banner214

Bugün arefe günü,yarın Kurban Bayramının ilk günü.

Bayramlar Türk ve Müslümanlar İçin birlik ve beraberliğin,paylaşımın olduğu kutsal günlerdir.

Kurban bayramında durumu iyi olan insanlar kurban keserek yoksullara dağıtırlar.

Kurbandan pay alan fakir insanlar bir yıl bu etleri çoluğuna çocuğuna yedirerek yaşam mücadelesine katkı sağlarlar.

Nisbeten de olsa kursaklarına bir süre et girer.

Ben bu yazıya başlamadan önce kurban bayramını daha geniş şekilde anlatmayı düşünmüştüm.

Ancak son anda daha ayrıntılı bir bayram yazısı yazmaktan vazgeçtim.

Çünkü ne eskiden olduğu gibi güzel bayram kutlamaları kaldı, nede bayramı özümseyen insanlar kaldı.

Eskiden bayramlar bayram tadında kutlanırdı.

Çocuklara giyecek giysiler alınırdı, o çocuklar bayramın geldiğini anlardı.

Çocuklar bayramlarda verilen harçlıklar ile okul ihtiyacını karşılardı.

Büyükler ziyaret edilir,bu ziyaretler de hoş sohbetler olurdu.

Mezarlıklar bayram namazından sonra insanlarla dolup taşardı.

Ama artık o günler çok gerilerde kaldı ne yazıkki.

Şimdi bayramlar tatil amaçlı eğlenceye dönüştü.

Aylar önce tatil planları bayrama göre ayarlanır hale geldi.

Arafe günüyle birlikte yola koyulan insanlar tatil beldelerinin yolunu tutuyorlar.

Yaklaşık iki yıldır bayramlar pandeminin gölgesinde kutlanıyor.

Bu tatil iştahı maalesef her tatil dönüşü facialara neden oluyor.

Gerek memleketine giden,gerekse tatile giden bir çok vatandaş trafik kazalarında hayatını kaybediyor.

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de pandemiyle amansız mücadele ediliyor.

Bir takım aşı karşıtlarına inat bir çok vatandaşımız aşılarını oluyor.

Bir zaman yeterli aşının yokluğun dan şikayet edenler şimdide aşı olmamak İçin direniyor.

Bu günlerde vaka sayılarında ciddi oranda artışlar görünüyor.

Tatili sadece ülkeye döviz girişi için kullanan zihniyet hastalığın artışına bir müddet daha göz yumacak gibi;taki tatil bitecek,ülkemizde vaka sayıları pik yapacak,ondan sonra tekrar yasaklar başlayacak.

Başta İngiltere ve Rusya olmak üzere Delta mutasyonuyla birlikte günlük ölüm sayılarında müthiş bir artış var.

Bu ülkeler ve daha bazı ülkeler artan vaka sayıları ve ölümler için tekrar yasaklar koymaya ve erkenden tedbir almaya başladılar.

Bugün Delta mutasyonundan en çok etkilenen Rusya’dan uçaklar dolusu turist ülkemize akın etmektedir.

Ülkemize gelen bu turistler ne yazıkki herhangi bir testten geçmeden doğrudan tatil yerlerine taşınmaktadır.

Yerli turistler ile birlikte tatilini yapan Rusların Delta mutasyonunu ülkemize taşıma endişesi bizleri endişeye sevkediyor.

Ama amaç ülkeye döviz akışı olunca yetkililer hiç bir tedbir almıyor.

Sonra nemi olacak;Ağustos’un sonu ile birlikte vaka sayıları artacak ve muhtemelen okullar açılmayacak.

Yaklaşık iki yıldır okul yüzü görmeyen yavrularımızı tekrar evlere kapatacağız.

Madem kurban bayramından başladık devam edelim.

Bir grup tatil için yollara dökülürken başka bir grup ama ülkenin en az üçte ikisi geçim sıkıntısı altında bayrama girmektedir.

Kiminin bir eli yağda,bir eli balda ilken halkın büyük bir kesimi açlık sınırının altında yaşam mücadelesi veriyor.

Bu insanların bırakın bayramda tatil planı yapmasını,çöplerden yiyecek toplayarak hayatlarını idame ettirdiklerine şahit oluyoruz.

Geçenlerde sitemizin altındaki markete alış veriş yapmak İçin gittiğimde giyimi kuşamı yerinde bir kadının atılan sebze ve meyveleri seçerek poşetine koyduğuna şahit oldum.

Kadın benim kendisine baktığımı görünce bir müddet sebze ve meyveleri almayı bıraktı,ben gittiğimde ise kadın işini bitirip çoktan evinin yolunu katedmişti.

Sebze ve meyve reyonunda çalışan arkadaşa sorduğumda bu durumun uzun bir süredir devam ettiğini söyledi.

Türkiye nereden nereye geldi sayın okuyucularım.

Tok açın hakinden hiç bir zaman anlamıyor;ancak damdan düşenin halinden damdan düşen anlıyor.

Empati yeteneğini kaybeden bir yönetim anlayışından zaten bir anlayış beklemek beyhude bir çaba.

Konuştuklarında ülkeyi çağ atlattığını iddia edenlerin bu kadının sessiz feryadını anlamasını bekleyemeyiz.

Evet yarın Kurban bayramı;biz hala ülkenin çağ atladığını iddia edenlerin emrinde yaşıyoruz.

Yatağına çocuğunu aç sokan bir müslüman ülkesi olmak bize ağır geliyor.

“Komşusu açken tok yatan bizden değildir.”diyen bir neslin kısa sürede bu gibi olaylarla baş başa kalacağını kim düşünebilirdi.

Biz sosyal devlet anlayışından uzaklaştıkça,gelir dağılımını yeterince halkımıza pay etmedikçe bayramlar bizim neyimize.

Birde televizyona çıkıp biz şükür etmiyoruz diye bağıran yalakalar var;be adam insan açken,çocuğunu yatağa aç yatırırken;emekli dar gelirli geçinemezken nasıl şükür edecek.

“Allahım bugünde çok şükür çocuğum yatağa aç girdi”diyerek mi şükür edecek.

Değerli okuyucularım;dertler çok ama duyan yok.Siz bana bakmayın.Belki abartıyorum.Bundan iyisi gelmez diyorsanız yolunuz açık olsun.

Mübarek Kurban Bayramının başta Türk Cumhuriyetleri olmak üzere tüm islam alemine hayırlar getirmesini diliyorum.

Sabah yatağından kalktığında iş ve aş derdine düşmeden güne güzel başlayan bir toplum özlemiyle yazıma noktayı koyuyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner227

banner233

banner255

restbet