banner214

Müslümanların birbirlerinin kardeşleri olduklarını ilan eden İslam dini (Hucurat, 10), diğer tüm insanlara karşı olduğu gibi komşulara karşı da iyilikte bulunmayı, onlarla iyi geçinmeyi emreder. Sevgili Peygamberimiz, birbirlerinin seslerini duyacak kadar yakın olanların veya evin her cephesinden kırk hane halkının birbirlerinin komşuları olduklarını haber vermiştir. Evimizin civarında bulunan hanelerin sahipleri komşularımız olduğu gibi tarlamızın, bahçemizin ve iş yerimizin yakınında olanlar da komşularımızdır.

Evimize girerken, evimizden çıkarken veya değişik vesilelerle sürekli karşılaştığımız, hayatımız boyunca yan yana yaşayacağımız komşularımız, başımıza gelen bir felakette ailemizden sonra ilk başvuracağımız, yardımlarını isteyeceğimiz en yakın sosyal çevremizdir. Bu sebeple atalarımız, “ev alma komşu al” demişlerdir. Peygamber Efendimiz ise, komşuların birbirleri üzerinde maddi ve manevi haklarının bulunduğunu bildirmiş, “Cebrail bana komşuya iyilik etmeyi o kadar tavsiye etti ki, neredeyse komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim” (Buhari, Edeb, 28) buyurmuş ve kapısı evimize en yakın olandan başlayarak komşularımıza ikramda bulunmayı, hediyeler vermeyi (Buhari, Edeb, 32), iyilik etmeyi, elimizle, dilimizle ve bakışlarımızla komşularımızı rahatsız etmemeyi, onların güvenlerini kazanmayı imanın gereği ve güzel Müslüman olmanın şartı saymıştır.

Allah rasulü hadis-i şeriflerinde: “Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimse, komşusunu rahatsız etmesin” (Buhari, Nikah,80), “Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimse, komşusuna ikramda bulunsun” (Müslim,İman,7) buyurmuştur. Bir defasında ise, üç defa “vallahi iman etmiş olamaz, vallahi iman etmiş olamaz, vallahi iman etmiş olamaz” buyurması üzerine sahabiler; “kim iman etmiş olamaz ey Allah’ın rasulü” diye sorduklarında, “kötülüğünden komşusu emin olmayan kimse (iman etmiş olmaz)” karşılığını vermiştir. (Buhari, Edeb, 29).

İslamiyet’in en önemli hedeflerinden biri, Müslümanların çevresindeki insanlarla her zaman iyi münasebetler içerisinde bulunmalarını ve neticede ahiretin tarlası olan bu dünyada Hakk’ın ve halkın rızasını kazanmalarını temin etmektir. Unutmayalım ki, başkaları bizim komşularımız olduğu gibi bizler de başkalarının komşularıyız. Komşuluklar ise, karşılıklı saygı, sevgi ve ziyaretlerle pekişir.

Maddi-manevi birçok hakkı bulunan komşularımıza karşı görevlerimizi yerine getirmek, karşılaştığımızda selam verip hal-hatırlarını sormak, yeni taşınan komşumuza hoş geldin ziyaretine gidip onunla tanışmak, mutlu günlerinde sevinçlerine; kederli günlerinde ise, üzüntülerine ortak olmak, komşularımıza karşı saygılı ve hoş görülü olduğumuz gibi, komşu çocuklarına karşı da şefkat göstermek, kokusu komşu eve gidecek bir yemek yaptığımızda ona da ikramda bulunmak, evde komşularımızı rahatsız edecek seviyede bağırarak konuşmamak, teyp, televizyon vb. cihazları yüksek sesle dinleyerek çevremizi rahatsız etmemek, komşunun ayıp ve kusurlarını araştırmamak, ayıp ve kusurları varsa örtmek, komşunun verdiği rahatsızlığa tahammül göstermek, hastalandığında ziyaret etmek, vefat ettiğinde ise, cenazesine katılıp, teçhiz, tekfin ve defin işlerinde yardımcı olmak hem İslami hem de insanî bir görevdir.

Allah (cc), ayet-i celilede şöyle buyurmaktadır; “Allah’a ibadet edin ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anaya-Babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya ve hizmetinizde bulunan kimselere iyilik edin…” (Nisa, 36).

Cumanız ve Ömrünüz Bereketli Olsun...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner198

banner227

banner233

banner255

banner231