banner214

‘‘Bazen kazanıyorduk, bazen kaybediyorduk ve sonunda hep kaybediyorduk.’’

                                                                                   Tutunamayanlar / Oğuz ATAY

Neden her zaman kasa kazanır? Ego savaşı şişirilmiş orta sınıfın kolay yoldan para kazanma isteğini ne kadar etkiliyor? Jübilesini en zirvede iken yapmayı başaran insan en iyi kumarbaz değil midir? Lavabolar ve yemek bölümleri neden kumarhanelerin en uzak yerlerine yerleştirilir? Adımızı tarihe yazmanın yolu, kolay yoldan zengin olmak mıdır? Bu kripto para satın alma muhabbeti ailelerin ocaklarını söndürmeye ne zaman başlayacak?  Çalışmadan, üretmeden zengin olma hayali ile eldeki avuçtaki son varlıklarını da kaybeden insanların çok fazla olduğu olduğu bunca büyük vakaya rağmen bizim insanımız hiç ders almaz mı?  Madde olarak, emek olarak karşılığı olmayan bir durumda aynı anda herkes kazanabilir mi? İskambil kağıtlarını icat eden adamın oynamamak için kendi bileklerini kestiği bir şehir efsanesi mi? Hayat bir kumar mıdır? Kumar nedir? Kumarbazın en büyük yanılgısı nedir?

Kumar: Ortaya para koyarak oynanan talih oyunu.

Çok kısa bir zaman diliminde mutluluk, hırs, kaygı, stres, huzursuzluk gibi birçok duyguyu tattıran bir eylem. Parası olanlar için zengin sporu, kazanmak isteyenler için umut, kazanılan şeyden ziyade kazanmaya odaklı insanlar için ego savaşı,  boşlukta olanlar için duygu karmaşası… Maddi olarak bir şey kazanmanın verdiği mutluluktan ziyade, insanın başka bir insanı geçmesinin verdiği mutluluk da var. İnsan mutlu olmayı istese bu çok kolay fakat bu çağın en büyük sorunu insanların başka insanlardan da daha mutlu olmak istemesi.  Sosyoekonomik sınıfların iyice kutuplaştığı, bu kutuplaşmanın teknoloji ile birlikte iyice ayyuka çıktığı, orta sınıf vatandaşların sosyal medyada gördüğü (yalandan) hayatlara özendiği, onlara erişebilmek adına bir kurtarıcı aradığı; gençlerin emek vermeden bir sabah uyandıklarında kripto para yükseldi diye ya da sosyal medyadaki saçma sapan bir paylaşımları popüler oldu diye ünlü ve zengin uyanmayı hayal ettiği devasa bir oyun masasına döndü toplumumuz. İnsanların bu umutlarını çok güzel kullananların kazandığı, yani kumarı yine oynatanların kazandığı büyük resimde kaybedenin çok olduğu bir masa.

İnsanlar bu masada bazen kazandığında hep kazanacaklarını düşünüyorlar. Üst üste kaybettiklerinde de zaten çok kaybettiklerini artık olayın onlara döneceğini düşünüyorlar. Kumarbaz Yanılgısı burada başlıyor. Kumarbaz Yanılgısı; Özellikle kumar oyunlarında sıkça düşülen bir yanılgı olması nedeniyle bu ismi almıştır.  Olasılık teorisinde, şansa bağlı her olay ya da oluşum bir öncekinden bağımsızdır; bu gerçeğin reddedilmesi halinde Kumarbaz Yanılgısına düşülür. Literatürde Monte Carlo Yanılgısı olarak da geçmektedir. Bu yanılgının Monte Carlo Yanılgısı olarak da adlandırılmasının nedeni 1913 yılında Monte Carlo kumarhanesindeki bir rulet masasında topun 26 kere art arda siyaha düşmesidir. Bunun olasılığı ise 136.8 milyonda birdir. Art arda siyahın geldiğini gören müşteriler ise kırmızıya bahis almak  için birbirleri ile yarışmışlar fakat defalarca kez kaybetmişlerdir. Birkaç kez art arda havaya atılan madeni bir paranın sıklıkla yazı tarafının gelmesi halinde bireyde bir sonraki atışta madeni paranın yazı tarafının gelme ihtimalinin çok yüksek olduğu fikri oluşacaktır. Halbuki önceki atışların sonuçları sonraki atışı etkilememektedir, madeni paranın yazı ya da tura gelme ihtimali matematiksel olarak %50’dir. Sonuç olarak günlük hayatta birbirinden bağımsız olaylar olmasına rağmen sürekli başımıza kötü şeyler geleceğini düşünmek veya Kendini Gerçekleştiren Kehanet gibi hep kötü şeyler geldiğinde artık şansımızın döneceğini düşünmek da Kumarbaz Yanılgısıdır.

Şans yoktur. Emek vardır. Seçim vardır.

‘‘Bazen en çılgın, en imkansız görünen fikir kafanızda öyle kuvvetli bir yer edinir ki, öyle veya böyle gerçekleşeceğini zannedersiniz... Dahası bu düşünce şiddetli, güçlü bir arzuya eşlik ediyorsa; onu kaçınılmaz, önceden belirlenmiş, kadere yazılmış, var olmaması, gerçekleşmemesi imkânsız bir şey gibi kabul edersiniz!’’

Kaybedersiniz.

‘‘Bizim gibi basit ve ölümlü insanlar en nihayetinde kaybediyordu’’  

                                                                             Kumarbaz / Dostoyevski

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.