banner214

Geçen haftaki yazımızda ‘ülkemizde her alanda gelişmişlik seviyesini arttırabilmenin yolunun üretimden geçtiğini ve özellikle de ‘katma değerli üretim’ yapabilmenin oldukça önemli olduğunu’ belirtmiştik.

Peki katma değerli üretim nedir?

Katma değerli üretim, bir üretim sürecindeki girdi ile çıktı arasındaki niteliksel ve niceliksel farktır. Niteliksel olarak üretimde kullanılan hammaddenin işlenişi ve yüksek özellikli yeni ürün elde edilmesi gösterilebilir. Niceliksel fark olarak ise 10 liralık hammaddeye 30 liralık işçilik harcanarak 100 liralık ürün elde etmek örnek verilebilir. Arada oluşan 90 liralık fark katma değeri oluşturur. Bir ürünün üretimi, ham madde tedarikinden, son kullanıcının eline geçinceye kadar “daha çok sayıda ve daha yüksek ücretli” insana iş imkânı yaratıyorsa katma değer odur. Katma değerli üretimin toplumun refah seviyesi üzerinde doğrudan etkisi görülür.

 Peki katma değerli üretimin temel şartları nelerdir?

-Eğitim, İş Gücü ve Teknolojik Gelişmelerdir.

Eğitim, kalkınmanın temel taşıdır. İş gücü kalitesini arttırmaya yönelik yapılacak çalışmaların en önemlisi eğitim çalışmalarıdır. Nitelikli işgücü yetiştirebilmek için özellikle mesleki eğitim kurumları üzerinde çalışmalar yapılmalıdır. Meslek liseleri, öğrencilerin ilgilerine ve yeteneklerine göre eğitim veren ve piyasaya nitelikli eleman yetiştiren değerli eğitim kurumları olması gerekirken tam aksine değersizleştirilen ve gün geçtikçe işlevini yitiren eğitim kurumları haline dönüşmüşlerdir. Meslek liselerinin başarı sıralaması oldukça düşük seviyelere inmiştir.

Sanayisi ve ekonomisi gelişmiş ülkelerde en önemli eğitim politikaları mesleki ve teknik eğitim üzerine geliştirilmektedir. Problem çözme yeteneğine sahip, esnek çalışma kabiliyeti olan, iletişim becerileri kuvvetli elemanların yetiştirilebilmesi için mesleki ve teknik liselerin en az fen liseleri kadar tercih edilir hale getirilmesi gerekmektedir. Niteliği arttırılan mesleki ve teknik liselerinden yetişen elemanlar sayesinde de katma değerli ürün üretimine geçilebilecektir.

Ülkemizde çok sayıda üniversite bulunmaktadır. Öğrencilerin üniversite okuyabilmesi için hemen hemen her ilde bir üniversite açılmaktadır. Ancak çok üniversite olması kaliteli eğitim verileceği anlamına gelmemektedir. Birçok üniversitede öğretim elemanı yetersizliği yaşanmaktadır. Nitelikli öğretim elemanı olmayan üniversitelerde verilen eğitim diploma kazandırma amacından öteye gidememektedir. Atölyesi olmayan bir üniversitede yetişen tekstil mühendisinin iş hayatına başladığında katma değerli ürün geliştirilmesine katkı sunması da mucize olacaktır. Çok sayıda üniversite ve çok sayıda fakülte olması lisans ve lisansüstü seviyelerinde nitelikli eğitim verilmesini de zorlaştıracaktır. Bu nedenle fakülte sayılarının azaltılarak eğitimin niteliğinin arttırılması daha gerçekçi bir çözüm olacaktır. Aksi halde mezun olduğu alanda çalışamayan gençlerin oranı gün geçtikçe artmaya devam edecektir. Örneğin, bir makine mühendisinin kendi alanında değil de bir lokantada garsonluk yapması doğal hale gelecektir.

Eğitim ve öğretim faaliyetlerinin anasınıfından itibaren öğrencilerin yaratıcılık becerilerini geliştirecek nitelikte planlanması oldukça önemlidir. Ayrıca öğrencilere okuma alışkanlığının kazandırılması da onların hayal güçlerinin geliştirilmesine katkı sunacaktır. Bu iki unsur ile üst öğretim kurumlarına ufku geniş ve öğrenmeye hevesli öğrenci kazandırılması mümkün olabilecektir.

İşgücü, üretimin sürekliliği için ana unsurdur. Ülkemizde genç nüfusun çok olması işgücü açısından oldukça önemlidir. Ülkemizde yaşanan işgücü sorunu nüfustan kaynaklı değil nitelikten kaynaklı olmaktadır. Nitelikli iş gücü yaratabilmenin yolu yine eğitimden geçmektedir. Bu nedenle üretim ve eğitim arasında doğrudan ilişki vardır. Nitelikli bir eleman kısa sürede daha çok ürün ortaya koyabilmelidir. Bu açıdan bakıldığında ülkemizde nitelikli işgücünün gelişmiş ülkelere kıyasla daha az yetiştiği görülür.

Teknolojik gelişmeler, katma değerli üretim yapabilmek için olmazsa olmazlardandır. Geliştirilen teknolojik ürünler ile üretim artmakta, iş gücüne duyulan ihtiyaç azalmakta ve maliyetler düşmektedir. Onlarca insanın yaptığı işi sadece bir robot yapabilmektedir. Teknolojik ürün geliştirmek ihracatın yolunu açar ve ülke olarak zenginleşmeyi de beraberinde getirir. Teknolojik ürünün geliştirilmesi ve ürünün sürekliliğinin sağlanması da AR-GE çalışmalarına yapılan yatırım ile sağlanmaktadır. Yani teknolojinin de gelişebilmesi için bu yönde eleman yetiştirmek gerekmektedir. Bu amaçla da nitelikli eleman yetiştirebilmek için yine eğitime yatırım yapmak gerekmektedir.

Anlaşılacağı üzere eğitim ülke kalkınmasının en önemli temel taşıdır. Her alanda kendi kendine yetebilen bir ülke olabilmek için katma değerli üretim yapabilmek gerekmektedir.

Unutulmamalıdır ki:

Eğitimdir ki, bir milleti ya özgür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır ya da esaret ve sefalete terk eder (M.K. Atatürk).

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner227

banner233