banner214

İnsan; okumak, öğrenmek, bilgi sahibi olmak gibi akli ve zihni melekeleriyle diğer varlıklardan ayrılır. İnsanı eşref-i mahlukat yapan ve onun alamet-i farikası olan aklın gıdası, okumak ve öğrenmektir. Okumak, bilgi sahibi olmak, insanlığa faydalı olmak, maddi ve manevi alanlarda ilerlemek, medeniyetler kurmak, tarihimizi, kültürümüzü, milli ve manevi değerlerimizi tanımak, dinimizi, Allah’ın emir ve yasaklarını öğrenmek hep okumakla mümkündür. Hatta Yunus Emre’nin; “İlim okumaktan garaz, kendi özünü bilmektir” sözünde olduğu gibi insanın kendini tanıması için de okuması şarttır.

En kolay ve etkin öğrenme yolu okumaktır. Kitap okuyan kişinin, zengin kelime dağarcığına sahip olduğu için düşünme kapasitesi ve kültür düzeyi artar, görüş açısı genişler, kendine güveni artar, hikmetli ve etkili hitabetiyle muhataplarını derinden etkiler. Maddi zenginlikten daha değerli ve daimi olan manevi zenginliğe kavuşur. Nitekim Hz. Ali (ra); “İlim, maldan daha hayırlıdır. Zira İlim seni korur, sen ise malı korursun. İlim harcadıkça artar, mal ise, harcadıkça azalır. İlim dost, mal ise düşman kazandırır. İlim hakimdir, mal ise mahkumdur” der (İbni Kuteybe, Uyunu’l-Ahbar, II, 120).

Kitaplar; bilgi, medeniyet ve tecrübelerin toplandığı bir hazinedir. Bu hazineye sahip olmanın ve bizden önceki kuşakların biriktirdiği bilgileri öğrenmenin, uygar ve kültürlü bir insan olmanın tek yolu, elbette seçici olmak kaydıyla, kitap okumaktır.

Tarihe baktığımızda medeniyetler kurmuş, büyük işler başarmış kişi ve toplumların; çok okuyan, ilim seviyeleri yüksek kişi ve toplumlar olduklarını görürüz. Bir toplum ne kadar kitap okuyorsa gelişmişlik düzeyi de o nispettedir. Hiçbir başarı ve yükseliş tesadüf değildir.

İlk emri “Oku” olan (Alak,1), ilim öğrenmenin her Müslüman erkek ve kadına farz olduğunu (İbn Mace, Sünen, Mukaddime, 17), bilenler ile bilmeyenlerin eşit olamayacağını (Zümer, 9) haber veren, bilginin müminin yitiği olup (Taç. I, 53), Çin gibi uzak memleketlerde dahi olsa gidip almamızı (Camiu’s-Sagir, I, 37) başta kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim olmak üzere beşikten mezara kadar ilim peşinde koşmamızı emreden bir dinin müntesipleri olan bizlerin, maalesef toplum olarak, kitap okuma alışkanlığımız çok düşük seviyelerdedir.

Kahvehanelerde veya televizyon karşısında amaçsızca geçirilen zaman dilimleri, okumak ve öğrenmek için harcanması gereken ve ömürden boş yere geçen, en değerli vakit dilimleridir.

Küçükler alışkanlıklarını büyüklerini, anne ve babalarını taklit ederek kazanırlar. Bizler de geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızı vatanına, dinine, devletine, milletine, anne ve babasına hayırlı birer evlat olarak yetiştirmek için onlara kitap okuma alışkanlığını kazandırmalıyız. Bu sebeple, çocuklarımızın okul dersleri ile meşgul olduğumuz gibi, okumasak dahi kitabı elimize alıp okuyormuş gibi yaparak, çocuklarımıza güzel örnek olmak ve kahvehaneleri, oyun ve tembelhane köşeleri olmaktan kurtarıp kıraathanelere yani okuma salonlarına çevirmek zorundayız.

Cumanız ve Ömrünüz Bereketli Olsun...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner265

banner262

banner233

banner231

banner264

banner260











ucansupurgedernegi.com digifestnyc.com
dinamobet Canlı Casino Siteleri Bet365 Giriş 1xbet sultanbet