koparmaya ve kendi yanına çekmeye çalıştı ama artık o durumda ortadan kalktı.

Esas sorun Davutoğlu ve Babacan tarafından ortaya atılacak.

Şunu iyi biliyoruz ki, her iki liderde Kılıçdaroğlu’nun adaylığına sıcak bakmıyor.

Daha iki üç gün önce Babacan şayet ortay adayda anlaşma olmazsa kendisinin aday olacağını açıkladı.

Bu iki liderin savunduğu tez Kılıçdaroğlu’nun Erdoğan karşısında zayıf kalacağı ve muhafazakar tabandan oy alamayacağı yönünde.

Kılıçdaroğlu’nun özellikle Alevi kökenli olmasının bu konuda handikap yaratacağını düşünüyorlar.

İktidarın hedefi Kılıçdaroğlu’nu mindere çekmektir.

Kılıçdaroğlu aday olursa Erdoğan’ın seçimi rahat kazanacağını düşünüyor.

Onun İçin olası adaylar arasında İmamoğlu’na karşı tüm kozlarını kullanıyorlar.

İstanbul seçimlerini açık farkla kazanmasını bir türlü hazmedemediler.

1 Haziran’da mahkemeden İmamoğlu’na siyasi yasak gelebileceği söyleniyor.

Bu durumda iktidar tekrar İstanbul’u ele geçirecektir çünkü Meclis çoğunluğu cumhur ittifakındadır.

Şimdi bir takım senaryolar ve taktiklerle iktidar cenahı sürekli adayınızı açıklayın diye millet ittifakına çağrı yapıyor.

Şayet millet ittifakı adayını erken açıklarsa basının yüzde 95’lik kısmını elinde tutan iktidar yanlıları o adayı yerden yere vurarak toplum nezdinde pasifize edecektir.

Kılıçdaroğlu aday olursa iktidarın zaten onunla ilgili söyledikleri malum.

Bay Kemal söylemi, SSK’yı bastırdığı gibi söylemlerin dışında ellerinde başka argüman kalmadı suçlayabilecekleri.

Ama her ne kadar son zamanlarda atağa kalkmışsa da Kılıçdaroğlu’nun Erdoğan karşısında seçimi kazanacağı şüpheli.

Millet ittifakı özellikle Cumhurbaşkanı adaylığı İçin koyduğu kriterler Kılıçdaroğlu’nu işaret etsede bende Kılıçdaroğlu’nun kazanacağına ihtimal vermiyorum.

Bunun Kılıçdaroğlu’nun şahsıyla ilgisi yok. Türkiye’de mevcut konjonktür ve seçmen profili buna engeldir.

Bakalım seçimler yaklaştıkça şapkadan hangi civcivler çıkacak.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner291

banner323