banner165

  Değerli okuyucularım okumaktan, biz de yazmaktan bıktık.

  Gittikçe artarken vaka sayıları ve ölüm oranları bizim başka gündemle meşgul olmamız mümkün değil.

  Sağlık bakanlığı ile normal rakamlar arasında büyük farklar olduğu aşikar.

  Bir çok tedbirler uygulanıyor ve yeni tedbirlerin alınması an meselesi.

  Artık hastahaneler bu pandemiyi kaldıramıyor.

  Yoğun bakım üniteleri kanser veya diğer kronik hastalara bakamaz haldedir.

  Sağlık personelinin eli kolu bağlanmış gerçekten zor şartlarda çalışıyorlar.

  Alınan tedbirler sadece pansuman etkisi gösteriyor.

  Vakalarda ve ölüm sayılarında bir azalma yok.

  Bakın Avrupa'da ve İngiltere'de alınan ciddi tedbirler sayesinde vaka sayılarında ve ölüm oranlarında azalma görüldü.

   Bizim Bilim Kurulunun acaba verdiği önerileri uygulamıyorlar onu bilemiyoruz.

   Şimdi biz okulları baş düşman ilan ettik ve kapattık.

   Buna tamam dedik; çocuklarımız zarar görmesin.

   Kahveleri kapattık, lokanta ve restaurantları pakete çevirdik.

   Ama mesela AVM'ler açık.Zaten en fazla sosyal mesafenin olmadığı yerler AVM'ler.

   Şehirler arası otobüs firmaları çalışıyor ama hastalıkları taşımak konusunda şüpheler var.

   Aşı meselesi hala muamma. Vaka sayılarının arttığı zamanlarda bir yetkili çıkıyor aşıya az kaldı diye açıklama yapıyor.

   Belli ki milletin gazını alıyorlar çünkü durum gerçekten vahim.

   Bugünlerde daha radikal tedbirler alınacağı söyleniyor.

   En azından hafta sonları tamamen sokağa çıkma yasağı uygulanarak tatil edilmeli.

   Hafta içinde de en azından akşamları sokağa çıkma yasağı uygulanmalı.

   Duyumlarımıza göre berber ve kuaförler de bir süre kapatılacak.

   Ben yetkili olsam Türkiye genelinde 14 gün sokağa çıkma yasağı uygulanmalı.

   Peki bizim düşündüğümüzü yetkililer düşünmüyorlar mı?

   Tabiki düşünüyorlar ama ekonomik kaygılar buna engel oluyor.

   Dünya bunu uygularken esnafına ve çalışanına destek çıkıyor.

   Kahvecisi,lokantacısı,oteli,servis ve kantincisi herkes devlet tarafından destekleniyor.

   İşçiler işten çıkarılma korkusu yaşamıyor ve sosyal yönden destekleniyor.

   Ülkemizde durum gerçekten vahim.

   Kredi vermekle destek verdiğini zannedenler o kredinin geri dönüşünde neler çektiklerini bir türlü anlayamıyorlar.

   İnsanlar siftah yapmadan evine gidiyor ve bu büyük bir travma yaşıyor.

   Biz bu mücadeleyi hep birlikte yapmalıyız.

   Devlet yıllarca vergisiyle desteğini aldığı kesimlere tamda bu dönemde destek vermeli.

   Dünyada devlet esnafa ve çalışana destek olurken biz İban ile para istedik.

   İşte çağ atladık denildiğinde bu tabloyu gözümüzün önüne getirmeliyiz.

   Milyonlarca insan işsiz iken onları iş beğenmiyor diye suçlamak insafsızlıktır.

   Şimdi bakıyoruz büyüme rakamları artmış gözüküyor.

    Bu büyümeden bizler;emekliler,işçi ve memurlar,asgari ücretliler,esnaflar ve çiftçiler neden yararlanamıyor.

    Hiç bizim cüzdanımızda büyüme yok,üstelik azalma var.

    Eğer bu şekilde devam ederse bir çok esnaf iflasın eşiğinde.

    Acaba sıcak para girişi olmazsa bu ekonomi nasıl düzelir.

    Sıkıntıyı sadece koronaya bağlamak belki günü kurtarır ama bunun yansımaları yıllara yansır.

    Elimizden geldiği bütün malları sattık ve yerine koyamadık.

    Koca kuruluşları alanlar maalesef onları çalıştırmak şöyle dursun bir çoğunu kapattılar çünkü alma sebepleri o kurumun arsaları.

     Yazacak çok şey var ama konuyu dağıtmamak için burada kesiyorum.

    Tek temennimiz şu koronanın bir an önce dünyadan çekip gitmesidir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner186

banner189

banner185

banner188