banner214

Sosyoekonomik bir hayata bırakırız ilk çığlığımızı. Yaşamımız büyük ölçüde içine doğduğumuz bu ortama yazgılıdır. Bu yazgısını yeniden yazmayı çok azımız başarır. Birazdan daha fazlamız ise yazgımızı bir parça değiştirebilir ki bu çoğunlukla ömrü boyu sürdürülmesi gereken bir çabayı gerektirir.

Yazgısına razı olmayanlarımız bunu yeniden yazmada başlıca iki yol izler.

Birinci yolu seçenlerimiz hayatını yapmak istemedikleri üzerine kurar.

Hayata müdahale, yapılmak istenmeyenler üzerindendir. Bunu tercih edenlerin yaşamı, yapmak istemediklerinden arta kalanlardan oluşur. Bu kalanların da istedikleri şey olup olmadığından pek emin olmadan yaşamlarını sürdürür giderler.

İlk bakışta kolay yol olduğu düşünülebilir. İnsanın yapmak istemediklerini seçmesi kendisine bağlıdır. Yine bunları yapmaması da kendisine...

Bu süreçte insanın en çok ihtiyaç duyduğu şeylerden biri olan kontrol neredeyse tamamen o kişinin elindedir. Kontrol, beraberinde insanı büyük ölçüde rahatsız eden belirsizliği de azaltır.

Kontrolümüzdeki tarafını yaşadığımız hayat, ciddi bir sorumluluk gerektirmediği gibi, sürprizlerden azade olması nedeniyle hayal kırıklığı tehlikelerinden de de uzaktır.

Kişi neredeyse tüm enerjisini, istemediği şeyleri seçmeye ve onları çevresine, topluma rağmen, yapmamaya harcar. Sürekli bir savunma halinde ve olumsuz duygu hakimiyetinde çabalar durur. Yaşadığı,  ‘istemediği şey’ olmaktan kurtulanlardır. Bir nevi ‘olmayana ergidir’.

‘Kontrol’ güzel, ‘belirsizliğin azalması’ harika, ‘hayal kırıklığının olmaması’ muhteşem, ‘fazla sorumluluk gerektirmemesi’ daha olsun!

Savunma halinde olmanın getirdiği olumsuz duyguların yarattığı gerginlik, yaşananların doğrudan seçilenlerin olmaması, tanımlandıkça sığlaşan, doyumdan fakirleşen hayat…

Olacak o kadar!

İkinci yolda, hayatı yapmak istedikleriyle oluşturanlarımız vardır.

Yaşamın içinde aktiftir. Duruşu savunmadan çok arzusu yönünde müdahil olmadır. Yapmak istediklerine odaklanır. Duygu durumu genelde olumlu bantta yer alır. Hedeflerini gerçekleştirmek için kendini geliştirmesi gerektiğini bilir. Yaşamın değişimine kendini de değiştirerek uyum sağlamaya çalışır. Yapmak istediklerinden bir an olsun bile gözünü ayırmaz.

Amaçları için harcadığı enerjisini hedeflerine ulaştıkça tekrar kazanır ve hayatı dipdiri sürdürür; fiziksel ve zihinsel olarak…

Hayattan bir şey istediği için kontrolü onunla paylaşır. Bunları hayatının parçası yapmak için sorumluluk alır. Gelecek belirsizlik sisleri içindedir. Hayal kırıklığının hangi köşe başında beklediğini bilmez.

Yaşamı sürprizlere açıktır, üstlenilen sorumluluğun gerginliği, yaşanan hayal kırıklıkları, belirsizliğin beslediği hayatın derinliklerinde kaybolur gider; geriye yaşamak istediği bir hayat ve onun doyumu kalır.

Bir yanda istenmeyenlerden arta kalan, artık bir yaşam.

Bir yanda istenenlerin gerçekleşip gerçekleşmemesinden bağımsız arzulanan bir yaşam.

Hayat bu kadar kalın çizgilerle tanımlanamayacak, birçok ayrıntılardan oluşan dinamik bir süreç olsa da, yine de seçtiklerimize yanıt verir, bizi büyük oranda seçtiklerimizle var eder.

Anlayacağınız yazgımız bizlerin ellerindedir.

Bir ölçüye kadar olsa da…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.