banner214

Gökyüzünde Güneş parlasa da yeryüzünü aydınlatmaz oldu.

Yeryüzü her daim karanlık kalır.

Karanlık aydınlığa kelepçe takar, ışık saçmasını engeller aydınlığın.

“Evde, mahallede, sokakta, mezrada, köyde, kasabada ve kentte her daim böyle gelmiş, böyle gider.”Derler.

Karanlık fırsat vermez aydınlığın varlığına, ışık saçmasına, aydınlatmasına etrafını.

Bu topraklarda karanlık özgür, aydınlık kelepçelidir dostum.

Özgürlük, demokrasi, barış tohumları çimlenmez.

Adalet dedikleri o güzel kadın asla uğramaz.

Sular berrak akmaz.

Bulanık akarsular.

Zira bulanık suda balık avlanması kolaydır.

Fidanlar büyümez, meyve vermez ağaçlar.

Sabah çiğleri düşmez çimlere.

Geceleri karanlık,  soğuk ve gündüzleri yakıcıdır.

Umut çiçekleri açmaz.

Beyaz güller açmaz, barış gelmez.

Zeytin dallarından barış çelenkleri yapılmaz.

Kırmızı karanfil takılamaz.

Açmaz pembe güller, bülbüller konmaz o güzel kokulu güllere.

Bülbüller kelepçeli, güller solgundur.

Her olay karşısında boyun eğer, kaderim, alın yazım dersen kelepçesiz yaşarsın.

Mezarlıklardan geçerken korkma, ölüler bir kötülük yapmaz insana ama ayakta gezen, kendinin yaşadığını sananlardan sakın kendini.

Hele biraz da aklını kullanabiliyorsan, düşüne biliyorsan az da olsa.

Sorgulayabiliyorsan işsizliğin, yoksulluğun ve açlığın nedenlerini.

Lübnan Sediri gibi dik durabiliyorsan, akçakavak ağacı yaprağı gibi sağa sola fırfır dönmüyorsan küçük bir rüzgârda.

Gece tavuk çalıp, gündüz sahibi ile aramıyorsan kelepçe takarlar yiğidim.

Elinde kutular dolusu gres yağı ile dolaşmıyorsan sokaklarda.

Kalemin adaletsizliği, dışlanmışlığı, işsizliği, yoksulluğu ve açlığı yazıyorsa.

Akşamları yatağa aç yatan çocuğu anlatıyorsan.

Yanında çocukla manavın önünden geçerken, babanın çocuğun meyveleri görmesini nasıl engellemeye çalıştığını yazıyorsa kalemin işin zor.

Katranlıkların aydınlanmasını istemezler.

Zira karanlık gerçekleri, yoksulluğu, yalanı, talanı saklar.

Karanlığa karşı aydınlığı yazan kaleme, yazan aydına ve okuyup anlatana kelepçe takarlar.

Boğaziçi Üniversitesinde giriş kapısına kelepçe taktıkları gibi.

Toplumun gücü karşısında o kelepçeler de işe yaramıyor.

Su akarak yerini buluyor, yuvarlanan taş düzlüğe ince yerinde kalıyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner227

banner233

banner255

restbet