Şu günlerde korona belasındaki artış devam ederken siyasette de tansiyon yükseliyor.

Özellikle Eylül ayı ülkemizde ve dünyada zor geçecek gibi.

Koronanın önlenemeyen etkisiyle beraber okulların açılmasının ötelenmesi de güncelliğini koruyor.

Şurada okulların açılmasının muhtemel göründüğü 31 Ağustos'a yirmi gün kaldı ama hala milli eğitimden hiç bir açıklama yok velilerin endişelerini giderecek.

Siyaset ve bürokrasi bu konuda bir adım atamazken siyaset arenasında da büyük dalgalanmalar oluyor.

İttifaklar arasındaki dengeler pamuk ipliğine bağlı hale geldi.

Bir ittifaktan diğerine bir partinin bel vermesi o ittifakı avantajlı duruma getirecek.

 Ondan dolayıdır ki,Doğu Perinçek gibi birisi binde bir gibi bir oyla Cumhur ittifakına yamanmaya çalışıyor.

Şimdi Cumhur ittifakı içinde görülen Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan ayrı parti kurunca bu dengeler Cumhur ittifakı aleyhine bozulmaya başladı.

 Bunu nereden anlıyoruz?Hem Ahmet Davutoğlu,hemde Ali Babacan kurdukları parti proğramlarına yeniden parlementer sisteme dönüleceğini koyarak ittifaktaki tavırlarını belli ettiler.

Cumhur ittifakı bileşenleri her dönemde millet ittifakını parçalamak için işin içine sürekli Hdp'yi sokarak bir argüman geliştirdiler.

Hain PKK örgütünün güdümünden dışarı çıkamayan HDP maalesef terör yaftasını bilerek ve isteyerek üzerinden atmıyor.

  Türkiye partisi söylemi de kısa sürede fos çıkan bu partinin terörü ve PKK'yı lanetlemediği müddetçe kendini aklaması mümkün değildir.

İşte Cumhur ittifakı bileşenleri bu konuyu millet ittifakının yumuşak karnı olarak sürekli kaşıyarak parçalama taktikleri önce İYİ Parti üzerinden yapılıyor.

İYİ Partiyi millet ittifakından kopararak Cumhur ittifakına monte ederler ve yanlarına çekerler ise bu iş tamam.

 Onun için MHP genel başkanı Devlet Bahçeli İYİ Parti liderini tamda yukarıda bahsettiğimiz gerekçelerle evine dönmesi için çağrıda bulunuyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'da bunu desteklediğini ,İYİ partinin milli ve yerel olduğunu ondan dolayı HDP'li bir ittifakta olmaması gerektiğini belirtiyor.

 Ancak hem Bahçeli'nin hemde Cumhurbaşkanı'nın bu davetlerine başta İYİ Parti Genel başkanı Meral Akşener olmak üzere diğer yöneticiler anında karşılık vererek Cumhur ittifakı içinde yer almayacaklarını açıkladılar.

Şimdi umutları ayrı bir parti kuracağını ilan eden Muharrem İnce'nin atacağı adımlara kaldı.

  Bazı konularda haklı olan duayen siyasetçinin Cumhur ittifakının oylarının düştüğü bir dönemde ayrı bir parti kurması  belki egolarını tatmin edebilir ama bu iş tabanda duvara toslar.

 Hem Bahçeli hem Cumhurbaşkanı Muharrem İnce'nin parti kurmasını en tabi hak olarak görüyorlar.

Hükümeti destekleyen basın ve yayın organları Muharrem İnce'yi yere göğe sığdıramıyorlar.

Tıpkı CHP'den ihraç edilen ve bir parti kuran Ardahan Milletvekili Oktay Yılmaz'ı hergün televizyona çıkardıkları gibi şimdide Muharrem İnce'yi yere göğe sığdıramıyorlar.

 Son yazımda Muharrem İnce'nin parti kurmak yerine Cumhurbaşkanı adayı olmak için elini güçlendirmek ve pazarlık için bu işe giriştiğini söylemiştim.

Muharrem İnce'nin son açıklamasında ben parti kurmuyorum Cumhurbaşkanlığı seçimindeki yüzde 31 olan oy oranımı yüzde 51 yapmak için yürüyüş başlatıyorum diyor.

Demek ki bizim savımız burada doğrulanıyor.

 Şimdi Deniz Baykal,Hikmet Çetin ve Murat Karayalçın CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşerek Muharrem İnce ile görüşmesini tavsiye edecekler,böylece Muharrem İnce'nin parti kurmasının önüne geçmiş olacaklar.

Evet sonbahar siyasette her zaman sıcak gelişmelerin oluştuğu bir mevsim olarak hatıralarda yer etmiştir.

Tatilini yapan ve dinlenen siyasetçiler gayet zinde bir şekilde bu mevsimde siyasetin harçlarını yeniden kararlar.

Bu sonbaharda siyasi fay hatlarının hangi ittifak yönünde avantaj sağlayacağının sınavı olacak.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.