banner165

İştirak nafakası, velayet hakkı kendisine bırakılmayan eşin velayet hakkı verilen eşe çocuğun bakımı ve eğitim giderleri için mali gücü oranında yaptığı katkıdır. İştirak nafakası, hukuki niteliği bakımından bir bakım nafakasıdır. Bu katkı, TMK. m. 182/II hükmünde şöyle belirtilmiştir : “Velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.” İştirak nafakası, hukuki niteliği bakımından bir bakım nafakasıdır. Nafaka alacağı, takas edilemez, haczedilemez ve üzerinde rehin tesis edilemez.

İştirak nafakasının kapsamı, tarafların nafaka miktarı konusunda anlaşmaları ile veya anlaşma yok ise hâkim tarafından TMK. m. 330 hükmündeki esaslara göre belirlenir. Bu hükme göre, hâkimin iştirak nafakasını belirlerken göz önüne alacağı ölçütler, çocuğun ihtiyaçları, anne ve babanın hayat koşulları ve anne ve babanın ödeme güçleri ve çocuğun gelirleridir.  İştirak nafakasının miktarını etkileyen unsurlar, çocuğun kişiliğine bağlı ve anne ve babayla ilgili unsurlardır. Çocuğun kişiliğine bağlı unsurlar, çocuğun yaşı, sağlık durumu, eğitimi ile ilgili şartlar ve mali durumudur. Anne ve babaya ilişkin unsurlar, anne ve babanın sosyal durumu, ödeme gücü, ödeme gücüne sahip olmaması durumunda çocuklara fiilen bakmış olup olmamasıdır. (Akyüz, s.229; Ünsal, s.213.)

İştirak Nafakasının Durumun Değişmesi Halinde Yeniden Belirlenmesi:

Tarafların durumlarında veya hayat şartlarında boşanmadan sonra çeşitli değişiklikler söz konusu olabilir. Bu haseple iştirak nafakasının yeniden belirlenmesi ihtiyacı doğabilir. TMK’nun 331. Maddesine göre, hakim durumun değişmesi halinde istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır. İştirak nafakasının yeniden belirlenmesi için dava açılması durumunda çocuğun ihtiyaçlarına, eğitim durumuna, çocuğun yaşına ve anne ve babanın gelir durumuna göre nafakanın yeniden belirlenmesi gerekir, çocuğun gelir elde etmesi halinde anne ve babanın ekonomik durumlarına göre istem halinde nafaka kaldırılabilir.( Ebru Ceylan, Dergipark/İştirak Nafakasının Belirlenmesi İle Seçilmiş Yargıtay Kararları)

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 25.10.2011 Tarih ve 2011/11620 E. 2011/16461 K.  sayılı kararında;

“T.M.K. madde 176/IV hükmüne göre: Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir. Aynı şekilde 331. Madde uyarınca; durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır. Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemelere göre, iradın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu gerektirmesi gerekmektedir. Hakkaniyet bir bakıma adaleti deyimler. Fakat; sevgi, anlayış ve hoşgörü duygularıyla paylaştırıcı ve denkleştirici davranmak, adaletli davranmaktan daha başka ve daha ileride bir anlam taşır. Nafaka iradı, tarafların yaptıkları sözleşmeye dayansa bile şartları oluştuğu takdirde artırılabilir veya azaltılabilir.”

Tarafların mali durumlarının değişmesi, iradın arttırılması veya azaltılmasını gerektirebilir. Örneğin, alacaklının (davalının) yoksulluğu azalmış veya büsbütün ortadan kalkmıştır; ya da borçlunun (davacının) mali veya gelir durumu kötüleşmiştir. Burada, iradın takdirine (veya kararlaştırılmasına) esas olan şartları ortadan kaldıracak önemde bir değişiklik olması aranacaktır.” Şeklinde hüküm kurulmuş olup, devamla

Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 04.10.2012 gün ve 2012/14363 E.-2012/20708 K.sayılı kararında ise değişen durumlar aşağıdaki gibi hüküm altına alınmıştır:

“Boşanma kararı ile velayeti anneye verilen müşterek çocuk için 250 TL iştirak nafakasına ve nafakanın her yıl %20 artırılmasına hükmedildiğini, geçen 6 yıllık sürede nafakanın 622 TL'ye ulaştığı, ANCAK DAVACININ GELİRİ AYNI ORANDA ARTMADIĞI GİBİ yeniden evlendiği, kira ve aidat ödediği, artışın devamı halinde nafakanın davacının maaşını dahi geçeceğini belirtmiştir. Mahkemece; davacının gelir durumu ve yaşam standardında, nafaka miktarı ile artış oranını sözleşerek kararlaştırdıkları tarihten bu yana öngörülemeyen bir olumsuzluk meydana gelmediği, küçüğün ekonomik ve sosyal durumunun ise nafakaya ihtiyaç duymayacak ya da ödenenden daha az nafakaya ihtiyaç duyacak kadar olumlu yönde değiştiği kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir. Ancak karşılıklı edimler arasında mevcut olan denge sonradan şartların olağanüstü değişmesiyle taraflardan biri aleyhine katlanamayacak derecede bozulmuşsa, taraflar artık o akitle bağlı tutulamazlar, değişen bu koşullar karşısında Medeni Yasanın 2.maddesinden yararlanarak sözleşmenin yeniden düzenlenmesini mahkemeden isteyebilirler.” Şeklinde, İştirak Nafakası miktarının sonradan değişen durumlar göz önünde bulundurularak değiştirilmesi açıklanmış, hüküm altına alınmıştır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner189

banner185

banner188